YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1228
KARAR NO : 2023/1110
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil (satın almaya dayalı) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, dava dışı … Mobilya Oyuncak İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.’nin davalı … Çelik Kapı Sistemleri-… ile arasındaki sözleşmeden kaynaklanan hak ve alacaklarını temlik aldığını, bu sözleşmeye göre davalı …’ın yükümlülüğü altındaki çelik kapı ve yangın kapısı işlerine karşılık olarak davalı …’ın yazılı talimatı ile 3978 ada 11 parsel sayılı taşınmazda yer alan A Blok 10. Kat 30 no.lu bağımsız bölümün diğer davalı …’a devrinin yapıldığını, ancak davalı …’ın sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğini, bu nedenle davalı … Çelik Kapı Sistemleri-… ile müvekkili arasındaki sözleşmenin feshi ile iş karşılığı devri yapılan 30 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile devri yapılan bağımsız bölümün değerine ve sözleşmenin hükümsüz kalması nedeni ile uğranılan zarara karşılık olarak şimdilik 10.000,00 TL alacaklarının davalı …’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline bu davada husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili ile davacı arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin de diğer davalı …’a mal satmış olduğundan alacaklı olduğunu ve davacı ile davalı … arasındaki hukuki ilişkiden habersiz olduğunu, davacının eksik ve ayıplı iş iddiası var ise buna ilişkin alacak davası açması gerektiğini, müvekkilinin eldeki davada üçüncü kişi konumunda olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davaya cevap vermemiş, 6100 sayılı HMK 128. maddesi gereği ileri sürülen maddi vakaları inkar etmiş sayılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan ”Alacağın Temliki Sözleşmesi” başlıklı belgeye göre, davacının, … Şirketi ile … firması arasındaki sözleşmeyi devraldığı, sözleşme başlığında alacağım temliki yazılmış olmasına rağmen, hukuki ilişkinin TBK 205 maddesinde düzenlenen sözleşmenin devri olduğu, davalı …’nın dava konu taşınmazı, alacağına mahsuben kendi adına devralmış olduğu, davacıyla doğrudan bir hukuki ilişkisi bulunmadığı, davacı ile davalı … arasındaki sözleşme konusu edimlerin eksik ifa edilmiş olmasında, sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereğince, davalı …’ın sorumluluğu bulunmadığı, bu sebeple …’a karşı açılan tapu iptal ve tescil davasının reddine karar verilmiş; Diğer davalı sözleşme akidi …’ın, davacıya karşı edimlerini ifa edip etmediğinin değerlendirilmesi yönünden yapılan incelemede dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında; halihazırda 83 adet çelik kapı ve 78 adet yangın kapısının takılı ve bunların toplam bedelinin 158.100,00 TL olduğu; buna karşılık kapı takma seviyesine gelinmeyen inşaatlarda 71 adet çelik kapı ve 74 adet yangın kapısı takılı olmadığı ve bunların toplam bedelinin 140.700,00 TL olduğu, dava konusu taşınmaza maktu olarak 250.000 TL değer biçildiği, ev dışında fazla imalat bedeline ilişkin ödeme iddiası ya da talebin olmadığı, davacının talep edeceği miktarın evin sözleşmede belirlenen değeri ile yapılan imalatların değeri arasındaki fark olduğu; davacı vekilinin 07/10/2019 tarihli maddi zarar tazminat talebini açıkladığı dilekçesinde de zararının BK 125/3 kapsamında talep ettiği anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak, tapudaki devir tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine dair terditli olarak açılan davanın 10.000,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; İstinaf taleplerinin kabulü ile açıkça usul ve yasaya aykırı olarak verilen Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 29.06.2021 tarih 2021/170 E. – 2021/415 K. sayılı red kararının istinaf incelemesi neticesinde müvekkili lehine kaldırılmasını, davanın tapu iptal tescil talebi yönünden kabulü ile, fazlaya ilişkin talep ve dava haklar saklı kalmak kaydıyla Sivas Merkez 3978 ada 11 parselde bulunan … Tawers sitesindeki A Blok 10. Kat 30 No.lu dairenin davalı … adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf davalılara yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dayandığı sözleşmeye davalı …’nın taraf olmadığının anlaşılmasına göre; ilk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Davalı …’ın dava konusu bağımsız bölümü doğrudan müvekkilinden devraldığını, bu nedenle davalı ile aralarında akdi ilişkinin kurulduğunu, davalı …’ın müvekkili ile diğer davalı … arasındaki hukuki ilişkiyi bildiğini ve dava konusu bağımsız bölümü hiçbir bedel ödemeden devraldığını, davalı …’ın dava konusu bağımsız bölümün iş karşılığı olarak diğer davalı …’a verileceğini ve …’ın da talimatı ile bağımsız bölümün kendisine devredildiğini bildiğini, davalı …’ın tapu siciline güvenen iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olmadığını, yolsuz tescil niteliğindeki iktisabının korunamayacağını, bağımsız bölümün iş karşılığı verilmesinin kararlaştırılmış olmasına rağmen sözleşme konusu işin de yerine tam olarak getirilmediğini, sözleşme gereği kararlaştırılan edim yerine gelmediğinden devrin ayni hak sonucu doğurmayacağını, harcın ikmal edilmesine karşın eksik ve gereği gibi yapılmayan imalat bedeli için sadece 10.000,00 TL’ye hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın tapu iptali ve tescil istemi bakımından kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Eser sözleşmesinden kaynaklanan geriye etkili fesih, tapu iptali ve tescil, mümkün olmaz ise bedel ve sözleşmenin hükümsüz kalmasından kaynaklanan zarar istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temlik eden dava dışı … Mobilya Ltd. Şti. ile davalılardan … Çelik Kapı Sistemleri … arasında 14/01/2018 tarihli, Sivas Seyrantepe Mah. Yapılan 2 adet 17 kat, 1 adet 8 kat, 1 adet 5 kat olmak üzere toplam 152 bağımsız bölüm için çelik kapı ve yangın çıkış kapısı işlerinin yapılması konulu sözleşme imzalanmıştır. Yapılan işe karşılık olarak 3987 ada 11 parsel üzerindeki … Towers inşaatında A Blok 10. kat 30 no.lu dairenin 250.000,00 TL karşılığında davalı …’a devredileceği kararlaştırılmıştır.
2.1. Dava dışı temlik eden … Mobilya Ltd Şti ile temlik alan davacı … arasında bila tarihli olarak temlik edenin davalı … ile arasındaki çelik kapı ve yangın çıkış kapısı yapım sözleşmesinden doğan tüm hak ve alacaklarının, 6098 sayılı Kanunun 183. maddesi ve devamı hükümlerine göre davacı …’ya devir ve temlik edildiğine yönelik sözleşme imzalanmıştır.
2.2. Davalı … Çelik Kapı Sistemleri … imzalı , 11/12/2018 tarihli Tutanaktır başlıklı belgeye göre; arka sayfada bilgileri bulunan tapunun … çelik kapı sistemleri … adına ve …’ın isteği üzerine … adına tapu devri yapılmış olup, … Çelik Kapı Sistemlerinin, …’dan alacağı kalmamıştır.
2.3. Dava konusu 3978 ada 11 parsel 30 no.lu bağımsız bölüm, 31/12/2018 tarihinde kat irtifakı tesisi nedeni ile davalı … adına tescil edilmiştir. Resmi senet incelendiğinde, kat irtifakı tescil belgesinde davalı …’a vekaleten Özgü Atça Mutlu’nun işlem yaptığı görülmüştür.
3. Davacı vekilinin, dava dilekçesinde temlik alınan sözleşmenin geriye etkili feshi ile tapu iptali ve tescil isteminde bulunduğu, davalı …’ın geriye etkili feshi talep edilen sözleşmenin tarafı olmadığı, bu hali ile davacı ile davalı … arasındaki hukuki ilişkinin tarafı olmayan davalı …’ın taraflar arasındaki sözleşmenin geriye etkili feshinden etkilenmesinin ve diğer taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığı, davacı ile davalı … arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu ve bu bakımdan tapunun avans olarak devri yapılmış olduğundan üçüncü kişinin iyiniyetinin korunamayacağına yönelik savunmanın dinlenmesinin hukuken mümkün olmadığı, davacı vekilinin 25/06/2020 tarihinde tamamlama harcı yatırmış olduğu, ancak yatırılan harcın tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, bağımsız bölümün değeri ve sözleşmenin hükümsüz kalması nedeni ile uğranılan zarara ilişkin bedel istemi bakımından davacı tarafça usulüne uygun bir ıslah yapılmadığı görülmüştür. Hal böyle iken; tapu iptali ve tescil isteminin reddi ile usulüne uygun bir ıslah bulunmadığından dava dilekçesindeki talep ile bağlı kalınarak, 10.000,00 TL üzerinden bedel isteminin kabulüne karar verilmiş olmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenden alınmasına
Dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine
20/03/2023 gününde oy birliği ile karar verildi.