YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1078
KARAR NO : 2023/888
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Davacı vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi, Davalı Vekilinin İstinaf Başvurusunun Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak (eser sözleşmesinden kaynaklanan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun davacı yönünden esastan reddine, davalı yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından açılan 07/11/2014 tarihli ihaleye teklif verdiğini, davalı idarenin teklif ile ilgili 10/11/2014 tarihli yazısı ile teklifte sunulan bedelin kendilerince kabul edilip edilmediğini sorduğunu, 13/11/2014 tarihli yazı ile de sunulan teklif için aşırı düşük teklif savunması istendiğini, söz konusu ihalenin 25/12/2014 tarihinde kesinleştiğini, sözleşmeye davet yazısının müvekkiline 15/01/2015 tarihinde tebliğ edildiğini ve sözleşmenin 22/01/2015 tarihinde imzalandığını, 07/11/2014 tarihli teklif ile 22/01/2015 tarihli sözleşme arasında geçen süre nedeni ile sözleşmedeki teslim tarihlerinde gecikmeler yaşandığını ve teslim tarihleri bakımından ek süre istenmesine karşın bu taleplerinin reddedilerek hakedişlerden gecikme cezası kesildiğini, haksız kesilen gecikme cezası bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmede ve ihale dokümanında teslim tarihlerinin açıkça belirtildiğini, sözleşmeyi imzalayan davacının basiretli tacir olarak söz konusu teslim tarihlerini dikkate alarak sözleşme imzaladığını, 530.483,80 TL ve 621.066,60 TL olmak üzere toplamda 1.151.550,40 TL gecikme cezası uygulandığını, sözleşme eki idari şartnamenin 25.1 maddesine göre göre teklif süresinin ihale tarihinden itibaren en az 60 gün olduğunu ve 25.2 maddesinde idarenin teklif süresinin uzatılmasını isteyebileceği, isteklilerin teklif süresinin uzatılmasını talebini reddetmesi halinde geçici teminatının iade edileceğini, teklifin son süresinin 06/01/2015 olmasına karşın davacının 16 gün sonra 22/01/2015 tarihinde kendi isteği ile sözleşme imzaladığını, tüm ihale dokümanını ve sözleşmeyi okuyarak imzalayan davacının sonradan teslim tarihlerinin 90 gün sonraya atılması talebinde bulunamayacağını, taraflar arasındaki sözleşmenin 19. maddesine göre sözleşme maddelerinde ancak malın montajının ve teslim yerinin ve malın süresinden önce montaj ve teslimi halinde ödemeler konusunda değişiklik yapılabileceğinin kararlaştırıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kurum tarafından davacı yana teslimdeki gecikme nedeniyle sözleşmenin gecikme cezası başlıklı 16. maddesine istinaden gecikme cezası tahakkuk ettirilmiş ise de bilirkişi heyeti raporunda ifade edildiği üzere ihale ilanından itibaren sözleşmenin imzalanması aşamasına kadar 3 ay gibi bir süre geçmiş olmasında davalı kurum yönünden ihale onay sürecinin uzamasının etkili olduğu, bu kapsamda davacıya 45 gün ek süre verilmesinin makul ve yerinde olacağı kabul edilmiş, bilirkişi heyetince davalı tarafından davacıya 45 gün ilave süre verilmemesi nedeniyle fazla tahakkuk ettirilen gecikme cezası tutarı toplam 202.356,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda; gerek TBK’nın 179/2 maddesi gerekse Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin müstekar içtihatlarına göre dönemsel ifayı içeren asgari alım taahhütlü sözleşmelerde dönem bitimini müteakip ihtirazi kayıt konulmaksızın ya da ihtar yapılmadan mal verilmeye devam edilmesinin önceki döneme dair ceza-i şart talebinden zımnen vazgeçildiği anlamına geldiğinin kabul edilmesine ve davalı kurum tarafından yapılan teslimatlarda ihtirazi kayıt konulmamasına göre artık gecikme cezası kesintisi yapılamayacağından, yapılan kesinti tutarlarının müvekkiline ödenmesi gerektiğini, somut olayda, deliller ve bilirkişi raporu kapsamında da görüleceği üzere davalı kurumun başlangıçta gecikmedeki kusurun kendilerinden kaynaklandığını, bu durumun herhangi bir sıkıntı doğurmayacağına dair beyanları ile müvekkil şirketi sözleşmenin imzalanmasına ikna ettiğini, sonrasında tamamen kötüniyetli olarak müvekkili şirkete ceza-i yaptırımlar uyguladığını, ayrıca, bahse konu bir kısım malın da, davalı kurum tarafından yeri olmadığı gerekçe gösterilerek alınmadığını, ancak bu hususun alınan bilirkişi raporunda incelenmemesi nedeniyle mahkemece de göz ardı edildiğini, bilirkişi raporlarına esas olarak alınan 45 günlük takdiri makul sürenin bu konudaki ihaleler için oldukça uzun bir süre olup, bu tarz ihalelerde belirlenen sürelerde teslim şartı olması sebebiyle ivedilikle ve yasal sürelere riayet edilerek hareket edilmesi gerektiğini, davalı idarenin, tamamen kendi kusuru ile bu gecikmeye sebep olduğunu, müvekkili şirkete kesilen 1.186.254,65 TL gibi haksız ve yüksek ceza nedeniyle şirketin nakit akışını sağlamakta güçlük çektiğini, dışarıdan faiz ile borçlanma yoluna gittiğini, malzeme tedarikinde ve çalışan personel ödemelerinde gecikmeler yaşandığını, bu gibi durumlar sebebiyle de, işin tamamlanmasının davalı kurumun kusuru sebebiyle daha da geciktiğini ve işin maliyetinin arttığını, belirterek; mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvurusunda; öncelikle davanın zaman aşımına uğradığına ilişkin def’ileri nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi heyetinin ihale ilanından itibaren sözleşme imzalanması bakımından 45 günlük sürenin makul olduğu, buna karşılık geçen 90 günlük sürenin fazla olduğu, 45 günlük süre için ceza kesilemeyeceğine dair tespitinin hukuka ve sözleşmeye aykırı olduğunu, davacının basiretli tacir olarak sözleşmeyi imzaladığını ve kesilen cezalara karşı ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, ihale dokümanı olan İdari Şartnamenin tekliflerin geçerlilik süresi başlıklı 25.1 ve devam eden 25.2 maddesi kapsamında davacının sunmuş olduğu teklif ile ilgili müvekkilinin herhangi bir hukuki sorumluluğu kalmadığından anılan teklifin son geçerlilik tarihi olan 06/01/2015 tarihinden sonraki dönemde sözleşme imzalamaktan imtina etmesinde de hukuken ve madden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının 22/01/2015 tarihinde, yani teklif geçerlilik süresinden 16 gün sonra sözleşmeyi imzaladığını, davacının basiretli bir tacir olarak sözleşmeyi imzaladıktan sonra gecikmeden kaynaklanan yükümlülüğünü bertaraf etmek için ihale sürecini gerekçe göstermeye çalışmasının iyi niyetten uzak olduğunu, yine davacının ihale dokümanını okuyup kabul ettiğini, ayrıca Satın Alma Yönetmeliği’nin 39.maddesinde kesinleşen ihale kararının MKE internet sitesinde yayınlanacağı hükmü bulunduğunu, bunun dışında davacının savunma sanayi ve kamu kuruluşları ile ihale yoluyla iş yapan bir firma olarak ihale prosedürünün belli bir zaman alacağını bildiğini, açıklanan ihale dokümanı hükümleri birlikte değerlendirildiğinde yüklenicinin kusurlu olarak geç teslimatları sebebiyle ortaya çıkan gecikme cezalarının bilirkişi raporunda belirtilen sözleşmeden … edim yükümlülüğünün ifası bakımından 45 günlük süre için gecikme cezasının işletilemeyeceği, davacının davalıdan 99.792,00 TL ve 102.564,00 TL alacaklı olduğu tespitinin hukuken kabulünün mümkün olmadığını belirterek; mahkeme kararının kaldırılarak davanın öncelikle zamanaşımı ve her halükârda esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek sözleşme dokümanı, gerekse davalı iş sahibinin Makina Ve Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğünün 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununun 3.maddesinin (g) Bendi Kapsamında Yapacağı Mal Ve Hizmet Alımları Hakkında Yönetmeliğinde ihale ilanı ile ihalenin sonuçlanması ve sözleşmenin imzalanması arasında geçecek süre yönünden herhangi bir emredici hüküm bulunmadığı, Yönetmeliğin “Kesinleşen İhale Kararının Bildirilmesi başlıklı 39. maddesinin; “ihale sonucu, ihale kararının ihale yetkilisi tarafından onaylandığı günü izleyen en geç üç gün içerisinde, ihale üzerinde bırakılan dahil olmak üzere ihaleye teklif veren bütün isteklilere bildirilir ve MKE ’nin internet sitesinde ilân edilir” (ki bu süre RG-27/3/2020-31081 ile yapılan değişiklikle beş güne çıkarılmıştır) şeklindeki hükmüne istinaden 25/12/2014 tarihinde kesinleşerek süresi içinde tebligatların yapıldığı, davacı yüklenicinin yine İdari Şartname’nin Tekliflerin Geçerlilik Süresi başlıklı 25.maddesine göre vermiş olduğu teklifle 60 gün süre ile bağlı olup, bu tarihten sonra sözleşme imzalamakla yükümlü olmadığı, basiretli tacir olarak hem İdari Şartname’de, hem de Sözleşme Tasarısı’nda açık bir şekilde gösterilmiş olan teslim tarihlerinin sözleşme imzalandıktan sonra değiştirilmesini de talep edemeyeceği, mahkeme gerekçesinin aksine, iş bu ihalenin tabi olduğu yasal mevzuatta bulunmayan bir makul süre tespiti yapılamayacağı, davalı iş sahibi idarenin ihalenin yayınlandığı tarih ile sözleşme tarihi arasında geçen süre yönünden kusurlu olduğunun kabul edilemeyeceği, bu nedenle ihalenin makul sürede sonuçlandırılarak sözleşme imzalanmaması nedeniyle süre uzatımı verilemeyeceği gibi bu kapsamda yeni teslim süreleri belirlenerek gecikme cezası hesaplaması da yapılamayacağı, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, davacı vekilinin istinaf başvurusunun karar gerekçesine göre esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Davalı idarenin kendi işleyişinden kaynaklanan nedenlerle ihale kesinleşme sürecinin uzamasında müvekkili davacının bir kusuru bulunmadığını, dönemsel ifayı içeren sözleşmelerde dönem bitimini takiben ihtirazi kayıt konulmaksızın ya da ihtar yapılmaksızın önceki dönemlere yönelik olarak ceza-i şart talebinde bulunulamayacağını, davalı idarenin teslim edilen kısımlarla ilgili olarak hiçbir ihtirazi kayıt ya da ihtarı bulunmaksızın gecikme cezası kestiğini, sözleşme imzalanma sürecinde davalı idarenin kendilerine sözlü olarak herhangi bir gecikme cezası uygulanmayacağına ilişkin bilgi verdiğini, bir kısım malların teslime hazır hale getirilmesine karşın davalı idarenin yer olmadığı gerekçesi ile teslime yanaşmadığını ve bu nedenle gecikme cezası kestiğini, bu hususun inceleme dışı tutulduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda 45 günlük sürenin dahi makul olmadığını, davalı idarenin kusurun karşısında müvekkilinin basiretli tacir olarak buna katlanmasının beklenemeyeceğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi kapsamında hakedişlerden haksız olarak kesildiği iddia edilen gecikme cezasının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Taraflar arasındaki 22/01/015 tarihli sözleşmenin 8.2. maddesinde ihale dokümanını oluşturan belgelerin idari şartname, sözleşme tasarısı, standart formlar ve teknik şartname ve resimler olarak belirtildiği görülmüştür.
Davalı idare tarafından yapılan 07/011/2014 tarihli ihaleye aynı günde teklif veren davacının teklifinin geçerlilik süresi, İdari Şartname’nin Tekliflerin Geçerlilik Süresi başlıklı 25.maddesine göre 60 gün olduğu, sözleşmenin imzalandığı 22/01/2015 tarihinde davacının teklifinin süresinin dolmuş olduğu, ancak davacının bağlı olmadığı teklifine rağmen davalı idare ile sözleşme imzaladığı, sözleşme tasarısı metninde ve ihale dokümanları arasında sözleşme konusu imalatın teslim tarihlerinin açıkça belirtilmiş olduğu, davacının bu hali ile sözleşmeyi imzalamış olduğu, basiretli tacir olarak teslim tarihi belirli olan bir imalat bakımından sözleşme imzalayan davacının sözleşme imzalandıktan sonra sözleşme öncesi nedenlerle teslim tarihlerinin ertelenmesi hususundaki talebinin kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Fazla yatırılan temyiz peşin harcın iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07/03/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.