YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1293
KARAR NO : 2023/2121
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1122 E., 2018/172 K.
DAVA TARİHİ : 18.05.2011
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili kooperatifin üyesi olan davalının, kooperatif genel kurulunca alınan 24.04.2010 tarihli karar gereği kooperatife 13.872,00 TL borcu bulunduğunu, diğer üyelerden borcun tahsil edilmesine karşılık, davalının borcu ödemediğini, aleyhine başlatılan takibe haksız itirazda bulunduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; kooperatiften satın aldığı daireye ilişkin tüm bedeli peşin olarak yatırdığını, 09.09.2004 tarihinde tanzim edilen taahhütname gereği kooperatife herhangi bir borcu bulunmadığını, imalattan kaynaklanan bir borcu da olmadığını, herkese eşit miktarda borç çıkarıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.03.2013 tarih ve 2013/146 Esas , 2013/50 Karar sayılı kararıyla; kooperatiflerde esas olanın eşitlik esasına dayalı borç ve aidat ödemesi olduğu, davalının ikrar ettiği üzere kooperatifin çevre düzenlemesi vs. ek masraflar için site yönetimine yaklaşık 7.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu itibarla davalının diğer ortaklar gibi kooperatif genel kurulunda alınan karar uyarınca arsa sahibine ödenecek tutardan sorumlu olduğu, davacının davalıdan talep edebileceği miktarın 12.503,70 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 20.10.2014 tarih ve 2014/5973 Esas, 2014/6431 Karar sayılı ilamı ile; takip konusu alacağın dayanağı olan 24.04.2010 tarihli genel kurulda arsa sahibi ile kooperatif arasındaki dava sebebiyle borçlu olunan tutarın üyelerce ödenmesi hususu karara bağlanmış olup, bu alacak inşaat finansmanına ilişkin olduğundan peşin bedelli ortak olan davalıdan talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyularak, davacı kooperatifin genel kurulunun verdiği yetkiye dayanarak davalının peşin bedelli üye olduğu, dava konusu alacağın inşaat finansmanına ilişkin olduğu, bu nedenle peşin bedelli ortak olan davalıdan talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının dava konusu borca ilişkin genel kurula katıldığını, genel kurulun iptali için dava açmadığını, borçtan sorumlu olduğunu, davanın kabulü gerektiğini, temyiz sebepleri olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kurul kararı gereğince belirlenen borcun tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 ncı ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.