YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1205
KARAR NO : 2023/19
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1704 E., 2021/1543 K.
DAVA TARİHİ : 11.10.2019
HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/661 E., 2021/567 K.
Taraflar arasında konkordato davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın bir kısım müdahil vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ülke ekonomisindeki dalgalanmalar ve gerekse dünya genelinde yaşanan likidite sıkıntısından olumsuz etkilendiklerini ileri sürerek revize proje ile konkordatoya tabi olan ve faiz içermeyen asıl alacağa ilişkin borcunun 1 yıl ödemesiz aylık eşit taksitler halinde 48 ay vade ile ödenmesi şeklinde konkordato projesinin tasdikini talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 3. şahıslara ait ipotekler ile teminat altına alınan alacakların adi alacak olarak kabulü ile alacaklılar toplantısında yasal nisabın sağlandığı ve tasdik şartlarının mevcut olduğu gerekçesiyle talebin kabulü ile konkordato projesinin tasdikine karar verilmiştir.
1
III. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım müdahil vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Alacaklı … ve … Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; rehinli alacaklılarla anlaşılamadığı gerekçede belirtilmesine rağmen hükümde yer almadığını, İİK’nın 305 nci maddesinde gösterilen tasdik koşullarının sağlanmadığını, rehinli malların muhafaza altına alınması ve satışının 1 yıl ertelenmesi kararının hatalı olduğunu beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Alacaklı … Katılım Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığını, firmanın faaliyeti devam eden iki fabrikada aylık gelirinin proje kapsamında ödemesi gereken aylık tutarı karşılamadığını, projenin uygulanabilir olmadığını, şirketin borca batıklığının dikkate alınmadığını, süt üretim kapasitelerinin artacağı kanaatinin gerçekçi olmadığını, çekişmeli alacaklarının nisapta gösterilmediğini beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Alacaklı T…. Bankası T.A.O. vekili istinaf dilekçesinde; teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığını, firmanın faaliyeti devam eden iki fabrikada aylık gelirinin proje kapsamında ödemesi gereken aylık tutarı karşılamadığını, projenin uygulanabilir olmadığını, süt üretim kapasitelerinin artacağı kanaatinin gerçekçi olmadığını, çekişmeli alacaklarının nisapta gösterilmediğini beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
4. Alacaklı … AŞ vekili istinaf dilekçesinde; projenin somut ve gerçekçi bir borç tasfiyesi sunulmadığını, şirketin borca batıklığının dikkate alınmadığını, borçlunın iyi niyetli olmadığını, çekişmeli alacaklarının nisapta gösterilmediğini, projenin 1 yıl ödemesiz olması ve taksit sayısının fazla olmasının teklifin borçlu lehine hazırlandığını gösterdiğini beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
5. Alacaklı … AŞ vekili istinaf dilekçesinde; rehinli alacaklılar yönünden gerekli nisabın sağlanamadığını, buna rağmen adi alacaklar yönünden konkordatonun tasdikinin yerinde olmadığını, bir yıl boyunca tedbirin devamına karar verilmesinin hatalı olduğunu, 3. kişilere ait rehinli malların adi alacak olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, banka alacağının eksik hesaplandığını, proje uygulanabilir olmadığı açık olmasına rağmen tasdik kararı verilmesinin hatalı olduğunu beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6. Alacaklı … Bankası AŞ vekili istinaf dilekçesinde; 3. şahıslara ait taşınmazların satışının engellenmesinin hukuka aykırı olduğunu, şirketin borca batıklığının dikkate alınmadığını, borca batık şirketin milyonlarca ödeme yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, salt çoğunluk kıstası ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, faizsiz ve ödemesiz 1 yıl projenin alacaklıların zararına olduğunu beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
7. Alacaklı … Bankası A Ş. vekili istinaf dilekçesinde; projenin uygulanabilirliği ve borçlunun reel durumu, projenin alacaklıların menfaatine olup olmadığı konusunda yeterli araştırma yapılmadığını, itiraza uğrayan alacaklar yönünden depo kararı verilmediğini, müvekkil alacağının eksik hesaplandığını, davacının şu anki faaliyeti ile borçlarını ödemesinin olanaksız olduğunu, vade süresi boyunca her ay gösterilen miktarda ödeme yapamayacağının açık olduğunu, zira yaklaşık 2 yıllık bir süre boyunca elde edilen kazancın borca batıklığını dahi sona erdiremediğinin ortada olduğunu, davacının somut, inandırıcı ve samimi bir proje sunmadığını, dosyada yer alan raporlarda davacının mali durumunun iyileştiğine ilişkin ve tüm borçlarını ödeyebileceğine ilişkin somut veriler yer almadığını beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
8. Alacaklı … Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkil banka alacağının eksik hesaplandığını, projenin soyut ve gerçek verileri içermediğini, gerçekleşmesinin mümkün olmadığını ve alacaklıların zararına olduğunu, tasdik koşullarının oluşmadığını beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2
9. Alacaklı … Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkil banka alacağının eksik hesaplandığını ve nisabın hatalı belirlendiğini, çekişmeli alacaklar için depo kararı verilmediğini, projenin uygulanabilirliği ve borçlunun reel durumu, projenin alacaklıların menfaatine olup olmadığı konusunda yeterli araştırma yapılmadığını, borçlu firmanın aylık gelirinin ödenmesi gereken tutarı karşılamadığını, süt üretim kapasitelerinin artacağı kanaatinin gerçekçi olmadığını beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konkordato komiseri raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, bir kısım müdahil alacağının çekişmeli alacak olarak kabul edilmesi ve bunların da ayrıca dava açabilmelerinin mümkün olması, çekişmeli olmayan alacaklara göre nisabın oluşması böylece alacak ve alacaklılar açısından çoğunluğun oluşması nedeniyle tasdik şartlarının yerine geldiği, projenin uygulanabilir olduğu, ihtilaflı alacaklar yönünden depo kararının verilip verilmemesinin mahkemenin takdirinde olduğu, rehinli olan ve şirketin faaliyeti için gerekli olan bina, makine ve taşıtlar için satış ve muhafazanın bir yıl ertelenmesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklılar Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK), … ve … Bankası A.Ş., … Katılım Bankası A.Ş., T…. Bankası T.A.O., … A.Ş., … AŞ, … Bankası AŞ, … Bankası AŞ, … Bankası A.Ş. ve … Bankası A.Ş. vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Alacaklı SGK vekili, mahkemenin tasdik kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkil alacağının ödeme planında gösterilmediğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Diğer alacaklılar vekilleri temyiz dilekçelerinde, istinaf dilekçelerinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedenleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK 285 ve devamı maddeleri çerçevesinde konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 285 ve devamı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Alacaklı SGK vekilinin temyiz itirazları yönünden; alacaklı SGK’nın istinaf yoluna başvurmadığı anlaşılmış olup istinaf yoluna başvurmayan alacaklının kararı temyiz hakkı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Alacaklı … ve … Bankası vekilinin temyiz itirazları yönünden, konkordato projesinin adi alacaklılar yönünden tasdikine karar verildiği, temyiz eden bankanın rehinli alacaklı olduğu ve rehinli alacaklılar projeden etkilenmediğinden kararı temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmakla temyiz isteminin usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
3. Diğer alacaklıların temyiz itirazlarına gelince;
a) Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3
b) Dosya kapsamından; davacı borçlu şirketin revize konkordato projesi ile konkordatoya tabi olan asıl alacağa ilişkin borcunun tasdikten itibaren 1 yıl ödemesiz 48 ayda aylık eşit taksitler halinde ödemeyi teklif ettiği, konkordato komiseri nihai raporunda; şirketin Samsun, Kastamonu ve Manisa-Kula’da 3 ayrı süt üretim fabrikasının bulunduğu, süreç içerisinde Samsun’da bulunan fabrikanın depo olarak kiraya verildiği, diğer iki fabrikada olağan faaliyetlerin devam ettiği ve günlük ortalama 60 ton civarı süt işlenmesi durumunda aylık gelirinin 545.000,00 TL – 555.000,00 TL olacağı, elde edilen gelirlerin %95 inin BİM ile yapılan tedarik anlaşmalarından kaynaklandığı, komiserlik onayıyla … marketler ile tedarik sözleşmesi imzalandığı ve süt üretiminin 100 ton civarına çıkarak bu bağlamda elde edeceği aylık toplam gelirin de 1.090.000,00 TL – 1.100.000,00 TL olacağının değerlendirildiği, projesinde 1 yıllık ödemesiz sürenin olduğu değerlendirildiğinde bir yılda yaklaşık 10.000.000,00 TL – 12.000.000,00 TL öz kaynak biriktirileceğinin öngörüldüğü, yine Samsun fabrikasının ödemesiz süre içerisinde elde edilecek gelirlerle beraber faaliyete sokulması durumunda borçlu şirketin günlük süt işleme kapasitesinin 30-40 ton daha artacağı, aynı oranda gelirlerinin de artacağı, fabrika binasının satılması halinde de ek kaynak girişinin olacağı, adi alacaklılara teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olduğu ve ticari faaliyetine bu şekilde devam etmesi halinde, teklifi doğrultusunda taahhüt ettiği ödemeleri yapabileceği ve projenin başarıya ulaşma ihtimalinin olduğu değerlendirilmesi yapıldığı, adi alacaklılar toplantısında İİK’nın 302 nci maddesinde öngörülen yasal nisabın sağlandığı, mahkemece komiser raporu doğrultusunda konkordatonun tasdikine karar verildiği ve konkordatoya tabi 202 alacaklıya aylık ödemesinin toplam 1.212.456,85 TL olduğu anlaşılmaktadır.
c) Borçlu şirketin konkordato projesinin tasdiki sonrasında alınan kayyım raporlarında ise; borçlu şirketin olağan faaliyetlerinin devam ettiğinin belirtildiği ancak somut olarak Samsun fabrikasının faaliyete geçip geçmediği ya da fabrika binasının satılıp satılmadığı, şirketin olağan faaliyetleri içinde ve 1 yıllık ödemesiz dönemde elde ettiği gelir ve bu kapsamda ödemeleri yapma kabiliyetine haiz olup olmadığı, … marketle yapılan tedarik anlaşması sonucunda nihai raporda belirtildiği gibi aylık net gelir artışı olup olmadığı konularına ilişkin herhangi bir verinin yer almadığı, rapor tarihi itibarıyla 55 alacaklıya toplam 817.704,08 TL 3. taksit ödemesinin yapıldığı bildirilmiştir.
d) Konkordato müessesi, vadesi geldiği halde borçlarını ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluları hacizlerin veya iflasın ağır sonuçlarından korumak amacıyla getirilmiştir. Böylece borçlunun maddi hukuktan kaynaklanan borçları, mahkemenin gözetimi altında tasfiye edilecek bu vesileyle hem borçlunun mali durumu düzelecek hem de alacaklılar arasında eşitlik prensibi korunarak alacaklarına kavuşmaları sağlanacaktır. Kanun koyucu, bu müesseseyle aynı zamanda alacaklılara konkordatoyu kontrol etme ve projeye uyulmadığı takdirde fesih isteyerek süreci sona erdirme hakkı tanımıştır. Amaç, hem davacı talep sahibinin hem alacaklıların hem de kamunun menfaatini gözetmek ve korumaktır. Bu vesileyle, kanun koyucu tarafından mahkemeye projeyi denetleme hususunda hareket serbestisi tanınmıştır.
İİK’nın 305 inci maddesinde aranan konkordatonun tasdiki şartları kamu düzenine ilişkin olup, mahkeme bunların varlığını re’sen araştırır. Gerekli koşulların bulunmadığını tespit ederse, talebin reddine karar verir. Bu kararın gerekçesinde, şartlardan hangisinin ya da hangilerinin mevcut olmadığını dayanaklarıyla açıklaması gerekir. Konkordatonun feshi sebeplerinden birinin tasdik aşamasında tespit edilmesi durumunda da tasdik talebi reddedilir.
Somut olaya baktığımızda, mahkemeye sunulan konkordato projesi kapsamında projenin başarıya ulaşmasının yeni yapılan tedarik anlaşmasıyla gelirin artmasına, 1 yıl ödemesiz dönemde şirketin elde edeceği gelirle kapatılan fabrikanın açılmasının sağlanarak üretim kapasitesinin artırılmasına veya kapatılan fabrikanın satışı ile elde edilecek gelirin borçların tasfiyesinde kullanılmasına dayandırıldığı, halihazırda şirketin iki fabrikadan elde ettiği aylık gelirin 545.000,00 TL – 555.000,00 TL olduğu halde proje kapsamındaki aylık ödemenin 1.212.456,85 TL olduğu dikkate alındığında proje borçlunun kaynaklarıyla orantılı olmadığı gibi gerçekçi ve somut veriler de içermediği, tasdik sonrası alınan kayyım raporlarında az yukarıda ifade edildiği üzere şirketin faaliyetlerine ilişkin somut verilerin yer almadığı ve alacaklıların bir kısmına ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
4
e) Diğer yandan, mahkeme konkordato projesini değerlendirirken alacaklılar arasında dengeli ve adil bir ödeme planı ortaya konulması, alacaklıların da buna göre tatmin edilmesinin sağlanması gerektiğini göz önünde bulundurmalıdır. Somut olayda, tasdik edilen konkordato projesinde davacı şirketin proje kapsamında yapacakları ödemelerin tasdik kararından itibaren 1 yıl ödemesiz dönem sonrasında başladığı anlaşılmaktadır. Davacının konkordato tedbirlerinden yararlandığı tarihler de nazara alındığında ödemelerin başlaması için bu denli uzun bir sürenin beklenmesi alacaklılar ile borçlu arasındaki menfaat dengesini borçlu lehine bozar mahiyettedir.
Bütün bu açıklamalar ışığında, mahkemece borçlunun kaynakları ile orantılı olamayan, somut verilere dayanmayan, ödeme süresinin uzunluğu nedeniyle alacaklıların aleyhine olacak şekilde menfaat dengesini bozan konkordato projesinin reddine, borca batık olduğu anlaşılan davacı şirketin iflasına karar verilmesi gerekirken, projenin tasdikine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi