Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1361 E. 2023/1295 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1361
KARAR NO : 2023/1295
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı arsa sahipleri vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yüklenici ile müvekkillerine ait taşınmaz ile ilgili … 5. Noterliğinin 22.08.2014 tarih 8698 yevmiye sayılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalı yüklenicinin 32 dairelik yarım kalan inşaatı tamamlamayı üstlendiğini, dava dışı ilk yüklenici … ile davacılar arasında yarım kalmış inşaat nedeniyle … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/24 Esas sayılı davanın derdest olduğunu, davalı yüklenicinin devraldığı taşınmazla ilgili bu davadan veya başka sebepten kaynaklanan tüm harcamaları yapmayı ve harcamayı taahhüt ettiğini, davaya konu senetteki borcun sözleşmede yazılı harcamaların davalı tarafından yapıldığı iddiasıyla düzenlendiğini, davacıların gerçekten bu harcamaların yapıldığı düşüncesiyle davaya konu senede imza attıklarını, oysaki davalı yüklenici tarafında herhangi bir harcama yapılmadığını, davacıların … 3.İcra Müdürlüğünün 2015/15486 Esas sayılı icra takibi dolayısıyla borçlu bulunmadıklarının tespiti ile davalı aleyhine %20 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, takibe konu senetten kaynaklanan alacağının bir kısmını temlik alan iyi niyetli 3. kişi olduğunu, keşideci ile lehtar arasındaki ilişkiye yönelik itiraz ve defilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 14. maddesinde, dava dışı ilk yüklenici kooperatif ile davacılar arasında görülecek davalardaki her türlü masrafın müvekkil şirket tarafından karşılanacağının yazılı olduğunu, davalının sözleşme hükümlerine riayet ederek davacıların kendisinden talep etmiş olduğu tüm paraları ödediğini, ancak dava dışı kooperatifin inşaatı bitirme aşamasına getirmesi nedeniyle davacı arsa sahipleri ile imzalanan sözleşmeyi ifa etmenin mümkün olmadığını, bu nedenle taraflar arasında 27.03.2015 tarihli sözleşmenin imzalandığını ve davacıların, davalı yüklenicinin yapmış olduğu masraflar karşılığında davaya konu 350.000,00 TL’lik senedi düzenleyip verdiklerini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2016/549 Esas, 2019/174 Karar ve 27.03.2019 tarihli kararıyla özetle; önceki yüklenicinin dava konusu inşaat seviyesini Haziran 2015 tarihinde % 99 oranında tamamlanması nedeni ile taraflar arasındaki 22.08.2014 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ifa kabiliyeti kalmadığı, tarafların bundan sonra bir araya gelerek 27.03.2015 tarihli sözleşmeyi imzaladıkları, dava konusu bonoya dayanak yapılan bu sözleşme ile davalı yüklenicinin davalar ve tedbirler nedeni ile kendisine teslim edilemeyen inşaat nedeni ile davacılar adına ödediği komisyon ücreti, veraset intikal vergisi, vekalet ücreti, noter ücreti, keşif, harç gibi yargılama giderleri tutarının davacılar tarafından 350.000,00 TL olarak hesaplandığı ve bu tutarın davalı yükleniciye ödenmesinin kabul edilerek 350.000,0 TL tutarlı bononun davacılar tarafından davalı yükleniciye verildiği, 22.04.2016 olan dava tarihi nazara alınarak, 27.03.2015 tarihli sözleşmeye dayalı olarak düzenlenen senedin kandırılarak alındığı iddiası konusunda, hileyi düzenleyen TBK.’nın 36. ve özellikle bunun ileri sürülme süresine ilişkin 39. md. hükmündeki bir yıllık hak düşürücü süre, davacılar lehine uygulansa dahi, 27.03.2015 tarihli sözleşmeyi inkar etmeyen davacı arsa sahiplerinin, aleyhlerine girişilen icra takibine konu bono nedeniyle borçlu bulunmadıklarının tespitine yönelik talepleri haklı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; taraflarca imzalanan 27.03.2015 tarihli sözleşme gereğince takibe konu 350.000,00 TL’lik senedin verildiği, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında 350.000,00 TL’lik senet nedeniyle hiç bir harcama görülmediği, 350.000,00 TL’lik harcamanın nereden çıktığının belli olmadığı gerekçesiyle kararı istinaf etmiştir.
Davalı yüklenici vekili istinaf başvurusunda özetle; icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulması yönünde mahkemece ihtiyati tedbir kararı verildiği, davanın reddine karar verildiğinden İİK.72/4. maddesi gereğince davalı lehine %20 tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge adliye mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine, İİK’nın 72/4.maddesi gereğince takdir edilen % 20 tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararını, süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvurusundaki gerekçelerle kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu 350.000,00 TL bedelli senetten dolayı davacıların borçlu olup olmadıklarının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Türk Borçlar Kanunu’nun 470 inci maddesi, İcra ve İflas Kanunu’nun 72 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Taraflar arasında imzalanan … 5. Noterliği’nin 22.08.2014 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, davalı yüklenici kaba inşaat aşamasında yarım kalmış inşaatı tamamlamayı üstlenmiştir. Ancak söz konusu inşaatın dava dışı ilk yüklenici tarafından tamamlanması nedeniyle sözleşmenin ifası imkansız hale gelmiş olup, taraflar bunun için davalı yüklenici tarafından, davacı arsa sahipleri adına ödenen paraların ve yapılan masrafların ne şekilde ödeneceği konusunda 27.03.2015 tarihli sözleşmeyi imzalamışlardır. Söz konusu sözleşmede, davacı arsa sahipleri, davalı yüklenicinin kendi adlarına 350.000,00 TL nakit para, dava masrafı, noter masrafı ve yapmış olduğu diğer ödemeler toplamı olarak 350.000,00 TL’yi yükleniciye geri ödemeyi kabul etmişler ve buna dair davaya konu 350.000,00 TL’lik senedi vermişlerdir. Davacı arsa sahipleri iş bu sözleşme ile davalı yükleniciye karşı açıkça 350.000,00 TL borçlu olduklarını kabul etmişlerdir. Diğer yandan davalı yüklenici de yargılama aşamasında davacı arsa sahipleri adına yapılan ödemeleri gösteren makbuzları ibraz etmiş olduğundan, yapılan masrafların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmaması davalının bu masrafları yapmadığının göstergesi olamayacağından davacı arsa sahiplerinin temyiz itirazları yerinde görülmeyip, reddi gerekmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci
fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.