YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1181
KARAR NO : 2023/841
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arsa sahibi arasında … 3. Noterliğinin 25.01.2001 tarih ve 1155 yevmiye sayılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği binanın tamamlandığını ve davalıya düşecek bağımsız bölümlerin teslim edildiğini, ancak davalının binanın altında bulunan işyerinin %50 hissesini tapuda devretmediğini, bu konuda müvekkili tarafından … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/193 E. ve 2009/8 K. sayılı dosyası ile dava açıldığını, ancak davanın reddedildiğini, reddedilen dava sürecinde müvekkilinin belediyeye iskan ruhsatı için başvurduğunu belirterek …, Merkez, … Mah, 434 ada, 11 parselde bulunan depolu dükkanın, %50 hissesinin müvekkil adına tescilini, bu talebi yerinde görülmezse tespit edilecek bedelinin ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı arsa sahibi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının mevcut dava ile tarafları, konusu ve sebebi aynı olan tapu iptal ve tescil davası açtığını, bu davanın reddedildiğini, hükmün Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, HMK’nın 114 ncü maddesine göre, kesin hükmün dava şartı olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2017 tarih ve 2016/54 Esas, 2017/855 Karar sayılı kararıyla; kesin hüküm nedeniyle dava şartı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Ankara Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 2019/561 Esas, 2019/518 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusundabulunmuştur.
2. (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2019/2309 Esas, 2019/5068 Karar ve 09.12.2019 tarihli kararı ile; temyiz incelemesine konu dava ile kesin hüküm kabul edilen önceki davanın tarafları ve talep sonucu aynı ise de, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi feshedilmemiş olup önceki davanın yüklenicinin edimini tam olarak yerine getirmemiş olduğu gerekçesiyle reddedildiği, taraflarca edimlerin yerine getirilmesi halinde yeniden dava açılmasının mümkün olması sebebiyle davacı tarafça önceki karardan sonra edimin ifa edildiği iddiasıyla dava açıldığı ve kanun yolu aşamasında 09.03.2018 tarihli yapı kullanma izin belgesi sunulduğu anlaşıldığından, davacının huzurdaki davada talep sonucunu dayandırdığı vakıaların aynı olmadığı ancak aynı vakıalara dayanılarak dava açılması halinde kesin hükmün varlığından söz edilebileceği, buna göre kesin hüküm koşulları oluşmadığından mahkemece işin esası incelenip deliller toplandıktan sonra, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.
VI- BOZMA SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin 2016/294 Esas, 2020/49 Karar ve 04.02.2020 tarihli kararı ile, taraflar arasında yapılan sözleşmenin feshedilmemiş olduğu, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince ifa süresince tüm imalatların yüklenici tarafından yapıldığına dair karine mevcut olduğu, bu karinenin aksi de davalı tarafça ispat edilemediğinden dava konusu bağımsız bölüm üzerindeki tüm imalatların davacı yüklenici tarafından yapıldığının kabul edildiği, dava konusu taşınmaz üzerinde iskan ruhsatının da alınmış olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile 21 nolu bağımsız bölümün davalı adına kayıtlı bulunan tapusunun iptali ile 1/2 oranında davacı adına tapu kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
VII. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kesin karar olduğundan davanın reddi gerektiği, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre görüleceği ilkesi uyarınca davanın açıldığı tarihte iskan alınmadığından davanın reddi gerektiği, kesin süreye rağmen keşif masraflarının süresinde yatırılmadığı, buna dair itirazlarının haksız olarak mahkemece reddedildiği belirtilerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4/2/1959 tarih ve 1959/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, 6100 Sayılı HMK’nın 94/3 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanunun 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davalı vekili, kesin hüküm nedeniyle ve davanın açıldığı tarihte iskan alınmadığı gerekçesiyle kararı temyiz etmiş ise de; davalının belirttiği bu temyiz sebepleri bozma ilamında değerlendirilmiş olup, mahkemece bozma kararına uymakla bozma doğrultusunda karar vermek zorunda olduğundan, diğer taraf için de bu durum usuli kazanılmış hak oluşturduğundan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
Davalı vekilince, mahkemece verilen kesin süreden sonra keşif masraflarının yatırıldığı, bu nedenle yapılan keşfe ve alınan rapora itibar edilemeyeceği gerekçesiyle karar temyiz edilmiştir. 6100 Sayılı HMK’nın 94/3 üncü maddesi uyarınca, kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar. Mahkemece, 21.10.2020 tarihli duruşmada, davacı tarafa keşif masraflarını yatırması için kesin süre verildiği, gerekli ihtaratın yapıldığı, buna rağmen davacı tarafça verilen süre içinde değil, sonradan masrafların yatırıldığı, keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı anlaşılmıştır. Az yukarıda belirtilen madde uyarınca, kesin süreden sonra yatırılan masraf uyarınca yapılan keşif ve bilirkişi raporuna davacı delil olarak dayanamayacak ise de dosya arasında bulunan diğer deliller bir bütün halinde incelendiğinde, davacı yüklenici tarafça yargılama aşamasında iskan ruhsatının alındığı, inşaatın davacı haricinde başka bir kişi tarafından tamamlandığının davalı tarafça ispat edilemediği anlaşıldığından davalının bu temyiz itirazı da yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
VIII. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.