Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1578 E. 2023/2441 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1578
KARAR NO : 2023/2441
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/791 E., 2021/741 K.
DAHİLİ DAVALI : …
DAVA TARİHİ : 21.10.2009

Taraflar arasındaki menfi tespit, tapu iptal ve tescil ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davalı … hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ve dahili davalılar …, …, … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan S.S. … Konut Yapı kooperatifi ile diğer davalı … arasında kooperatife kum temin etme sözleşmesi düzenlendiğini ve karşılığında 19 no.lu bağımsız bölümün verilmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin de bu daireyi kooperatif üyesi olan …’ten devraldığını, kooperatif tarafından üye olarak kabul edilerek dairenin kendisine tahsis edildiğini, sadece tapu masraflarının kendisine düşen kısmı ve elektrik su abonmanını ödeyeceğinin belirlendiğini, müvekkilinin hiçbir borcu kalmadığını, buna rağmen tapusunun verilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin davalılara borcunun bulunmadığının tespiti ile dairenin tapusunun müvekkili adına tesciline, bu talepleri kabul edilmediği takdirde 35.833,00 TL’nin ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … cevap dilekçesinde özetle; kooperatif ile … arasındaki sözleşmede taraf olmadığını, davalı kooperatifin kendisine karşı olan edimlerini yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu hisseyi davacıya devrettiğini, davacı ile kooperatif arasındaki meselelerden sorumlu olmadığını, davacının talep ettiği alacak miktarının müvekkiline değil kooperatife yapılan ödemeler olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

3. Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının üye kayıt defterinde 125 numaralı üyeliğe kaydedilmiş olsa da üyeliğine dair yönetim kurulu tarafından bir karar alınmadığını, 125 no’lu üyeliğindeki parayı kooperatiften çekerek ayrılması nedeniyle …’ün müvekkili kooperatiften bu sözleşme gereğince alacağı bir daire ve devredeceği bir hakkı bulunmadığını, …’e alınan kumun bedelinin 52.372,00 TL olarak peşin ödendiğini, hem bu paranın ödenmesi hem de bir daire verilmesinin yapılan işe göre hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, … ile kooperatifin daha önce yöneticiliğini yapan ve ibra edilmeyerek azledilen eski yönetim kurulu üyelerinin azledildikten sonra göstermelik olarak yaptıkları sözleşmelerin geçerli olmadığını, “Kum karşılığı daire sözleşmesi” başlığını taşıyan ve kooperatifin kaşesinin dahi bulunmadığı belgenin hukuken anlam ifade etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.11.2012 tarih ve 2011/89 E., 2012/239 K. Sayılı kararı ile davalı kooperatife, davalı …’e ve dahili davalı …’a karşı açılan tapu iptali ve tescil ve olmadığı takdirde bedel iadesine yönelik davanın reddine, davalı …’ün davacıya daire satışı hukuken geçersiz ve imkansız olması nedeniyle davacının tapu iptali tescil isteğinde bulunma olanağı bulunmadığı, davacının geçersiz sözleşme nedeniyle davalı …’e verdiğini ancak haksız iktisap kurallarına göre geri isteyebileceğini, …’ e ödenen paranın dava tarihi itibariyle denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ulaştığı değer 44.329,54 TL olduğu, taleple bağlı kalınarak 35.833,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı …’ten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesi’nin 15.01.2015 tarih ve 2014/6926 Esas, 2015/188 Karar sayılı kararı ile davacının öncelikli talebinin tapu iptal ve tescil olduğu nazara alındığında, öncelikle bu talebin yerinde olup olmadığı hususunda gerekli inceleme yapılması gerektiği, kooperatifler konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden kooperatif defter, kayıt ve belgeleri, genel kurul ve yönetim kurulu kararları üzerinde inceleme yaptırılarak, davalı … tarafından kooperatife yapılan işin niteliği, bu iş karşılığında davalı …’e veya sahibi bulunduğu şirkete herhangi bir bedel ödenip ödenmediği, davalı …’ün kooperatife üye olması sırasında alınan kararların peşin ödemeli ortak statüsü kazandıracak nitelikte olup olmadığı, 19.07.2009 tarihli genel kurulda davalı …’ten alındığı halde kooperatif kayıtlarında görülmeyen bedelle ilgili olarak yönetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açılması konusunda karar alınmış olmakla, bu karar sonucunda dava açılıp açılmadığı, açılmışsa sonucu üzerinde durularak, tüm bu inceleme sonunda davalı …’ün peşin ödemeli ortak olup olmadığı ve sonuç itibariyle bu davalıdan hisse devir alan davacının statüsü ve kooperatiften bağımsız bölüm talep edip edemeyeceği, peşin ödemeli ortaklık durumu yoksa davacının davalı kooperatife borcunun olup olmadığı hususu belirlenerek sonucuna göre menfi tespit, tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde talep edilen tazminatla ilgili Dairemizin yerleşmiş içtihatları ve oluşan müktesep hak dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davalı …’ün davalı kooperatiften iki ortaklık hisse aldığı ve sahibi olduğu ortaklık hisseleri için kooperatife kısmi ödeme yaptığı, davacının davalı …’ın sahibi olduğu ortaklık hisselerinden birisini usulüne uygun olarak devir aldığı devir senedi kooperatif yönetimince onaylandığı, davacının ortaklığının yasal hale geldiği, …’ün davacıya devir ettiği ortaklık hissesinin peşin ödeme ve sabit fiyatlı ortaklık olmadığı, davacının konut sahibi olabilmesi için eş değer konutu olan ortakların yaptığı ödeme kadar davacıya ait hisse için de ödeme yapılması gerektiği, bu hususun ispatlanamadığı, davacının yargılama aşamasındaki beyanından talebinin tazminat olması da dikkate alındığında davalı …’ın devrettiği konut için ödeme yapmadığı halde ödeme yapmış gibi davacıdan 32.500 DM almış olmasının sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi ve bu bakımdan iadeye karar verilmesi gerektiği, satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve o şekilde iadeye karar verilmesinin hakkaniyete uygun olacağı, davalı …’e ödenen paranın dava tarihi itibariyle denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ulaştığı değerin 44.329,54 TL olduğu tespit edilmiş ise de, taleple bağlı kalınarak 35.833,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı …’ ten (davaya dahil edilen mirasçılarından) alınarak davacıya verilmesine, davacının, tapu iptali ve tescil istemi ile davalı, …, davalı Mavikanat Konut Yapı Kooperatifi ile dahili davalı … hakkındaki sair tüm taleplerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve dahili davalılar …, …, … temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin eylemli direnme kararı vermek suretiyle ilk hükümde ısrar ettiğini, davaya tazminat davası olarak devam edileceğine dair dilekçelerinin sözlü beyanlarının bulunmadığını, müvekkilinin üyeliğinin kabul edildikten sonra üye sıfatına dayanarak kooperatiften daire istemenin yasal hakkı olduğunu, daire için ödedikleri bedelin günümüz rayiç daire fiyatlarıyla eşleştirilmediğini, kararda yazılı miktarın dairenin bugünkü miktarı olmadığını, davacının kooperatif üyesi olduğunu ve üyelik sıfatına istinaden aynı zamanda yüklenici olan kooperatifin haklarına halef olarak arsa sahibinden yükümlülüklerini bu arada tapunun kendisine verilmesini isteme hak ve yetkisi bulunduğunu, mahkemenin kanaatinin aksine “devir sözleşmesi” başlıklı daire satışı geçersiz olsa da somut olayda cebri tescil davasının dinlenmesi gerektiğini, müvekkilinin kooperatif üyeliğinin kabul edildiği, harici daire satış sözleşmesinin yapılarak dairenin fiilen teslim edildiği, 9 yıl hiçbir taleple karşılaşmadan oturduğu bir dairenin artık kendisine özgülenmesi, peşin yaptığı ödemelerin diğer üyelerin yıllara göre taksitle ödediği parayla karşılaştırılması ve yapılacak adil bir hesaplama neticesinde müvekkilimizin bir takım giderlere katlanması gerekiyorsa o giderlerin talep edilmesi ama karşılığında da tapuyu verme yükümlülüğüne davalıların katlanması biçiminde bir karar verilmesi gerektiğini, yeni malik …’ın davacı ile aynı apartmanda oturan komşusu olduğunu, taşınmazın mülkiyetinin ihtilaflı olduğunu bildiğini, mahkemede görülmekte olan işbu davadan haberdar olduğunu, bu hususların bu kişinin kötüniyetli olduğunu ispatlamak için yeterli olduğunu, … ile kooperatif arasında görülen “Ferağa İcbar” davasında kooperatif vekilinin talebi üzerine taşınmazlar üzerindeki ihtiyati tedbir şerhleri kaldırıldığı, arsa sahibi …’ın dairelerin tapusunu kooperatife devretmektense üçüncü kişilere devretme yolunu seçtiğini, 19 numaralı bağımsız bölümün tapusunu kooperatife değil, …’a kötü niyetli olarak devrettiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı … mirasçıları dahili davalılar …,… ve … ayrı ayrı temyiz dilekçelerinde özetle; taraf ve dava ehliyeti bulunmadığını, …’ün 02.02.2021 tarihinde vefat ettiğini, mirasın reddi davası açtıklarını, dilekçelerinin ekinde mirası reddettiğine ilişkin karar ve kesinleşme şerhlerinin bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil ile tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 nci ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, hükmün mirası reddetmeyen mirasçılara karşı infaz edilebileceğine tabi bulunmasına göre temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin ve dahili davalılar …, … ve …’ün yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.