Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1276 E. 2023/1885 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1276
KARAR NO : 2023/1885
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/599 E., 2021/409 K.
DAVA TARİHİ : 20.10.2011
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 15.Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile … İşletme Müd. muhtelif elektrik tesis işlerini üslendiğini, sözleşmenin 11. maddesi uyarınca bir adet kesin teminat mektubunu davalıya teslim ettiğini, yapılan işlerle ilgili olarak 23 adet hak ediş raporunun düzenlendiğini, işin geçici kabulünün 12.08.2010 tarihinde yapılarak 24.08.2010 tarihinde onaylandığını, 07.07.2011 tarihinden kesin kabul tutanağı düzenlenerek 25.07.2011 tarihinde onaylandığını, bu kesin hak ediş raporuna göre KDV hariç 317.444,26 TL alacaklarının bulunduğunu, ödenmesi için ihtar çekilmesine rağmen ödenmediğini ayrıca teminat mektubunun da iade edilmediğini belirterek 317.444,26 TL alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmeye aykırı bir durumunun olmadığını, gerek kesin hesap gerekse teminat mektubunun paraya çevrilmesinin sözleşme hükümlerine göre yapıldığını, yine geçici kabul ve kesin kabulün tamamen sözleşmeye ve genel şartnameye uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.12.2013 tarihli ve 2011/414 Esas, 2013/355 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 314.885,21.TL nin dava tarihi 20/10/2011 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, … Bankası … Şubesi 17/06/2011 tarihi … no.lu 310.000,00.TL bedelli teminat mektubunun davalından alınarak davacıya iadesine fazla istemin reddine karar vermiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 16.03.2015 tarih 2014/2334 Esas 2015/123 Karar sayılı kararı ile mahkemece, alacak istemine ek olarak iadesi talep edilen banka teminat mektubunun bedeli olan 310.000,00 TL üzerinden tarifeye göre hesaplanacak nisbi ilâm harcının 1/4’ü tutarındaki peşin harcın yatırılması için davacıya Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi gereği süre verilmesi, yatırılması halinde yargılamaya devamla uyuşmazlığın sonuçlandırılması, yatırılmaması halinde ise, banka teminat mektubunun iadesi istemiyle ilgili olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 447/2. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 150. maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken; bu husus üzerinde durulmadan, harcı yatırılmayan teminat mektupları ile ilgili talep yönünden de yargılamaya devamla uyuşmazlığın esası ile ilgili hüküm kurulması doğru bulunmadığından karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 07/03/2016 tarih 2015/988 Esas, 2016/123 Karar sayılı kararı ile bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile 314.885,21 TL nin davalıdan tahsiline ayrıca 17.11.2011 tarihli 310.000,00 TL bedelli teminat mektubunun davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 26.04.2018 tarih 2018/390 Esas 2018/1781 Karar sayılı kararı ile mahkemece alınan bilirkişi raporunun kesin hesap niteliği taşımaması nedeniyle yapılması gereken işin, davalı iş sahibine uygun süre verilerek sözleşme ve eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi ile teknik ve idari şartnameler çerçevesinde işin kesin hesabı çıkartılıp, yükleniciye tebliğ ettirilmesi, yüklenicinin itirazı halinde itiraz dilekçesini de ekleyerek kesin hesap evraklarının mahkemeye gönderilmesinin istenmesi, çıkartılacak kesin hesaba yüklenici tarafından itiraz edilmemiş ise; sözleşme dışı imalât bedeli dışındaki hak ediş alacakları, ceza kesintileri teminat kesintileriyle ilgili talepler yönünden uyuşulan kesin hesap sonuçlarına göre karar verilmesi, çıkarılacak kesin hesaba yüklenici tarafından itiraz edilmesi halinde tasfiye kesin hesabının mahkemece çıkartılması gerektiği, tasfiye kesin hesabının mahkemece çıkartılırken teminatın iadesiyle ilgili sözleşmede belirtilen iade şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması, Sözleşme dışı imalât bedellerinin hesabında ise yine sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi 21 ve 22. maddeleri dikkate alınarak sözleşme fiyatlarıyla inceleme yapılıp şartnamede belirlenen oranı aşan imalâtlar yönünden de vekâletsiz iş görme hükümlerine göre yapılmış bulunan imalâtların yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre hesaplattırılarak ödemelerin mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın kesin hesabı çıkartmadığı, dosyanın kesin hesap işlemleri için ek rapor alınmak amacı ile bilirkişilere verildiği, bozma sonrası alınan bilirkişi ek raporları ve itirazlar üzerine alınan son ek raporda belirlenen miktarın ve değerlendirmenin, bozma ilamına uygun olduğu taraflarca sunulan bilgi ve belgelere göre gerekli değerlendirmeleri içerdiği anlaşılmış olup, yapılan imalatlardan sözleşme dışı olanların belirlendiği ve sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi 21 ve 22. maddeleri dikkate alınarak sözleşme fiyatlarıyla inceleme yapılıp şartnamede belirlenen oranı aşan imalâtlar yününden inceleme yapılması yanı sıra bedellleri imalatların yapıldığı yıllara ilişkin TC Bayındırlık Bakanlığı Elektrik Tesisat Birim Ücret Tarifesi göz önüne alınarak yapılan çalışmaların 03/02/2021 tarihli rapor içeriğinin 17 ve 18 sayfa numaralarında yer alan tablolarda belirtildiği görülmüş olup, bozma sonrası alınan ek raporlar eklerindeki kesin hesap işlemlerine dair hesaplama ve değerlendirmeler ile birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamına uygun olduğuna kanaat edilerek davanın kabulü ile 275.375,29 TL nin dava tarihi 20/10/2011 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, … Bankası … Şubesi 17/06/2011 tarihi 262103096.163 no.lu 310.000,00.TL bedelli teminat mektubunun davalından alınarak davacıya iadesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kesin hesabın yapılması için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince şartnamede belirlenen oranı aşan imalâtlar olup olmadığı, bu imalatların nelerden ibaret olduğu araştırılmadan, yine oranı aşan imalat var ise imalatların yapıldığı yıl piyasa rayiç fiyatlarına yönelik bir araştırma yapılmadan, davacı tarafın dosyaya ibraz ettiği hesaplama ve birim fiyatlar baz alınarak kesin hesap raporu çıkartıldığı, bu durumda dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunun bozma ilamına uygun olmadığı, söz konusu bilirkişi heyet raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, raporlarında yer verdikleri hesap özeti incelendiğinde, davacının sözleşme dışı imalatlarının olup olmadığını, var ise bu imalatların sözleşmenin eki şartnamenin 21 ve 22. maddesinde belirtilen oranları aşıp aşmadığını, aşıyor ise bu imalatların yapıldığı yıldaki birim fiyatlarının ne olduğunu ve bu birim fiyatlara yönelik araştırmanın ne şekilde yapıldığını raporlarında beyan etmediklerini, bilirkişi heyetinin hak ediş mahiyetinde rapor hazırlaması gerekmekte olup dosya kapsamında mevcut bulunan raporlar hak ediş niteliğine haiz olmadığı, zira sözleşme ve eki şartname hükümleri dikkate alınmaksızın hak edişin hazırlanamayacağı, teminatın iadesi kararının da taraflar arası sözleşme ve Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 46. maddesine aykırı olduğundan kararın bu yöne ilişkin kısmının da bozulması gerektiğinden mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan kesin hesap alacağının tahsili ve banka teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 436, 437. maddeleri,
818 sayılı Borçlar Kanununun 353-370 . maddeleri

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Usulü kazanılmış hak ilkesi uyarınca, mahkeme kararı lehine bozulan taraf yararına araştırma ve inceleme yapılması zorunludur. Nitekim 1086 sayılı HUMK’un yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında, hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş olması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesi usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup, kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’da da usulî kazanılmış hakka ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de; bu ilkenin uygulanma gerekliliği HMK hükümleri karşısında da varlığını sürdürmektedir. Yargıtayın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli müktesep hak doğmuştur. Yargısal ve bilimsel içtihatlarda “usulî kazanılmış hak” ya da “Usulî müktesep hak” olarak adlandırılan bu ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.1988 tarih, 1987/2-520 Esas, 1988/89 Karar sayılı ilamında “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usulî kazanılmış hak denilmektedir…” şeklinde tanımlanmaktadır.

3. Somut olayda, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra alınan bilirkişi ek raporları karar vermek için yeterli görülmüş ise de bu raporlarda bozma ilamında belirlen şekilde inceleme ve hesaplama yapılmadığı anlaşılmaktadır. Hükmüne uyulan bozma ilamında, davalı tarafça kesin hesabın çıkartılmaması durumunda mahkemece kesin hesabın çıkartılması gerektiği belirtilmiş, ayrıca kesin hesabın nasıl çıkarılacağı açıklanmış olup, teminatın iadesiyle ilgili sözleşmede belirtilen iade şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması, sözleşme dışı imalât bedellerinin hesabında ise yine sözleşme eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi 21 ve 22. maddeleri dikkate alınarak sözleşme fiyatlarıyla inceleme yapılıp şartnamede belirlenen oranı aşan imalâtlar yönünden de vekâletsiz iş görme hükümlerine göre yapılmış bulunan imalâtların yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre hesaplattırılarak ödemelerin mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olup, mahkemece belirtilen şekilde hazırlanmayan bilirkişi raporu esas alınarak eksik incelemeyle karar verilmesi yerinde bulunmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere

17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.