YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1223
KARAR NO : 2023/1012
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
2-Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili
Taraflar arasında iflas davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın müdahiller T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince Yapı ve Kredi Bankası AŞ vekilinin başvurusunun esastan reddine, Ziraat Bankası AŞ vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı müdahiller T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin aciz hali içerisinde bulunduğunu ileri sürerek İİK’nın 178 inci maddesi gereğince davacı şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin vekaletnamesinde iflas özel yetkisinin bulunduğu, davanın yetkili mahkemede açıldığı, iflas avansının depo edildiği, iflas talebinin İİK’nın 181 inci maddesi yollaması ile ilan edildiği, davacı şirketin ibraz edilen tüm aktif ve pasifleriyle alacaklıların isim ve adreslerini gösteren mal beyanı çerçevesinde davacı şirket ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacı şirketin rayiç değer bilançosuna göre varlık toplamının 2.337.943,20 TL, borç toplamının ise 5.473.484,22 TL olduğunun, bu suretle şirketin reel öz varlığının (-) 3.135.541,02 TL olup şirketin varlıklarının borçlarını ödeme oranının % 43 olduğunun, şirketin borca batık olduğunun ve aynı zamanda aciz hali içerisinde bulunduğunun tespit edildiği, iflas koşullarının somut olayda gerçekleştiği gerekçesiyle ile davacı şirketin İİK’nın 178 nci maddesi uyarınca iflasına karar verilmiştir.
III. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde müdahiller T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. T.C. Ziraat Bankası AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının talebinin kötüniyetli olduğunu, bilirkişi raporunun hukuka ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmediğini, davacının taşınır ve taşınmaz mallarının rayiç bedelleri hesaplanırken emsallerine bakılmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucunda hatalı ve eksik hesaplama yapıldığını, bilirkişi kurulu tarafından davacının taşınır ve taşınmazları değerinin çok altında tespit edilmesi ile yerel mahkemenin yanılgıya düşürülerek iflas kararı verilmesine sebep olunduğunu, davacı yanın dosyaya sunmuş olduğu mal beyanının dahi eksik ve hatalı olduğunu, davacı tarafından iki haftalık kesin süresi içerisinde bilirkişi ücretinin dosyaya yatırılmadığını, dosyanın mevcut hali ile karara çıkarılması gerekmesine rağmen yerel mahkemece davacıya yeniden süre verildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Yapı ve Kredi Bankası AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırmadığını, ikinci defa delil avansı yatırmak için davacı tarafa kesin süre verildiğini, iflas koşulları oluşmadığı halde iflasa karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bir rapor olmadığını, davacı şirketin iflasına karar verilmesi sonucu müvekkili bankanın alacağını almasının güçleştiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
1. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK’nın 355 nci maddesi 1 inci fıkrası gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re’sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre müdahil Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2. İİK 178/3 ncü maddesi gereği iflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde müdahale ve itiraz eden alacaklıların iflas kararına karşı kanun yoluna gidebileceği, iflas talebi üzerine son ilanın 28.10.2020 tarihinde yapıldığı, T.C. Ziraat Bankası A.Ş. vekili tarafından 15 günlük sürenin geçmesinden sonra 01.12.2020 tarihinde müdahale talebinde bulunulduğu, usulüne uygun olarak müdahale talebinde bulunmayan alacaklının İlk derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurma hakkı da bulunmadığı gerekçesiyle T.C. Ziraat Bankası A.Ş. vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde müdahiller T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Yapı ve Kredi Bankası AŞ vekili, temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
2. T.C. Ziraat Bankası A.Ş. vekili, temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüş, ilaveten istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararın hakkaniyete aykırı olduğunu, iflas isteminin haricen öğrenildiği ve müdahale talebi ile iflas itirazlarının dosyaya sunulduğunu, istinaf mahkemesince savunma hakkı kısıtlanacak şekilde hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, iflas davası sonucunda verilen karara karşı hukuki yararı olmak koşuluyla kanun yoluna başvurabileceklerini, aksi yönde verilen kararın adil yargılanma ve savunma hakkını ihlali niteliği taşıdığını, aksi düşülse dahi mahkemece yapılan ilanın usulüne uygun olmadığını, mahalli gazetede ilan yapılmadığını beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK 178 nci maddesi gereğince borçlunun talebiyle doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 178 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.