Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1211 E. 2023/1089 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1211
KARAR NO : 2023/1089
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat tapu iptali ve tescil (zilyetliğe dayalı) davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında … 6. Noterliğinde tanzim 09/03/2011 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme koşullarına uygun olarak 8 adet bağımsız bölümden oluşan binayı inşa ve teslim ettiğini ancak davalı arsa sahibinin tapu devrinden kaçındığını belirterek müvekkiline düşen bağımsız bölümlerin müvekkili adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde şimdilik 5.000,00 TL’nin müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 26/10/2017 tarihli dilekçesi ile aynen ifadan vazgeçerek 680.000,00 TL’lik tazminatın tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı arsa sahibi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya düşen bağımsız bölümlerin devri yapılacakken davacı tarafından vergi borcu ile birlikte şantiye şefi …’ya da borçlandığını , kendisine düşen bağımsız bölümlerin tapu devirlerinin …’ya yapılmasını istediğini söylemesi üzerine davacıya bırakılacak 4 adet bağımsız bölümün devrinin aynı gün inşaatın şantiye şefi …’ya yapıldığını, devirden sonra davacının şantiyeye uğramadığını, inşaatın … tarafından bitirildiğini, davacının arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan alacağını aldığını, müvekkilinin davacıya sözleşmeden ya da başka sebepten borcu bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11/07/2018 tarihli ve 2016/274 Esas, 2018/101 Karar sayılı kararıyla; davacının sözleşme uyarınca işi bitirmesine rağmen kendisine isabet eden bağımsız bölümlerin kendisine verilmediği, davalı sözleşmenin bilahare tadiline yönelik savunmasını ispatlayamadığı, davacı ile dava dışı şahıs arasında yapılmış olan sözleşmenin taraflar arasında yazılı delil başlangıcı olması veya senetle ispat kuralının istisnası olarak kabul edilmesinin mümkün görülmediği, davacıya sözleşme gereğince isabet eden 3, 4, 5 ve 7 no.lu bağımsız bölümlerin dava öncesinde dava dışı şahıslara devredildiği ve tapu iptal ve tesciline karar verilemeyeceği gerekçesiyle, müspet zarar niteliğindeki bağımsız bölümler bedeli olan 680.000,00 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı arsa sahibi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30/10/2019 tarihli ve 2018/2216 Esas, 2019/1312 Karar sayılı kararıyla; davalının iddia ettiği şekilde dava konusu taşınmazların tapusunun davacının talebi ile şantiye şefi …’ya devrettiğinin ispat yükünün davalı tarafta olduğu, davalının yazılı bir delil ibraz edemediği, ancak davalı tarafça delil olarak ibraz edilen ve davacı tarafça da içeriğine itiraz edilmeyen davacı ile davacının şantiye şefi dava dışı … arasında imzalanan 01/10/2010 tarihli şantiye şefliği hizmet sözleşmesi ve … 14. Noterliğinin 14/12/2016 tarihli taahhütnamesinin HMK’nın 202/2. maddesi kapsamında delil başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiği, dinlenen davalı tanık beyanlarının da bu belgeleri destekler nitelikte olduğu gözetilerek yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken belgelerin yazılı delil başlangıcı kabul edilemeyeceği, bu nedenle tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle verilen davanın kabulüne ilişkin kararın isabetsiz olduğu belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararı kaldırılarak davanın reddine dair yeniden hüküm kurulmuştur.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı yüklenici vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 13.10.2020 tarihli ve 2019/3949 Esas, 2020/2767 Karar sayılı ilamıyla; Bölge Adliye Mahkemesince taşınmazın bulunduğu yer belediyesinden sözleşme konusu inşaatla ilgili yapı ruhsatı ve tasdikli projeleri getirtildikten sonra talimat yolu ile bilirkişiler vasıtasıyla mahallinde keşif de yaptırılarak inşaatın yapı kullanma izin belgesi almaya elverişli olarak tamamlanıp teslim edilmesi üstlenildiğinden, yüklenicinin inşaatı sözleşme ve ekleri, yapı ruhsatı, tasdikli projeleri ile imar mevzuatı hükümlerine uygun olarak tamamlayıp yapı kullanma izin belgesi almaya elverişli olarak teslim edip etmediği, sözleşmede kararlaştırılan bağımsız bölümlere ya da bedellerine hak kazanıp kazanmadığı konusunda denetime elverişli rapor alınıp değerlendirilerek, davacının bedel istemine ilişkin sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile ve davalının savunmasını kanıtlayacak yazılı delil sunulmamasına rağmen hizmet sözleşmesi ve taahhütnamesinin yanlış değerlendirme sonucu delil başlangıcı niteliğinde olduğu kabul edilip tanık dinlenmek suretiyle davacının talimatı ile dava dışı …’ya tapu devirleri yapıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılıp davanın reddi doğru olmadığı belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye) Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahallinde 26/02/2021 tarihinde yaptırılan keşif akabinde aldırılan 20/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda; binanın kullanıma hazır olarak tamamlandığının ve davacı yüklenicinin edimini yerine getirerek kendisine düşen dairelere hak kazandığının belirtildiği, davalı arsa sahibi, davacı yükleniciye isabet eden bağımsız bölümlerin davacının borçlarının bulunması nedeniyle ve talimatıyla şantiye şefi …’ya devredildiğini savunmuşsa da, dosya kapsamında bu olgunun ispatı yönünden yazılı bir belge bulunmadığı gibi karşı tarafın açık muvafakatı yahut yazılı delil başlangıcı bulunması halinde tanık dinlenmesi mümkün ise de davalı yanca dosyaya bu yönde bir belgenin ibraz edilemediği, sözleşmede aşamalı devir öngörülmediği aksi de kararlaştırılmadığından, davacı yüklenicinin bedel olarak kararlaştırılan tapu payına ya da iş bedeli olan parayla eseri tamamlayıp teslim etmiş olması halinde hak kazanacağından, yüklenici inşaatı iskan almaya hazır halde teslim etmeyi üstlendiğinden, denetime elverişli 20/09/2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davasının kabulü ile 680.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı arsa sahibi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı arsa sahibi vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, müteahhit edimini tam ve eksiksiz yerine getirmediği gibi ispat da edemediğini, şantiye şefliği hizmet sözleşmesi ve … 14.Noterliğinin 14.12.2016 tarih ve 10810 yevmiye numaralı taahhütnamesinin HMK’nın 202/2 maddesi kapsamında delil başlangıcı kabul edilmesi gerektiğini, şantiye şefinin inşaatta temsilci sıfatında olduğunu, eserin dava dışı … tarafından bitirildiğini, …’nin bağımsız bölümleri hangi ödeme gücü ile aldığının ortaya konulmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil; mümkün olmadığı taktirde tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 200, 201 ve 202 nci maddeleri, 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle akdedilen sözleşmenin feshedilmediğinin ve halen ayakta bulunduğunun anlaşılması karşısında mevcut imalatın yüklenici tarafından gerçekleştirildiği karinesinin aksinin arsa sahibince ispat edilememiş olmasına göre davalı arsa sahibi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı arsa sahibi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15/03/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.