Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/143 E. 2023/319 K. 30.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/143
KARAR NO : 2023/319
KARAR TARİHİ : 30.01.2023

NCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/988 E., 2014/415 K.
DAVA TARİHİ : 10.12.2013
HÜKÜM/KARAR : Davanın hak düşürücü süre yönünden reddi

Taraflar arasında kooperatif yönetim kurulunca alınan ihraç kararının mutlak butlanla batıl olduğunun ve kooperatif üyeliğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatif yönetim kurulu kararıyla Kooperatifler Kanunu gereği tüzel kişilerin kooperatiflere üye olamayacağından bahisle müvekkili şirketin kooperatif üyeliğinin sona erdirildiğini, kanunda açıkça gerçek ve tüzel kişilerin kooperatiflere üye olabileceğinin öngörüldüğünü ileri sürerek müvekkil şirketin üyelikten ihracına ilişkin kooperatif yönetim kurulu kararının butlan nedeniyle geçersizliğinin ve kooperatif üyeliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından ihraç kararın kesinleştiğini, kooperatif ana sözleşmesinin 10. maddesinin Kooperatifler Kanunu’nun 9.
1

maddesi hükmünün eski düzenlemesine atıf yaptığını, bu hükmün eski düzenlemesinde özel hukuk tüzel kişilerinin yer almadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, ihraç kararının somut bir olaya ve kişiye özgü olarak alınmış olması dikkate alınarak iptal edilebilir kararlardan olduğu, ihraç kararının davacı tarafa 19.10.2004 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, dava konusu yönetim kurulu ihraç kararı usul ve yasaya aykırı olarak alındığından butlanla malul olduğunu, batıl kararların başlangıçtan itibaren hiçbir hüküm ifade etmediğini, batıl işlemin geçersizliğiyle müvekkil şirketin davalı kooperatif nezdindeki üyeliğinin tespiti talebi yönünden herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kooperatif yönetim kurulu ihraç kararının mutlak butlanla batıl olduğunun ve kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 16 ncı maddesi, Ana Sözleşmenin 14 ncü maddesi, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427 ncı ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 16 ncı maddesi 3 üncü fıkrası (aynı yönde kooperatif ana sözleşmesinin 14 üncü maddesi 2 nci fıkrası) gereğince çıkarma kararının, ortağa tebliğinden itibaren üç ay içinde iptali için dava açılmaması halinde bu kararın kesinleşeceği hükme bağlanmıştır. Dava açmaya ilişkin bu süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Ancak sürenin başlayabilmesi için kararın tebliği zorunludur.

Somut olayda, yönetim kurulu ihraç kararına ilişkin noter ihtarnamesinin davacıya 19.10.2004 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafın tebligat usulsüzlüğü yönünde herhangi bir iddiasının bulunmadığı, ihraç kararının iptaline ilişkin eldeki davanın üç aylık hak düşürücü süre geçtikten yaklaşık 9 yıl sonra 10.12.2013 tarihinde açıldığı anlaşılmakla mahkemece verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

30.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.