Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/161 E. 2023/411 K. 02.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/161
KARAR NO : 2023/411
KARAR TARİHİ : 02.02.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen asıl davada kayıt kabul, birleşen davada alacak davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl davada davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; “…… Toplu Konut Alanı VII. Bölge Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İnşaat İşi”nin … 41. Noterliğinin 13.04.2007 tarih ve 15766 yevmiye no ile onaylı devir sözleşmesi ile davalı firma yükleniminde kaldığını, iş bitim tarihinin 22.09.2008 olarak tespit edildiğini, davalının süresi içerisinde gerekli imalatları sözleşme şartlarına uygun olarak yerine getirmediğini, 28.03.2008 tarihinde inşaatın ilerleme yüzdesinin onaylı iş programına göre %77,69 olması gerekirken %2,25 olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine … 41. Noterliği 03.04.2008 tarih ve 14284 yevmiye no.lu ihtarname keşide edilerek işin bitirilmesine yönelik gerekli tedbirlerin alınmasının istenildiğini, ancak yapılan şantiye kontrolleri sonucunda davalı firmanın işin bitirilmesine yönelik gerekli önlemleri almadığını, bu nedenle 12.05.2008 tarihinde sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, sözleşmenin feshedilmiş olması nedeniyle, 368.740,60 TL ÜFE farkı, 179.090,00 TL gecikme cezası, 776.662,00 TL erteleme faizi olmak üzere toplam 1.324.492,60 TL idare alacağından, şimdilik 20.000,00 TL Üfe farkı, 10.000,00 TL gecikme cezası, 20.000,00 TL erteleme faizi olmak üzere toplam 50.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dosyada davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; sözleşmenin haksız feshi nedeniyle VII. bölge ile ilgili olarak haksız gelir kaydedilen 4.006.000,00 TL teminat mektubundan şimdilik 50.000,00 TL, VIII. bölge ile ilgili olarak haksız gelir kaydedilen 6.860.000,00 TL teminat mektubundan şimdilik 50.000,00 TL, VII. bölgede yapılan imalat bedelinden şimdilik 50.000,00 TL ve VIII. bölgede yapılan imalat bedelinden de şimdilik 50.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Asıl davada davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin haksız şekilde feshedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Birleşen davada davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenle teminat mektuplarının gelir kaydedildiğini, yüklenicinin imalat yapmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2013 tarihli, 2011/31 Esas, 2013/57 Karar sayılı kararı ile; davacı idarenin sözleşmenin feshinde haklı olduğu, bu nedenle yüklenicinin teminat mektup bedellerini talep edemeyeceği, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda asıl davada davacı idare tarafından yapılan ıslah dikkate alınarak asıl davanın kabulü ile 3.096.040,62 TL davacı idare alacağının 4.sıraya kayıt ve kabulüne, birleşen davanın da imalat bedeli yönünden kabulü ile 50.000,00 TL’nin tahsiline, teminat mektup bedellerinin tahsili isteminin ise reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.(Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 2015/6530 Esas, 2016/3469 Karar ve 08.06.2016 tarihli kararı ile; davalı yüklenicinin yargılama aşamasında iflası ile davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü, davacı idare tarafından saklı tutulan kısım ile ilgili ilanlardan itibaren İcra İflas Kanunu’nun 235. maddesindeki hak düşürücü süre içerisinde ıslah dilekçesi sunulmadığından, saklı tutulan kısım ile ilgili olarak davanın kayıt kabul davasına dönüştüğünün kabul edilmesinin doğru olmadığı gibi birleşen davada davacı yüklenicinin imalat bedelinin hesaplanması için hak ediş tutanakları ve ekleri idareden istendikten sonra, gerekirse mahallinde keşif ve inceleme yapılarak davacının sözleşme kapsamı dışında VIII. bölgede yapmış olduğu imalatların bedelini isteyebileceği de gözetilerek, VII. ve VIII. bölgedeki imalat bedelleri ile ilgili rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği ve birleşen davada talep miktarı gözetilerek karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, 50.000,00 TL’nin üzerindeki imalat bedelinin asıl davada mahsup itirazı ve birleşen davada ıslah olmadığı gözden kaçırılarak asıl davada davacı alacağından mahsubunun doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.

V. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İKİNCİ KARARI

İlk derece mahkemesinin 2019/376 Esas, 2021/71 Karar ve 04.02.2021 tarihli kararı ile; bozmaya uyularak bozma gerekçesinde belirtilen sebeplerle, asıl davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL ÜFE farkı 20.000,00 TL erteleme faizi ve 3.461,92 TL iflas tarihi itibariyle faiz olmak üzere toplam 43.461,92 TL davacı alacağının davalının iflas tasfiyesinin yürütüldüğü Kadıköy İflas Müdürlüğünün 2009/26 sayılı iflas dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne, davacının gecikme cezası talebi ile ıslah ile talep edilen tutar yönünden kayıt kabul talebinin reddine; birleşen davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL’nin tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı–birleşen davada davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın iflas tarihinden sonra açılmış bir kayıt kabul davası olmadığı, kısmi alacak davasında saklı tutulan kısım ile ilgili olarak İİK’nın 235. maddesinde öngörülen 15 günlük süre içinde davanın ıslah edilmesine ilişkin hiçbir yasa hükmü bulunmadığı, gecikme cezasına dair taleplerinin de reddinin de doğru olmadığı, şantiye şefinin imzasının bulunduğu 06.05.2008 tarihli tutanakta 2008 birim fiyatları ile yapılmış imalat bedeli tutarının 385.912,80 TL olduğunun teyit edilmiş olup, yapılan kaba işler bedeli olarak “1.092.234,78 TL” olarak yapılan hesaplamanın somut durumu yansıtmadığı, 2020 yılı birim fiyatlarına göre yapılan hesaplamanın doğru olmadığı, imalat bedelinin güncellenmesi hususunda bozma olmadığı, mahkemenin imalat bedeli konusunda gerekçede bir belirleme yapmadığı gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.

Asıl davada davalı – birleşen davada davacı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin sözleşmenin haklı nedenle feshi, ÜFE ve erteleme faizi kararının hatalı olduğunu, VIII. bölge imalatları yönünden davanın kabulü gerektiği, satış ofisi binasının geçici ve alelade bina olmayıp daha sonradan fitness center ve havuz olarak planlanan kalıcı bir bina olduğu, bu nedenle bu binanın bedelinin tespit gerektiği, sözleşme haksız feshedildiği için teminat mektuplarının iadesi gerektiği, asıl davada ıslah edilen miktar gözetilerek yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği, birleşen davada da yargılama giderlerinin doğru hükmedilmediği belirtilerek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl davada uyuşmazlık, sözleşmenin haklı nedenle feshi nedeniyle ÜFE farkı, gecikme cezası ve erteleme faizinin tahsili istemleri; birleşen dava ise sözleşmenin haksız feshi nedeniyle gelir kaydedilen teminat mektupları bedelinin ve imalat bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

Türk Borçlar Kanunu’nun 470 inci maddesi, İhale Mevzuatı, HMK’nın 323 ve 326 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Davacı idare vekili tarafından her ne kadar İİK’nın 235. maddesinin somut uyuşmazlıkta uygulanmayacağı ve gecikme cezası yönünden karar temyiz edilmiş ise de; mahkemece bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak durumu oluştuğu, söz konusu temyiz nedenleri bozma kapsamında değerlendirildiğinden yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı gerekçesiyle bu temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

Asıl davada davacı idare vekili tarafından, birleşen davada davacı yüklenicinin imalat bedeli alacağı yönünden karar temyiz edilmiş ise de; mahkemece taleple bağlı kalınarak 50.000,00 TL üzerinden tahsil kararı kurulmuş olup, birleşen dava kısmi dava olarak açılmış olup, kısmi davada alınan bilirkişi raporu sonradan açılan ek davada hâkimi bağlamayacağından, mahkemece gerekçe kısmında da rapor kesinleştirilmediğinden davacı idarenin bu temyiz talebi de yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2. Davalı–birleşen dosya davacısı yüklenici vekili tarafından her ne kadar, sözleşmenin haksız nedenle feshedildiği, ÜFE ve erteleme faizi kararının hatalı olduğu, teminat mektup bedellerinin tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar temyiz edilmiş ise de; mahkemece bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak durumu oluştuğu, söz konusu temyiz nedenleri bozma kapsamında değerlendirildiğinden yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı gerekçesiyle bu temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

Birleşen davada davacı yüklenici vekili; satış ofisi binasının geçici ve alelade bina olmayıp, bu nedenle bedelinin hesaplanması gerektiği gerekçesiyle kararı temyiz etmiş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, satış ofisinin sözleşmeye göre yapılan bir imalat olmayıp, yüklenicinin kendi kullanımı için bir projeye dayanmadan yaptığı geçici şantiye binası niteliğinde olduğu ve yanlar arasındaki sözleşmenin 5. maddesi ile 28.b maddesine göre satış ofisi binası nedeniyle sözleşme kapsamında yüklenicinin imalat bedeli talebinde bulunamayacağı belirtildiğinden davalı yüklenicinin bu temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

3-Davalı-birleşen dosya davacısı yüklenicinin diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı idare asıl davasında 13.09.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile 50.000,00 TL olan talebini 3.096.040,62 TL’ye çıkartmış, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 43.461,92 TL’nin tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 326/2. maddesine göre “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır” hükmü düzenlenmiş olup, bu hüküm uyarınca, “davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddine” dair verilen kararda, davalının kabul ret oranına göre yargılama gideri ile sorumlu tutulması gerekirken, mahkemece asıl davada yapılan ıslah dikkate alınmayarak yargılama giderlerinin pay edilmesi doğru olmamıştır.

Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1. “Değerlendirme” bölümünün “1” bendi uyarınca asıl dava davacısı-birleşen dava davalısı idarenin tüm temyiz itirazlarının reddine, “2” bendi uyarınca asıl dava davalısı – birleşen dava davacısı yüklenicinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 3. bendi uyarınca asıl dava davalısı – birleşen dava davacısı yüklenicinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkemenin hüküm fıkrasının “6” bendinde yer alan “ 3.367,69 TL” rakamlarının çıkartılmasına, yerine “54,39 TL” rakamlarının yazılmasına, yine hüküm fıkrasının “7” bendinde yer alan “226,70 TL” rakamlarının çıkartılmasına, yerine “1.709,36 TL” rakamlarının yazılmasına, 8 nolu bente virgülden sonra “davacı tarafça dava açılırken yatırılan 2.700,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde asıl davada davalı-birleşen davada davacı Yapı Endüstrisi İnşaat ve Elektronik San. Ltd. Şti.’ne iadesine,

Aşağıda yazılı harcın temyiz eden asıl davada davacı-birleşen davada davalı … Başkanlığından alınmasına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içeresinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

02.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.