Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1272 E. 2023/1871 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1272
KARAR NO : 2023/1871
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1852 E., 2021/1522 K.
DAVA TARİHİ : 17.03.2015
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
SAYISI : 2015/145 E., 2017/749 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve katılma yoluyla davalı tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması taraflarca istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..

Belli edilen günde gelen davacı şirket vekili Avukat … ile davalı şirket vekili Avukat …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında sayaç sökme-takma işini konu alan iki adet hizmet alım sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkili şirketçe yeterli sayıda personel, makina, ekipman ve araçla işe başlanmış olmasına rağmen, davalının sözleşmede taahhüt ettiği asgari düzeydeki sökme-takma işini vermediği gibi buna bağlı olarak, personel, ekipman ve araçların azaltılması talebini de kabul etmediğini, müvekkilinin bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek, her bir sözleşme için 5.000,00’er TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsili ile belirsiz bakiye alacağın tespitini talep dava etmiş, ıslah yoluyla ilk sözleşmeye dayalı talebini 301.099,37 TL’ye, ikinci sözleşmeye dayalı talebini 609.834,25 TL’ye arttırmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı edimini yerine getirdiğini, davacı şirketin basiretli bir tacir olarak ihale şartname ve sözleşmelerini kabul edip, tekliflerini buna göre vermesi gerektiğini, iş eksilişi ve artırılışı konusunda takdir hakkının müvekkiline ait olduğunu, akde aykırılığın söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli ve 1057 Esas, 226 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ve 2017/2766 Esas, 2020/1598 Karar sayılı kararıyla; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca, davalı şirketin proje bedeline göre %70 altında iş yapması halinde, davacıya öncelikle tamamlanan işe karşılığı hakediş ödemesi yapılacağı, bunun yanında sözleşmedeki iş bedelinin %70 ile hakediş ödemesi arasındaki farkın da ödeneceği, ayrıca sözleşmedeki iş bedeli ile tamamlanan işe karşılık yapılan hakediş ödemesi arasındaki farkın %5’i kadar yapmış olduğu gerçek gider ve yüklenici karına karşılık ödeme yapılacağı, bu hükümlere göre yapılan hesaplama neticesinde davacının ilk sözleşmeye dayalı olacağının 26.127,35 TL; ikinci sözleşmeye dayalı alacağının ise 192.733,44 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm tesis edilerek; anılan tutarların davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 21.09.2021 tarih ve 1057 Esas, 2021/226 Karar sayılı kararıyla, davacı tarafın tüm temyiz itirazlarının reddine, davalı tarafın temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; somut olayda, taraflar arasındaki her iki sözleşme kapsamında tamamlanan işin miktarının %70’in altında kaldığı bu durumda, sözleşmenin 30.3. maddesi ve idare şartnamenin 51.3. maddesi hükümleri uyarınca tazminat hesabının yapılması gerektiği, istinaf yargılama sırasında alınan 22.04.2020 tarihli raporda, sözleşmenin anılan hükümlerine uygun olarak, davalı iş sahibi tarafından davacı yükleniciye ödenecek tazminatın miktarının tespit edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince bu rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporundan ayrılarak, sözleşme hükümlerine yanlış anlam verilmek suretiyle, yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, hüküm davalı yararına bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında açıklandığı üzere taraflar arasındaki sözleşmenin 30.3. maddesi ve idare şartnamenin 51.3. maddesinde iş eksilişi halinde davacı yükleniciye ödenecek tazminatın ne şekilde hesap edileceğinin düzenlendiği, bu formüle göre bilirkişi kurulu tarafından tazminat hesabının yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 10.05.2020 tarih, 2010/21962 İKN sözleşmesinden kaynaklı 606,01 TL’nin ve aynı tarihli 2010/21954 İKN sözleşmesinden kaynaklı 7.950,21 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; bilirkişi raporunun eksik ve yanılgılı değerlendirme içerdiğini, bu durumun Yargıtay bozma kararında da gözetilmediğini, davalı iş sahibinin sözleşme kapsamında verilmesi gereken iş adeti sayısını düşürdüğünü, her iki ihale kapsamında asgari olarak verilmesi taahhüt edilen sökme, değiştirme ve takma iş adetinin %70’in altında kaldığını, iş eksilişini düzenleyen sözleşmenin 30.3 ve idare şartnamenin 51.3 maddelerinin somut uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmadığını, davalı idarenin usulüne uygun olarak iş eksilişine gitmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili katılma yoluyla sunduğu temyiz dilekçesinde; sözleşmenin ilgili hükümleri uyarınca müvekkili şirketten zarar talebinde bulunulamayacağını, davacının hakedişlere ihtirazi kayıt koymadığını, temerrüd oluşmadığından faize hükmedilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı lehine istinaf yargılaması için vekalet ücretine karar verilemeyeceğini, yargılama giderleri ve harçlar yönünden hükmün hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki elektrik sayaçlarının değiştirilmesi, sökülmesi, takılması, mühürlenmesi ve bu işlerle ilgili formların usulüne uygun olarak düzenlenip idareye teslim edilmesi vs. işlerin konu alan hizmet alım sözleşmelerine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye) Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan taraflara verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin, temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.