Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/16 E. 2023/534 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/16
KARAR NO : 2023/534
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Kısmen Kabul

Taraflar arasında görülen itirazın iptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan danışmanlık sözleşmesi kapsamında davalı tarafın kiralamaya yetkili olduğu taşınmazın veya belirteceği taşınmazların herhangi bir yerinde GSM altyapı sistemlerine ait radyo baz istasyonu kurulması için GSM operatörleri veya GSM operatörleri adına yetkili şahıs ve firmalarla iletişime geçme, kira sözleşmesi ve benzeri sözleşmeler yapılması adına irtibat kurma hakkına haiz kılındığını, sözleşme kapsamında müvekkili tarafından verilen hizmet karşılığı 12.744,00 TL tutarlı ikinci hak ediş faturasına ilişkin borcun davalı tarafça ödenmediğini, başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, gerekli özeni göstermediğini, dava konusu sözleşme ile GSM operatörleri ile olan hukuki süreçleri davacının takip etmesi gerekirken bunun yapılmadığını, davacının fatura bedeli karşılığı hizmetin gereğini yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.03.2016 tarihli 2016/200 E., 2016/181 K. sayılı kararı ile; taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalının kiralayan olduğu, davalı kiralayana ait ve kiralamaya yetkili olduğu taşınmazlarla ilgili GSM şirketleri ile yapılacak sözleşmelere davacı tarafın aracılık edeceği, ilişkinin kira ilişkisinden kaynaklandığı, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıklara konu olan davalar ve bu davalara karşı açılan davalarda görevli mahkemelerin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 25.09.2019 tarihli 2017/889 E., 2019/3857 K. sayılı ilamı ile; taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği itibariyle bir hizmet sözleşmesi olduğu, tarafların tacir olduğu, 6102 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi uyarınca tacir olan her iki yanın ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayıldığı, mahkemece işin esasına girilerek taraf delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6 ncı maddesinde davacının GSM operatörleri ile sözleme imzalanmasıyla birlikte ücrete hak kazanılacağının hükme bağlandığı, başkaca bir şarta bağlanılmadığı ve davacının ikinci dönem kira bedeli için 12.744,00 TL alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, davacının sözleşme ile üstlendiği edimleri yerine getirmediğini, taahhüt ettiği danışmanlık hizmetini sunmadığını, davalı tarafın uzayan 5 yıllık dönem için gerekli görüşmeleri yapması ve yeni dönem kira bedelinin belirlenmesi gerekirken hiçbir işlem yapmadığından müvekkil şirketin daha az bir bedelle anlaşma yapmak durumunda kaldığını, davacının yeni bir ücrete hak kazanabilmesi için müvekkil ile kiracıların yeni bir sözleşme imzalamaları gerektiğini, kiracılar ile yeni sözleşme imzalanmadığını, davacının alacak iddiası olduğu dönemde taşınmazın kimin adına kayıtlı olduğu hususu incelenmeden eksik inceleme ile rapor düzenlendiğini, müvekkilin tacir olmadığını ve aleyhine yasal faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4 üncü maddesi, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427 ıncı ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.