YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1082
KARAR NO : 2023/1053
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
İNCELENEN KARARIN
HÜKÜM/KARAR : Ret
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.03.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..
Belli edilen günde davacı vekilleri Avukat …, Avukat … ile davalı vekili Avukat …, feri müdahil vekili Avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatifin 17.06.2014 tarihinde yapılan genel kurulunda, mülkiyeti kooperatife ait olan taşınmazların 29.267 m²’lik kısmı ile ilgili olarak … Gayrımenkul Memercilik Turizm İnş. Tic. Ltd. Şti. ile ipotek ve teminat karşılığı olmak üzere 244 adet, net alanı 62 m² yaklaşık brüt 75 m², toplam genel brüt alanı yaklaşık 85 m² olan 1+1 dairenin kooperatife verilmesi karşılığını içeren arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması için yönetim kuruluna yetki verildiğini, genel kurulun bu kararının kooperatife ait taşınmazın satışına yönelik olduğunu, satışta takip edilecek usulün ve imalat ve inşaat işlerinin yaptırılması yönteminin belirlenmesi yetkilerinin yönetim kuruluna devredilmesi sonucunu doğuracak nitelikte olduğunu, bu nedenle Kooperatifler Kanunu’nun emredici nitelikteki 42/2. maddesinin 6 ve 7. bentlerine aykırı olduğunu ileri sürerek, 17.06.2014 tarihli genel kurul kararının 10 ve 11. gündem maddelerinin mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine, talebin kabul görmemesi halinde iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının muhalefet şerhinin usulüne uygun olmadığını, genel kurul kararının kanuna ve anasözleşmeye uygun olduğunu, kooperatifin 1967 yılında işyeri kurma kooperatifi olarak kurulduğunu, tüm üyelerini işyeri sahibi yaptıktan sonra amaç ve tür değiştirerek işletme kooperatifi haline geldiğini, inşaat yapmak ve yaptırmanın amaçlarından biri haline geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince genel kurul kararının kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. 1. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 29.09.2015 tarih ve 2015/4770 Esas, 2015/6088 Karar sayılı ilamı ile davalı tarafça arsaların henüz imar parseli olmadığı, arsaların dağınık halde olduğu, projesinin belli olmadığı ve bu aşamada belli bir oran belirlemenin mümkün olmadığının da savunulduğu gözetilerek, taşınmazların tevhidi, imara dönüşmesi ve imara göre proje çizilmesi sonrasında; arsa payı karşılığı inşaat yapılması durumunda bölgede arsa sahibi ve yüklenici arasında hangi paylaşım oranının uygulanabileceği, arsa sahibine kaç daire isabet edeceği, dava konusu kararda geçen paylaşımın arsa sahibi davalı kooperatifin yararına olup olmadığı, sonuç olarak dava konusu kararların iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığı konularında rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu sözleşmedeki paylaşım oranlarının gerçek durumu yansıtmadığı, anılan taşınmazların tevhidi sonrası alınacak imar durumuna göre proje çizilmesi halinde arsa payı karşılığı inşaat yapılması halinde arsa sahibine daha fazla daire isabet edecek iken, davaya konu kararda arsa sahibi ile yüklenici arasında yapılan paylaşımın davalı kooperatif yararına olmayacağı, mevcut imar durumuna göre yapılmak istenen arsa payı paylaşımının objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir.
V. 2. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 2. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 23.Hukuk Dairesinin 25.01.2021 tarih ve 2020/1969 Esas, 2021/207 Karar sayılı ilamı ile davalı kooperatifin konut yapı kooperatifi olup Karma Büyük Projede ticaret alanı yanında kültürel tesis alanı, dini tesis alanı, kapalı ve açık spor alanı, yeşil alan, eğitim alanı, açık ve kapalı otopark alanları ve yol alanı olarak belirlenen alanlardan yararlanma hakkının davalı kooperatif ve üyelerine de ait olduğu, yüklenicinin mülkiyetinde olduğuna ilişkin kabulün doğru olmadığı, dolayısıyla sözleşme ve sözleşme sonrası gerçekleşen fiili duruma göre genel kurulda verilen yetki çerçevesinde yapılan anlaşmanın ve yürütülen işlemlerin kooperatif ve üyelerinin yararına olduğu ve üyelerin büyük bir çoğunluğu tarafından da genel kurulda olumlu yönde oy kullanıldığı gözetildiğinde alınan kararların iyi niyet kurallarına uygun ve kooperatif yararına olduğu gözetilerek genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine gerekçelerle kabulünün doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
B. Mahkemesince 2. Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamındaki gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, dava tarihinden sonra gerçekleşen olguların yargılamada dikkate alınmaması gerekirken değerlendirmeye alındığını, tahkikat aşamasında sunulmayan uzman görüşünün taraflarına tebliğ edilmeden dikkate alındığını, uzman görüşü adil kabul edilse bile çelişkilerin ilk derece mahkemesince giderilmesine imkan tanınmadığını, alınan raporun önceki bozmaya uygun olduğunu, davalı ve müdahilin özel çabasıyla “riskli alan” ilan edildiğini, mahkemece riskli alan kararının iptal edildiğini, geçen sürede halen net bir proje olmadığını, davalı kooperatif ve yüklenici şirketin kooperatif üyelerinin mülkiyet hakkını fahiş oranda ihlal eden, iyi niyet kurallarından uzak bir anlaşmada işbirliği içinde olduklarını, bütün bu hususlar dosyada yapılan bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkmışken, bu tespitler yok sayılıp salt biçimde davalı kooperatif ve yüklenici iddialarına itibar edilmesi, kamu kurumları tarafından düzenlenmiş ve resmi belge niteliğinde olan yapı ruhsatlarına ve hak edilmiş inşaat alanlarına hiç atıf yapılmamasının kötü niyeti korumaya matuf olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 17.06.2014 tarihli genel kurul kararının 10 ve 11. maddelerinin geçersiz olduğunun tespiti, mümkün olmadığı takdirde iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.