Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1084 E. 2023/1049 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1084
KARAR NO : 2023/1049
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 14.09.2010 tarihinde drenaj işi ile ilgili 903.958,00 TL bedelli sözleşme imzaladıklarını, sözleşme gereğince 19.09.2010 tarihinde işe başlanması gerekirken çalışma alanında bulunan engeller nedeniyle işe yaklaşık 45 gün sonra başlanabildiğini, müvekkillerinin 25.11.2010 ve 17.12.2010 tarihlerinde işverene verdikleri dilekçede çalışmalara 2011 Ağustos ayında başlanmasının talep edildiğini, 01.06.2011 tarihinde işverenin müvekkillerine tebliğ ettiği yazıda işin süresi içinde tamamlanmadığını, yapılan imalatların projeye uygun olmadığını belirttiği ve işin 10 gün içinde tamamlanmasını ihtar ederek aksi durumda kesin teminatın gelir kaydedilerek sözleşmenin feshedileceğini belirttiğini, akabinde 05.09.2011 tarihinde sözleşmenin feshedilerek kesin teminatın gelir kaydedildiğini, durumun yazı ile müvekkillerine bildirildiğini, sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle müvekkillerinin zarara uğradıklarını, 54.200TL bedelli kesin teminatlarının gelir kaydedildiğini, yapmış oldukları yaklaşık 340.000TL imalat bedellerinin ödenmediğini belirterek toplamda ıslah edilen 526.981,00-TL alacaklarının dava tarihinden itibaren ticari faiziyle davalı idareden alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işin süresinin sözleşmenin 9.3 maddesinde iş yeri tesliminden itibaren 60 gün olarak tespit edildiğini, hangi şartlarda işin süresinin uzatılabileceği ise sözleşmenin 18.1.1. maddesinde mücbir sebepler olarak sayıldığını, ancak davacıların daha işe başlar başlamaz türlü bahaneler üretmeye başladıklarını, davalının ileri sürülen engellere cevap verdiğini ve bir an önce işe başlanılması gerektiğini davacıya bildirdiklerini, davacının işi projeyi uygun olmayan şekilde gelişi güzel yaptığının ortaya çıktığını, davacıya eksikliklerin 10 gün içinde giderilmesi aksi taktirde 4735 sayılı Kamu İhaleleri Sözleşmeleri Kanununun 2/a maddesi ve Yapım işleri Genel Şartnamesinin 47/2 maddesinde belirtilen “Ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin süre teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir” hükmünün uygulanacağının bildirildiği, sözleşmenin feshinin dava dilekçesinde belirtilen hususlar ile ilgili olarak yapılmadığını, davacıların teminatının mevzuat ve sözleşme gereğince haklı olarak gelir kaydedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.12.2015 tarihli ve 2014/315 Esas, 2015/733 Karar sayılı kararıyla; davalı idare tarafından yükleniciye yaptığı işlere karşılık alacaklarına mahsuben ödeme yapılmadan tek taraflı olarak sözleşmenin fesh edildiği, sözleşmenin feshinde davacının kusuru bulunmadığı, ancak davacı tarafından yapılan işlerin bulunduğu ve bilirkişi raporuna göre; 472.781,00 TL tutarında iş yapıldığının tespit edildiği, bu bedel kadar davacının davalıdan alacaklı olduğu, ayrıca davacı tarafından verilen 54.200,00 TL bedelli teminat mektubunun davalı tarafından davacıya iade edilmeyerek nakde çevrildiği, bu bedelin de davalı tarafından ödenmesi gerektiği gerekçesiyle asıl ve ıslah ile açılan davanın kabulü ile 526.981,00 TL’den 400.000,00 TL’nin dava tarihi olan 29/09/2011 tarihinden, 126.981,00 TL’nin ise ıslah tarihi olan 05/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 02.12.2015 tarihli ve 2014/315 Esas, 2015/733 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay(kapatılan) 15. Hukuk Dairesi 15.02.2018 tarih ve 2016/5156 Esas, 2018/590 Karar sayılı ilamında; “1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-….Anılan şartnamenin sözleşme kapsamında yaptırılabilecek ilave işler, iş eksilişi ve tasfiyesi başlıklı 22. maddesinde, sözleşme konusu iş ile ilgili yaptırılacak ilave iş ve iş artışının olması halinde ve (a) ve (b) bentlerindeki koşulların varlığı halinde götürü bedelli işlerde iş bedelinin %10, birim fiyatlı sözleşmelerde %20’sine kadar fazlasının süre hariç sözleşme hükümlerine göre aynı yükleniciye yaptırılabileceği belirtildikten sonra, aynı şartnamenin 23. maddesinde idarenin gerekli görerek yapılmasını istediği ve sözleşme kapsamında olmayan yeni iş kalemlerinin ve sözleşme kapsamında yaptırılacak ilave iş bedellerinin fiyatlarının ne şekilde tesbit edileceği ve ödeneceği hükmü getirilmiş ve sırasıyla gösterilmiştir. Sözleşme dışı iş bulunması ve bu işlerin sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 21. maddesi kapsamında kalması halinde %20 fazla imalâtın (iş birim fiyatlı olduğundan) sözleşme fiyatlarıyla, %20’yi aşan imalâtın sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 410 ve devamı (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 526) maddelerinde düzenlenen vekâletsiz iş görme hükümleri gereğince iş sahibi yararına olması koşuluyla yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle bedellerinin hesaplanıp yükleniciye ödenmesi gerekmektedir.

Bu durumda somut olayda 15.001/2B poz numaralı “makine ile her derinlikte yumuşak ve sert toprağın kazılması”ile SNBF 27 poz numaralı “kazı nakli” ile ilgili imalât bedellerinin sözleşme eki uygulama projesinde gösterilen miktar ve %20 fazlasının sözleşme fiyatlarıyla, artan kısımlarının mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanması için bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak ve yine kesin teminatın iadesi ile ilgili sözleşmenin 10.4 maddesindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacı yüklenicinin sözleşme konusu işin yapımına 2010 yılında başladığı ancak tünel girişinde davalı idareye ait fiberoptik haberleşme kabloları ve YFK kablolarının deplase edilmesinin uzun zaman aldığı ve daha sonra mevsim yağışları nedeniyle araziye girilemediği, davacı yüklenicinin 2011 yılında çalışmaya yeniden başladığı ancak sözleşme konusu işin ödeneğinin davalı idare tarafından 2011 yılı mali bütçesine aktarıldığı ve davalı idarenin işi 2011 yılı yatırımlarından Sirkeci-Çerkezköy Km:27-74 arası altyapı iyileştirilmesi işi programına dahil ettiği ve davacı yükleniciye yapmış olduğu imalatlar nedeni ile alacaklarına mahsuben ödeme yapmadan tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiği, davacı tarafın yapım yılı itibari ile piyasa fiyatları ile yapılan hesaplama uyarınca alacağının 486.592,00-₺ olduğu, sözleşmenin 10.4 “Kesin Teminatın ve Ek Kesin Teminatın Geri Verilmesi” başlıklı bölümünde yer alan düzenleme gereği somut olayda kesin teminatın iadesi koşullarının gerçekleştiği, bu durumda davacı tarafın davalı taraftan 486.592,00+52.240,00=540.832,00-₺ alacak talep edebileceği ancak davacı tarafın iş bu davada dava ve ıslah dilekçesi ile toplam 526.981,00-₺ alacak talebinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, toplam 526.981,00-₺’den 400.000,00-₺’sinin dava tarihi olan 29/09/2011 tarihinden, 126,981,00-₺’sinin ise ıslah tarihi olan 05/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma sonrası alınan bilirkişi raporunun bozma kapsamına uygun olmadığını, teminat mektubunun iadesine ilişkin mahkemece araştırma yapılmadığını, dava konusu ihtilafın 4734 sayılı ve 4735 sayılı kanun hükümlerine göre çözülmesi gerekirken borçlar kanunu çerçevesinde sonuca bağlandığını,işin süresinin uzatılabileceği hallerin ihale dökümanında belirlendiğini, işin projeye uygun şekilde yapılmadığını, 05/09/2011 tarihinde sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, yer tesliminden sözleşmenin feshi tarihine kadar 327 gün geçmesine rağmen işin ancak %5’inin yapıldığı, davacıların teminatı mevzuat ve sözleşme gereğince haklı olarak gelir kaydedildiğini, davacının yapmış olduğu imalatların eksik ve projeye uygun olmadığının tutanaklarla sabit olduğunu, davalının işine yaramayan işlerin bedelinin talebinin hukuka uygun olmadığını, ayrıca ticari faize hükmedilmesinin de yerinde olmadığını, mahkemece ek rapor taleplerinin karşılanmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Kanununun 435-436-437. maddeleri, mülga 818 sayılı BK’nın 355-366. maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.1.Taraflar arasında 14.09.2010 tarihinde “Ömerli Yeşilbayır İstasyonları arasında km: 47+757-49+078 arasında bulunan Yeşilbayır tünel portalında drenaj yapıları yaptırılması” işine ilişkin sözleşme imzalanmıştır. Davacılar yüklenici, davalı iş sahibidir.

2.2.Davada sözleşmenin davalı iş sahibinin 05.09.2011 tarihli yazısıyla işin süresinde yapılmaması nedeniyle haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiği ileri sürülerek ödenmeyen imalât bedeli ile haksız olarak gelir kaydedilen kesin teminat mektubu bedelinin tahsiline karar verilmesi istenmiştir.

2.3. Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda sözleşme dışı yapılan ilave işler bedelinin Yapım İşleri Genel Şartname’nin 22. maddesinde gösterilen şekilde hesaplanması için bilirkişi kurulundan ek rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda yapılan hesaplama Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 21 ve 22. maddelerine uygun şekilde yapılmış olup, mahkemece bu rapor esas alınıp ve taleple bağlı kalınarak hüküm kurulması yerinde olmuştur.

2.4.Davalı vekilinin teminat mektubunun iadesine ilişkin itirazlarına gelince; dosya içinde bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 02.04.2018 tarihli yazısında, davalının 2010/09- 2011/8 dönemler arası prim belgelerinden dolayı 02.04.2018 tarihi itibariyle muaccel borcu bulunmadığının belirtildiği, kesin teminat mektubunun iş sahibince paraya çevrilerek irad kaydedildiği anlaşıldığından kesin teminat bedelinin kabulüne karar verilmesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunabileceğine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.