YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1309
KARAR NO : 2023/1674
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/635 E., 2021/2254 K.
DAVALILAR : 1-…Uluslararası Yatırım Tarım Peyzaj İnşaat Turizm San. Ve Tic. A.Ş. (…Taca Adi Ortaklığı) vekili Avukat … 2-…
DAVA TARİHİ : 06.12.2014
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/1454 E., 2018/374 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 08.01.2009 tarihinde imzalanarak yürürlüğe giren yüklenici sözleşmesine göre, Harbiye Kongre Merkezinin Tüm Çelik İmalat İşlerinin müvekkili şirket tarafından yapılacağını, müvekkilinin teslim edilen malzemelerin projesine uygun olarak işlenmesi ve montajını yapacağını, üstlenilen işin tamamının ise birim fiyat esasına göre yapılacağını, müvekkili şirketin üstelinlen işi yerine getirdiğini, müvekkili şirketin aleyhine haksız olarak yapılan toplamda 1.243.282,89 TL hak ediş kesintisinin davalılardan müştereken ve müteselsilen ödemenin yapılması gerektiği tarihten itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket ile 08.01.2009 tarihinde “Harbiye Kongre Merkezi Tüm Çelik İmalat İşleri Sözleşmesi” imzalandığını, davacı şirket yetkilileri ile müvekkili şirket yetkilileri arasında yapılan görüşmeler neticesinde mutabakata varıldığını ve davacıya tüm hak edişleri dahil olmak üzere yapmış olduğu işin bedeli olarak 12.449.182.- TL ödendiğini, ayrıca, dava dışı… firmasına, demir malzeme bedeline ilişkin olarak 5.161.807.- TL, müvekkili şirket tarafından ödendiğini, borcu ve iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının davasını yasada öngörülen zaman aşımı süresi dolduktan sonra açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İ.B.B. tarafından Fen İşleri Daire Başkanlığına gönderilen 06/04/2012 tarih ve 136 sayılı yazıda, 207.842.419,76 TL + KDV sözleşme bedeli ile Yüklenici …Uluslararası Yatırım Tasarım Peyzaj Inş. Tur. San. Tic. A Ş. + Taca Inş. Tic. Ltd. Şti. (Ortak Girişim) uhdesinde kalan Harbiye Kongre Merkezi inşaatı işine ait kesin hesapların tetkikinde, yükleniciye ödenecek tutarın 10.523.363,31 TL olarak tespit edildiğinin belirtildiği, davacı tarafından dosyaya sunulan 09/03/2010 tarihli kesin hak edişte, elektrik ve su gideri 14.108,80 TL, molozların kaldırılması ile işçilik ve malzeme bedeli 171.551,90 TL, SGK işçilik kesintisi 269.037,52 TL olmak üzere toplam 454.698,22 TL’lik kesintinin yapıldığı belirtilmiş ise de bu belgenin tarafların imzasını taşımadığı, ayrıca yukarıda açıklandığı üzere sözleşme kapsamında davalı şirketler ortaklığı tarafından davacıya toplam 11.984.250,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, dosya kapsamına sunulan belgeler, yapılan açıklamalar, İ.B.B.’den temin edilen kayıtlar değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanan sözleşme ve davacı tarafından yapılan işler kapsamında davacıya ödemelerin yapıldığı ve davacının hak ediş alacağından kesinti yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davalının müvekkilinden 3 kalem altında 454.698,22 TL kesinti yaptığının sabit olduğunu; gerekçeli kararda, tarafların imzasını taşımadığı bildirilen 09.03.2010 tarihli kesin hakedişin, dava dilekçesinin ekinde sunulduğunu; bu kapsamda, davalı ortaklık tarafından sunulan kesin hakediş raporuna göre davalının, Elektrik-Su Giderleri Kesintisi 14.108,80 TL, Molozların Kaldırılması ve İşçilik ile Malzeme Bedeli Kesintisi 171.551,90 TL, SGK işçilik kesintisi 269.037,52 TL olmak üzere toplamda 454.698,22 TL kesinti yaptığının davalının bizzat kendi hazırladığı kesin hakediş raporu ile sübut bulduğunu; davalının kesintilerin haklı olduğunu ispatlayamadığını; davalı kesin hakediş raporları incelendiğinde, hakediş imalat tutarı kesintisi adı altında 788.584,67 TLyi, kesin hak edişte yapılan imalatları düşük göstermek sureti ile mahsup ettiğini; müvekkili tarafından hazırlanan hak edişe göre; imalat tutarı 11.326.783,62 TL iken davalı tarafından sunulan hakkedişteki imalat tutarının 10.538.234,95 TL olarak gösterildiğini; dava dilekçesinde sundukları tabloda her iki hakedişte bazı kalemlerin montaj ve imalat tutarlarında da farklılıkların söz konusu olduğunu, davalının, kesinti yaptığı 788.584,67 TL nin bahse konu kg farklılıklarından kaynaklandığını; dosyada alınan ek raporda, 461.184,19 TL kesinti yönünden davalı ortaklık ile İBB arasında düzenlenen 18 no.lu hak edişte işveren idare tarafından bu başlık adı altında yapılan bir kesinti tespit edilemediği, bu durumda “montaj ve imalat miktarındaki farklılık” adı altında 461.184,19 TL’lik kesintinin haklı olamayacağı kanaatine varıldığının belirtildiğini; 327.664,47 TL’lik kesinti bakımından ise, kök rapora itirazı üzerine ek raporda, imalatın müvekkilinden istenmediği, dolayısıyla müvekkilinden beklenemeyecek bir iş için kesinti yapmanın haksız olduğunun belirtildiğini; dolayısıyla davalı tarafından teslim edilen malzeme belgelerinin incelenmesi ve yine davalının İBB’ye sunduğu hakediş dosyasının incelenmesi neticesinde müvekkili şirket tarafından hazırlanan hakedişe esas alınan malzeme miktarının doğru olduğu ve davalının haksız kesinti yaptığının ortada olduğunu; mahkemenin haksız kesintilerden 454.698,22 TL’lik kısmının reddine ilişkin hatalı da olsa bir gerekçe gösterildiği ancak bakiye kesinti tutarı bakımından davanın reddi için gerekçe gösterilmediğini; kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davalı tarafından müvekkilinin hakedişlerinden kesinti yapılmadığı varsayımında dahi dosyada alınan raporlar ile müvekkilinin davalıdan kesintiler dışında 5.373,74 TL alacaklı olduğu açıkça tespit edildiğini, mahkemece bu husus gözden kaçırılarak davanın tümünün reddi yönünde karar tesis edildiğini belirterek, kararın kaldırılarak toplamda 1.243.282,89 TL hak ediş kesintisinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketler ortaklığı tarafından davacıya toplam 11.984.250,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, dosya davalısı elemanına ait imza ile Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/376 Esas sayılı dosyasına gönderilen 09/03/2010 tarihli kesin hak edişte toplam 454.698,22 TL’lik kesintinin yapıldığı belirtilmiş ise de bu belgenin tarafların imzasını taşımadığı gibi hak edişte belirtilen kesintinin yapılmadığının tespit edildiği, bilirkişi raporu denetime açık ve bilimsel verilere uygun olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve davacı tarafından yapılan işler kapsamında davacıya ödemelerin yapıldığı ve davacının hak ediş alacağından kesinti yapılmadığı, dava kesintilere yönelik açılmış olup, cari hesap alacağına yönelik açılmış bir dava bulunmadığı anlaşıldığından, rapor esas alınarak davanın reddi yönünde verilen mahkeme kararı usul ve yasaya, açıklanan gerekçe ve gerektirici sebeplere uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının müvekkilinin hakedişinden yaptığı kesintilerin haksız olduğu, davalının imzasını taşıyan hak edişe göre 3 kaleme ilişkin kesintinin haksız olduğu, mahkeme tarafından bilirkişi kök ve ek raporunun değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile karar verildiği, mahkeme ve istinaf dairesi kararlarının gerekçe belirtilmeden verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan hak ediş kesintilerinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddeleri…
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesinden kaynaklanan ihtilafta, davacı tarafından yapılan işler kapsamında davacıya ödemelerin yapıldığı ve davacının hak ediş alacağından kesinti yapılmadığı, davacının davadaki talebinin haksız yapıldığı iddia edilen hakediş kesintilerine yönelik olduğu, cari hesap alacağına yönelik açılmış bir dava bulunmadığı anlaşıldığından, rapor esas alınarak davanın reddi yönünde verilen ilk derece mahkemesi kararının Bölge Adliye Mahkemesince usul ve yasaya uygun bulunması ve istinaf başvurusunun esastan reddinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.