YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1400
KARAR NO : 2023/1147
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak (Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılardan …’a ait olan inşaat firması ile … Mahallesinde bulunan apartmanın iç alçı, sıva, saten boya dahil ve dış kaplama işinin yapılması hususunda anlaştıklarını, müvekkilinin yapılan sözleşme gereği üzerine düşen edinimleri diğer davalılarında rızası ile yerine getirmesine rağmen belirlenen ücretin müvekkiline ödenmediğinden bahisle belirlenen ücretin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı arsa sahipleri cevap dilekçelerinde özetle; davacıyı tanımadıklarını, davacı ile anlaşmalarının veya talimatlarının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı … arasında 15.04.2013 tarihli birim değeri üzerinden iş sözleşmesi imzalandığını, icra edilen keşif ile davacının sözleşme kapsamında belirlenen işlerin %99,5 ini tamamladığını, sözleşmedeki birim değerlerine göre yapılan imalat değerinin 158.595-TL olduğunu; davacının diğer davalılar (bina sakinleri) ile sözleşme imzalandığını bizzat beyan etmekle bu vakıayı çekişmesiz hale getirdiğini; davacı yemin deliline dayanmış olsa da bizzat davacının beyanı ile çekişmesiz hale gelen vakıa hakkında artık ispat faaliyetine girişilemeyeceğini; davacının … dışındaki davalılardan sözleşmenin nispiliği uyarınca hak talep edemeyeceği; yapılan imalat değeri olan 158.595-TL’yi davalı …’tan talep edebileceği; dosyamızda karşılıklı borç yükleyen 15.04.2013 tarihli eser sözleşmesinde davalı …’ın dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge bulunmadığından temerrüt tarihinin dava tarihi olacağı; dava kısmi dava olarak açıldığından bakiye kısma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen ret kararının yerinde olmadığını, kararın kaldırılması gerektiğini, her ne kadar davalılar yemin etmiş ise de, söz konusu yemin metninde bulunan beyanlarının eksik olarak davalılara yöneltilmiş olup söz konusu yeminlerin genel geçer şekilde alındığını, yemin metninin tam anlamıyla gerçekleştirilmediğini, yemine dair ihtarı içeren tebligatın tebliğ edilmesine rağmen yemin etmeyen kat maliki davalılar açısından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, yine bir takım davalıların, talimat ile yeminli ifadesinin alındığını, ancak yeminin, asıl mahkeme huzurunda alınması gerektiğini, nitekim talimat ile alınan yeminlerde, yemin metninde ifade ettikleri tüm hususların, yöneltilmediğini, bu şekilde yemin metninin eksik bir şekilde alındığından hukuka aykırı olduğunu, müvekkil davacı ile davalı yüklenici … arasındaki sözleşmede apartmanın tüm daireler ve ortak alanlar dahil tamamının alçı, sıva, saten, zımparalama ve boyama yapım işlerinin yapılacağı kararlaştırılmış olup davalıların bu ortak alanları yaptıramayacağının açık olduğunu, bu beyanı ile müvekkil davacıya ortak alanda kalan işleri tamamlattırdıklarının da ortaya çıktığını, müvekkil davacının sözleşmeden kalan ve sözleşme dışı işleri yapmış olup bu anlamda davalıların vekaletsiz iş görme hükümlerince bedeli ödemesi gerektiğinin açık olduğunu, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nun 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ilâ 486 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacının davalı … ile yazılı anlaşma yaptığı, diğer davalıların bu sözleşmede imzalarının bulunmadığı, davacının iddia ettiği gibi davacıya talimat vermedikleri, davacıyı tanımadıklarını yeminli beyanlarında da tekrar ettikleri, davacının davalı arsa sahipleri ile aralarında sözleşme ilişkisi olduğunu kendisinin ispat etmesi gerektiği, ancak bu hususu ispat edemediği anlaşıldığından mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.