Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1358 E. 2023/1290 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1358
KARAR NO : 2023/1290
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait … ili, … ilçesi, 116 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerine projesine uygun bina yapılması konusunda anlaştıklarını, yazılı sözleşmeyi imzalamadıklarını, bu yazılı sözleşmeye göre davacının iş yaptığını, sözleşmenin fiili olarak hayata geçirildiğini, ayrıca sözleşme dışında da iş yaptığını, davalının yapılan işler karşılığında 188.900,00 TL ödeme yaptığını, ancak 111.500,00 TL bakiye iş bedelini ödemediğini belirterek davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının proje dışında başka bir iş yapmadığı gibi proje kapsamında bulunan işleri de yapmadığını, kendisinin üçüncü kişilere inşaatı tamamlattırdığını, iş bedelinin ödendiğini, davacı tarafından sunulan belgeden bilirkişi raporu ile haberdar olduklarını ve belgeyi kabul etmediklerini, söz konusu belgeyi davacının tek taraflı olarak düzenlediğini, taraflarının imzasının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli ve 2010/457 Esas, 2014/553 Karar sayılı kararıyla; açılan davanın kısmen kabulü ile 51.401,38 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2016/5632 Esas, 2017/3196 Karar ve 28.09.2017 tarihli kararı ile; davalı tarafından kabul edilmeyen yazılı sözleşmenin gerek dava, gerekse de davacının delil listesi dilekçesi ekinde davalıya tebliğ edildiğine dair evraka dosya arasında rastlanmadığı, bu durumda mahkemece, davalının söz konusu belge içeriğinden, ikinci bilirkişi kurulundan alınan raporla haberdar olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davalının rapora yönelik verdiği itiraz dilekçesinde, davacı tarafından sunulan imzasız belgeyi kabul etmediğinden, uyuşmazlığın iş bedelinin hesaplanmasında toplandığının kabul edilmesi gerektiği, bu durumda işin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi uyarınca, iş bedelinin hesaplanmasında taraflar arasında anlaşma olmadığı takdirde iş bedelinin işin yapıldığı tarihte geçerli olan mahalli serbest piyasa rayicine göre hesaplanması ve hesaplanan iş bedelinden kanıtlanan 188.900,00 TL ödemenin düşülerek bakiye alacak üzerinden hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.
V. BOZMA SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2017/791 Esas, 2018/212 Karar ve 28.03.2018 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile 51.516,18 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2019/3821 Esas, 2020/2015 Karar ve 02.07.2020 tarihli kararı ile; mahkemece bozmadan sonra alınan bilirkişi ek raporunda hesaplamanın davalı tarafından kabul edilmeyen belgedeki iş bedeli esas alınarak yapıldığının anlaşıldığı, bu haliyle hükme esas alınmasının doğru olmadığı, bilirkişiden alınacak ek rapor ile bozmada belirtilen yönteme uygun olarak davacı alacağının hesaplattırılıp, 188.900,00 TL ödemenin düşülerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.
VII. BOZMA SONRASI İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2020/631 Esas, 2021/726 Karar ve 02.12.2021 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile 52.296,65 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
VIII. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişilerin eksik ve ayıplı imalat bedellerini hesaplamadığı, iş bedelinin 2006 yılı Bayındırlık Yapı Yaklaşık Birim Fiyatlarına göre hesaplanması ve %25 yüklenici kârının indirilmesi gerektiği, 16.08.2006 tarihli yapı ruhsatının zemin +2 kat için düzenlenmesine rağmen davacının çatı arası da yaparak kaçak kat inşa ettiği, bilirkişi tarafından kaçak kısmın yasal hale getirilip getirilemeyeceği konusunda bir inceleme yapılmadığı, tam tersi kaçak bölüm için 12.180,79 TL bedel belirlendiği, yapılan ödemenin 199.900,00 TL olduğu, davacının işçileri için yapılan sigorta prim ödemesinin de dikkate alınmadığı belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi uyarınca bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 366 ıncı maddesi, 4/2/1959 tarih ve 1959/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 437 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Davalı iş sahibi vekili, iş bedelinin 2006 yılı Bayındırlık Yapı Yaklaşık Birim Fiyatlarına göre hesaplanması ve %25 yüklenici karının indirilmesi ve gerektiği gerekçesiyle kararı temyiz etmiş ise de, söz konusu bu husus bozma kararında değerlendirildiğinden ve mahkemece bozma kararına uyulduğundan usulü kazanılmış hak oluşmuş olup, davalının temyiz itirazı yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
Davalı vekili yapılan binanın kaçak olduğu gerekçesiyle kararı temyiz etmiş ise de; söz konusu bina hakkında 11.07.2008 tarihinde yapı kullanma izin belgesi düzenlendiğinden, davalının bu temyiz itirazı da yerinde görülmeyip, reddi gerekmiştir.
Davalı vekili bilirkişilerin eksik ve ayıplı imalat bedellerini hesaplamadığı gerekçesiyle kararı temyiz etmiş ise de; düzenlenen raporda davacı yüklenici tarafından yapılan imalatların tek tek belirlendiği, yapıldığı yıl serbest piyasa fiyatlarına göre iş bedelinin hesaplandığı, raporun denetime açık olduğu anlaşıldığından davalının bu temyiz itirazı da yerinde görülmeyip, reddi gerekmiştir.
Davalı vekili yapılan ödemenin 199.900,00 TL olduğu ve davacının işçileri için yapılan sigorta prim ödemesinin dikkate alınmadığı gerekçesiyle kararı temyiz etmiş ise de, bozma kararında davalı ödemesi olarak 188.900,00 TL’nin kabul edildiği anlaşılmış olup, bu ödeme haricinde dava dosyasına yeni bir ödeme yapıldığına dair evrak, makbuz ibraz edilmediğinden davalının bu temyiz itirazı da yerinde görülmeyip, reddi gerekmiştir.

IX. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.