Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1053 E. 2023/555 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1053
KARAR NO : 2023/555
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/51 E., 2021/658 K.
DAVA TARİHİ : 08.09.2015
HÜKÜM/KARAR : Ret

Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET

Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde özetle; … 3. İcra Müdürlüğünün 2013/10017 Esas sayılı takip dosyasından tanzim edilen 18.08.2015 tarihli sıra cetvelinde şikayetçi alacağının imtiyazlı olması nedeniyle ilk hacze iştirak ettirilmesi gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir.

II. CEVAP

Şikayet olunan SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun tanzim edildiğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir.

Şikayet olunanlar … ve … cevap dilekçelerinde, sıra cetveli tanzim edilen takip dosyasını vekil sıfatıyla yürüttüklerini, şikayete taraf gösterilemeyeceklerini savunarak, şikayetin reddini istemişlerdir.

III. YEREL MAHKEME KARARI

… 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 17.02.2016 tarihli ve 2015/864 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararı ile SGK alacağı imtiyazlı olduğundan tanzim edilen sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğu, şikayet olunanlar … ve …’ya husumet yöneltilemeyeceği gerekçeleriyle, şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Yerel Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A.Bozma Kararı

Kapatılan Yüksek 23. Hukuk Dairesinin 05.03.2019 tarih, 2016/3013 Esas, 2019/856 Karar sayılı ilamı ile, kendisine sıra cetvelinde para isabet eden icra alacaklısına re’sen tebligat çıkartılarak, taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerektiği belirtilerek, yerel mahkeme kararı bozulmuştur.

B.Yerel Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçi tarafından satışı yapılan aracın kaydına, 16.06.2015 tarihinde yapılan satıştan daha sonra, 17.06.2015 tarihinde haciz konulduğu, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un 21.maddesine göre satış yapıldıktan sonra konulan haciz ile garameye iştirak edilemeyeceği belirtilerek, şikayetin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Yerel Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Şikayetçi vekili; 6183 sayılı Yasanın 21 ve 69. maddeleri uyarınca satış bedelinin garameten paylaştırılması ve satış bedeli vezneye girmeden konulan haczin ilk hacze iştiraki gerektiğine dayanarak, kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, haciz sıra cetvelinde şikayetçi alacağının sırasına itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 140 vd. maddeleri, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 21 ve 69. maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.6183 sayılı Kanun’un 21. maddesi uyarınca, kamu haczinin ilk hacze iştirak edebilmesi için, haczedilen mallar paraya çevrilmeden önce o mal üzerine amme alacağı için de haciz konulmuş olması gerekmektedir. Somut olayda, şikayetçi vergi dairesinin haczi satış tarihi olan 16.06.2015 gününden sonraki tarihli olup anılan yasa hükmü uyarınca ilk hacze iştiraki mümkün değildir.
Kaldı ki 6183 sayılı Kanun’un 69. maddesi uyarınca ilk hacze iştirak için, bu haczin kamu haczi olmaması gerekmekte olup, somut olayda ilk haciz sahibi alacaklı SGK olduğundan, şikayetçi haczinin satıştan önceki tarihli olduğunun kabul edildiği halde dahi, ilk hacze iştiraki mümkün olmayacaktır.
Açıklanan nedenlerle, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz Olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 366 ncı maddesi uyarınca ONANMASINA,

Şikayetçi harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi