Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1414 E. 2023/2091 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1414
KARAR NO : 2023/2091
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/39 E., 2022/69 K.
DAVALILAR : 1-… 2-… 3-…
4-… 5-… Vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 19.12.2014
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/185 E., 2021/198 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacını davalı arsa sahipleri ile kat karşılığında inşaat sözleşmesi akdettiklerini, binanın inşaatına başlanıldığını, ancak sonrasında inşaatın 3. bodrum kat betonunun C30 beton standartlarına uymadığı gerekçesiyle 29/03/2012 tarihinde sözleşmeye konu inşaatın Zonguldak Belediyesi tarafından mühürlendiğini, Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/154 esas sayılı dosyası ile taraflar arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin iptaline 14/03/2014 tarihinde karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, yargılama devam ederken sözleşmeye konu arsa paylarının davalı arsa sahiplerine devredildiğini, dava dışı yüklenici ile söz konusu inşaatın tamamlanması konusunda anlaşıldığını, müvekkilinin bıraktığı yerden devam edildiğini, toplamda inşaatın % 30 luk kısmının gerçekleştirildiğini, davacının ifa ettiği ve % 30 gerçekleşme oranını bulan inşaat üzerinden bugüne kadar yapmış olduğu masrafları alamadığını, davalıların sebepsiz zenginleştiğini belirterek yapmış olduğu imalat bedelini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü iddiaların gerçeği yansıtmadığını, iddiaların hiç bir yasal dayanağının da bulunmadığını, davacının davasında haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13/02/2019 tarih 2014/728 Esas, 2019/64 Karar sayılı kararı ile kısmen kabul kararı verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince 23/05/2019 tarih 2019/301 Esas, 2019/308 Karar sayılı kararında ” davalıların zamanaşımı defi hakkında karar gerekçesinde olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılması, hükme esas alınan bilirkişiler … ve arkadaşlarından tarafların kök rapora itirazlarını karşılar mahiyette ek rapor alınması, alınacak ek raporda, taraflar arasındaki sözleşmenin Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/154 esas sayılı dosyasında verilen ve taraflarca temyiz edilmeksizin 19.6.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılan kararla feshin kesinleştiği anlaşılmakla, davacı yüklenici tarafından belirlenen %12 inşaat seviyesinin 19.6.2014 tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre gerçekleştirdiği arsa sahipleri yararına olan imalât bedelinin tespiti, davacı tarafından inşaatta kullanılan malzeme ve işçilik dışındaki sunulan harcama makbuzlarından hangilerinden arsa sahibinin yararlanabileceği belirlenmek suretiyle itirazlar gözetilerek istinaf ve yargıtay denetimine elverişli ek rapor alınması hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceğinden” gerekçesiyle yukarıda yazılı sebeplerden dolayı eksikliklerin tamamlanması amacıyla diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin dosyanın 6100 Sayılı H.M.K’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

V.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15/04/2021 tarih 2019/185 Esas, 2021/198 Karar sayılı kararı taraflar arasında Zonguldak 2. Noterliği’nin 06.06.2011 tarih ve 06595 yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığı, Zonguldak 1 Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/154 E 2014/129 K sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin iptaline karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davacı tarafından inşaatın %12 seviyesine kadar tamamlandığı, her ne kadar davacı tarafından inşaatın %30 seviyesinde tamamlandığı iddia edilmiş ise de Zonguldak 1 Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/154 E sayılı dosyasında keşif sonrası alınan raporda inşaatın %12 seviyesinde olduğunun belirlendiği, Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/154 esas sayılı dosyasında verilen kararın taraflarca temyiz edilmeksizin 19.06.2014 tarihinde kesinleştiği, davacının yapmış olduğu bina değeri kadar davalı tarafın zenginleştiği, hükme esas alınan 08.03.2021 tarihli bilirkişi raporu uyarınca 19.06.2014 tarihi itibari ile %12 seviyesine kadar olan imalatların toplam tutarının 77.064,00-TL davacı tarafından yapılan zorunlu ve davalılar yararına olan harcamalar toplamının 106.465,24-TL olduğu, her ne kadar davalı taraf dava konusu taşınmazın davacı tarafından … ‘a satılması sonrasında kendileri tarafından … ‘tan satın alınması nedeni ile husumet itirazında bulunmuş ise de; Zonguldak 1 Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/154 E sayılı dosyası ile birleşen mahkememizin 2012/147 E sayılı dosyasında davalı tarafın taşınmazın muvaazalı olarak devredildiğini ileri sürdüğü, mahkemece taşınmazın satışın muvazaalı olduğunun tespit edildiği ve yargılama aşamadında da taşınmazın dava dışı … tarafından yeniden davalılara devredildiği, her ne kadar davalılar tarafından zamanaşımı definde bulunulmuş ise de taraflar arasında eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olması nedeniyle, zamanaşımı süresinin TBK’nın 147/6 maddesi uyarınca 5 yıl olduğu ve Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/154 esas sayılı dosyasında verilen karar ile feshin 19.06.2014 tarihinde kesinleştiği, bu nedenle de dava tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil tarafından davaya konu edilen taşınmaza ilişkin yapmış olduğu masraflar yönünden davalıların sebepsiz zenginleşmiş olduğu davada, yerel mahkeme tarafından dosyaya bilirkişi raporları aldırıldığını, bilirkişi raporlarında inşaat seviyesi %12 olduğu belirtilerek hesaplama yapıldığını, oysaki dava dilekçemizin ekinde sunmuş olduğumuz 28/04/2012 tarihli seviye tespit tutanağına göre inşaatın gerçekleşme oranı %30 olarak belirlendiğini, yerel mahkeme tarafından dava dilekçemiz ekinde olan inşaat seviye tutanağı da dikkate alınarak inşaatın tamamlanma oranı üzerinden tespit yapılması gerekirken, bu hususta eksik araştırma yapılarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporlarında ” 4-8 katlı Binalar: kaba inşaat %40(Beton % 10, Demir %10 , Kalıp %10, Duvar Örülmesi %10) çatı %10 iç sıva %5 dış sıva %2 boya badana %3 kaplamalar %9 elektrik tesisatı %5 sıhhi tesisat %7 kalorifer tesisası %8 münferit işler %7 olarak belirtilmiştir. müvekkilin tamamlamış olduğu dava konusu inşaat bu değerlendirmeye göre %12’nin çok çok üstünde olduğunu, kaldı ki delil listemizde yer alan inşaat seviye tespit tutanağında inşaatın tamamlanması bakımından benzer bir oranlama yapılmış ve seviyesinin %30 olduğu belirtildiğini, bu kapsamda %12 lik orana göre yapılan hesaplamayı kabul edilmesinin mümkün olmadığını, dava dilekeçmiz ile birlikte davaya konu inşaatın yapımına ilişkin yapılan giderler mekbuz ve faturaları ile dosyaya sunulduğunu, ancak ne son alınan bilirkişi raporunda ne de önceki raporlarda bu giderlere ilişkin yeterli değerlendirme yapılmadığını, son alınan bilirkişi raporunda dosya içerisinde faturası bulunan zorunlu harcamalar belirtilmişse de, bu harcamalar eksik gösterildiğini, yerel mahkeme kararında dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmetmiş ise de, müvekkil tarafından yapılan imalatların, dolayısıyla davalıların sebepsiz zenginleştiği tarihten bu yana yasal faiz işletilmesi gerektiğini, zira davalıların sebepsiz zenginleştikleri tarih, davaya konu taşınmazın müvekkilin imalatını tamamladığı tarih olduğunu, verilen karar fazi başlangıç tarihi itibariyle de hatalı olduğunu, sunulan ve resen gözetilecek nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve talepler doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
yerel mahkemenin zaman aşımı
itirazımızı kabul etmemesi usul ve yasaya aykırı olduğunu,
davacı, müvekkiller
tarafından Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan “kat karşılığı inşaat sözleşmesinin iptali ve tapu iptal ve tescil ” davasının açıldığı günlerde taşınmazı üzerindeki mütemmim cüzleri ile birlikte 3. şahıs olan … ‘a satmış olduğundan taraf sıfatı kalmadığı gibi, sözleşmedeki hak ve yükümlülüklerini de zımnen aynı kişiye devretmiş olduğunu, bu itibarla, mahkemece kat
karşılığı inşaat sözleşmesi iptal edilmiş olsa dahi, davacı taşınmazı üzerindeki inşaatlarla birlikte üçüncü kişiye tapuda satarak devretmiş olduğundan, artık sözleşme feshedilmemiş olsaydı dahi, davacının artık bu aşamadan sonra imal etmiş olduğu inşaat bedelini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istemesi yasal olarak mümkün olmadığını, diğer yandan, %12 seviyesindeki inşaat için sözleşmenin feshedildiği tarihteki inşaat birim fiyatlarına göre bedel tespiti yapılması gerekir iken sözleşmenin feshinin kesinleştiği 19.06.2014 tarihindeki inşaat birim fiyatları esas alınarak hesap yapılması da usul ve yasaya aykırı olduğunu, yine, davayı kabul etmemekle
birlikte, yerel mahkemece, müvekkil davalıların dava dışı …’tan satın aldıkları taşınmaz ve üzerindeki inşaatlar için ödemiş oldukları 105.700,00 TL’nin de davacının yaptığını iddia ettiği masraflardan mahsup edilmemesi de usul ve yasaya aykırı olduğu gibi hakkaniyete de aykırı olduğunu, yukarıda sunulan ve BAM başkanlığınızca re’sen dikkate alınacak diğer nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair kararının kaldırılmasına ve yasal dayanağı bulunmayan, usul ve yasaya aykırı davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “Dava konusu taşınmazın davalı arsa sahipleri tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldıktan sonra davacı yükleniciye devredildiği, davacı yüklenicinin de bu yeri dava dışı… … isimli kişiye 4.5.2012 tarihinde satış suretiyle temlik ettiği, yukarıda belirtilen mahkeme gerekçesine göre… …’ın bu yeri tekrar davalı arsa sahibi …’ya devrettiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde arsa sahibinin arsa payının tamamını veya bir kısmını yükleniciye devretmesi avans niteliğindedir. Yüklenici, sözleşme hükümlerine göre edimini ifa ettiği oranda ayni hakka hak kazanır. Sözleşme geriye etkili olarak feshedilmişse, yükleniciye yapılan devirlerin geçerlilik sebebi ortadan kalkacağından yapılan devir işlemi yolsuz hale gelecektir. Bu durumda yüklenicinin devrettiği üçüncü kişilerinde edinimleri yolsuz olacaktır. Somut dosyada, taraflar arasında yapılan sözleşme geriye etkili olarak feshedildiğinden, davacı ve ondan devralanın kazanımı yolsuzdur. Nitekim, dava dışı… … isimli kişice taşınmaz davalılar adına …’ya iade edilmiştir. Dolayısıyla, davalılar tarafından davacıya inşaat yapımı amacıyla devredilen taşınmaz geri alınmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının imalat bedeli istemini davalılara yöneltebileceğinden davalıların husumet itirazları yerinde değildir.
Feshin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 5 yıllık zamanaşımı süresi henüz dolmadığından davalıların zamanaşımı defi de yerinde değildir.
Bu durumda, mahkemece hükme esas denetlemeye elverişli ve gerekçeli bilirkişi raporu uyarınca, yüklenicinin işten el çektiği tarih itibariyle inşaat seviyesi % 12 olduğuna göre, feshin kesinleştiği 19.6.2014 tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre gerçekleştirdiği arsa sahipleri yararına olan 77.064 TL ve yüklenici tarafından yapılan inşaata başlanabilmesi için zorunlu masraf olan 106.465,24 TL olmak üzere toplamda 183.529,24 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacı tarafça dava tarihinden önce miktar belirtilerek ödeme talebini içerir şekilde davalılar temerrüde düşürülmediğinden mahkemece faiz başlangıcının dava tarihi olarak belirlenmesi de yerindedir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından” taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Taraflar istinaf dilekçelerinde ileri sürdüğü itirazları temyiz dilekçelerinde yinelemişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin iptal edilmesinden kaynaklanan imalat bedeli alacağının istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri,

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (6098 sayılı Kanun) 470 ilâ 486 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, sözleşmenin feshi ile talep edilebilecek imalat bedeli alacağının istenebilmesi aynı zamanda zamanaşımı süresinin başlama tarihinin sözleşmenin feshi kararının kesinleştiği tarihten itibaren uygulanmasının doğru olduğu, inşaatın geldiği seviyenin belirlenmesinde sözleşmenin fesih kararının verildiği davada bilirkişilerce tespit edilen ve karara esas alınan rapora göre belirlenmesinin de hukuka aykırı olmadığı, zira fesih davasında bu seviyenin dikkate alınarak sözleşmenin feshedildiği ve belirlenen bu inşaat seviyesinin de kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından temyiz kapsamı ve nedenlerine göre taraflar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.