YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1125
KARAR NO : 2023/1094
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına bir kısım şikayet olunanlar yönünden şikayetin esastan bir kısım şikayet olunanlar yönünden şikayetin pasif husumetten reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi vekili dava dilekçesinde; borçludan olan alacaklarının tahsili amacıyla takip yaparak borçlunun taşınmazlarına ve üzerindeki mahsullere haciz koyduklarını, mahsullerin satılarak paraya çevrildiğini ancak kendi alacaklarına sıra cetvelinde pay ayrılmadığını, mahsuller üzerinde sadece kendi hacizlerinin bulunduğunu öne sürerek sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet olunanlar vekilleri cevap dilekçesinde; şikayetin reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, borçlunun hissesinin bulunduğu taşınmaz üzerindeki narenciye ürünlerinin İİK.nun 84. maddesi gereğince haczedildiği, haczin şikayetçi tarafından yetişmemiş ürünlerin bulunduğu meyve bahçesine bizzat gidilmek suretiyle yapıldığı böylece yetişmemiş ürünler üzerinde sadece kendi haczi bulunduğunu iddia ettiyse de bu şekilde haczin konuluş şekline göre üst sırada olmasına ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı, taşınmazın haczinin hasılat ve menfaatlerine de şamil olacağı gerekçeleriyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin sıra cetvelinde ilk sırada yer alması gerektiğini, taşınmaz üzerindeki yetişmemiş ürünlerde sadece alacaklı müvekkilinin haczinin bulunması ve başkaca haciz bulunmaması sebebi ile şikayet olunanların sıra cetvelinde hiç yer almaması gerektiğini ileri sürerek verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK.nun 84. maddesine göre yapılan haczin diğer hacizlere nazaran öncelik hakkı bulunduğuna dair yasal düzenleme olmadığından şikayetçinin istinaf başvurusunun esastan reddine, kendisine pay ayrılmayan kimse aleyhine şikayet yoluna başvurulmasında hukuki yarar olmadığından ilk derece kararının kaldırılmasına şikayet olunan … aleyhine yapılan şikayetin esastan, diğer şikayet olunanlar yönünden şikayetin pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yetişmemiş ürünlerin satışı sonrasında düzenlenen sıra cetveline şikayet istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-h ve 115/2 inci maddeleri ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 84 üncü maddesi, 142 inci maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. İcra ve İflas Kanununun 84 ncü maddesi uyarınca yetişmemiş her nevi toprak ve ağaç mahsulleri yetişmeleri zamanından en çok iki ay evvel haczolunabilir.
Aynı kanunun 91. maddesinde ise taşınmazların haciz merasiminin ayrıntısı düzenlenmiştir. Buna göre; “Sicile kaydedilmek üzere haciz keyfiyeti, ne miktar meblağ için yapıldığı ve alacaklının adı ile tebliğe yarar adresi icra dairesi tarafından tapu siciline bildirilir.” Yani taşınmazın haczi, haczin Tapu Müdürlüğüne bildirilmesi ile gerçekleşmiş olur ve ayrıca fiili haciz uygulanmış olması zorunlu bir koşul değildir.
Yasanın 92. maddesinde ise taşınmaz haczinin taşınmazın hasılat ve menfaatlerine de şamil olacağı hususu yer almıştır. Bu husus aynı zamanda genel bir kural olan üst arza tabidir ilkesinin tezahürüdür. Bu itibarla taşınmaz haczinin bütünleyici parçası niteliğinde olan yetişmemiş ürünlere de şamil olması kanunun gereğidir.
3. Somut olaya bakıldığında; şikayetçinin bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerindeki ürünleri fiilen 07.09.2017 tarihinde haczettiği ancak tapu kayıtlarından anlaşıldığı üzere bu tarihten önce taşınmaz üzerinde hacizlerin bulunduğu, bu hacizlerin şikayetçi tarafından sonradan haczedilen ürünleri de kapsadığı, haciz önceliğine göre şikayetçinin şikayetinde haklı olmadığı gerekçesi kanuna uygun olduğundan temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.