Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1167 E. 2023/842 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1167
KARAR NO : 2023/842
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve ek kararı davalı … … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı … … vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; … ili, … ilçesi, … Köyü, 212 ada 52 parsel sayılı taşınmaz için davalı … ile … Noterliğinin 16/08/2006 tarih ve 9298 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalı … …’nin … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/461 Esas sayılı dosyası ile, sözleşme konusu taşınmazın kendisine ait olduğu iddiası ile tapu iptal tescil davası açtığını, davalıların bu davada ortak hareket ederek muvazaalı şekilde taşınmazın Dilek …’ye ait olduğunu beyan ettiklerini ve taşınmazın Dilek … adına tesciline karar verilmesini sağladıklarını iddia ederek devir işlemlerindeki muvazaanın ve davalı … …, … ve …’nin de arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin hüküm ve sonuçları ile bağlı olduklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … … vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmeye konu taşınmazın müvekkilinin eski eşi davalı …’ye inançlı olarak devredildiğini, ondan da davalı … …’a ve son olarak da davalı …’e devredildiğini, davalılara ardı ardına yapılan tasarruf işlemlerinin her birisinin birbirine bağlı tüm taraflarca bilinen ve kabul edilen inançlı işleme dayanılarak yapıldığını, muvazaa iddialarının tamamen haksız olduğunu, davalının dava konusu sözleşmenin tarafı olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile diğer davalılar arasında husumet bulunduğunu, açılmış olan tapu iptal ve tescil davası nedeniyle müvekkilinin 52 parsel sayılı taşınmazı satamadığını, davacı şirketin de sözleşme gereği yüklenen edimleri yerine getiremediğini, müvekkilini mağdur ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2018 tarih ve 2015/293 Esas, 2018/341 Karar sayılı kararıyla; davacı şirketçe her ne kadar davalılar arasında muvazaalı işlemler yapıldığı ileri sürülerek, bu işlemlerin tespiti talep edilmiş ise de, davacının muvazaaya dayalı doğrudan veya dolaylı olarak bir tazminat istemin bulunmadığı, istemin sadece bir hukuki durumun tespitine yönelik olduğu, tespit davasının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerektiği, eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı, hukuki yararın bulunmasının dava şartı olduğu, bu bakımdan davacı şirketin, … aleyhine açmış olduğu davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle HMK’nın 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise, bu davalıların arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olmadığı, anılan sözleşmeye dayanılarak husumet yöneltilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle bu davalılara karşı açılan davanın da husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, 08.04.2019 tarihli ek karar ile de, hüküm fıkrasında sehven yazan Fatma … adının … olarak değiştirilmesine, vekalet ücreti yönünden talebin ise reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl kararına karşı, süresi içinde davacı vekili, ek kararına karşı ise davalı … … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/461 Esas sayılı dosyası ile davalıların davacı şirkete karşı birlikte hareket ederek muvazaa yaptıkları gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı … … vekili ek karara karşı istinaf başvurusunda özetle; davalılardan sadece Dilek …’nin olmasına rağmen hüküm fıkrasında maddi hata yapılarak vekalet ücretinin üç davalı lehine hükmedildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge adliye mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararını, süresi içinde davacı ve davalı … … vekilleri temyiz etmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvurusundaki gerekçelerle kararı temyiz etmiştir.
Davalı vekili de istinaf başvurusundaki gerekçelerle kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalılar arasında yapılan muvazaanın ve davalılar Dilek, Hıdır ve …’nin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesiyle bağlı olduklarının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 Sayılı HMK’nın 106/2, 114/1-h ve 115/2 nci maddeleri

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gibi davalı … … vekilince temyiz sebebi olarak ileri sürülen, sadece Dilek …’nin vekili olmasına rağmen hüküm fıkrasında vekalet ücretinin üç davalı lehine hükmedilmesi hususu da maddi hata olup, mahkemesince her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre davalı vekilinin de temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz eden davacı ile davalı … …’den alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.