YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1614
KARAR NO : 2023/723
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/836 E., 2022/28 K.
DAVA TARİHİ : 25.11.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/679 E., 2021/45 K.
Taraflar arasındaki iflas davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün 2018/35919 Esas sayılı takip dosyasından davalı şirkete gönderilen iflas ödeme emrinin usulüne uygun tebliğine rağmen takip konusu borcun ödenmediğini ileri sürerek, davalının iflasının açılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iflas takibinde kötüniyetli ve haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iflas ödeme emrine itiraz edilmemesi sebebiyle takibin kesinleşmesi halinde artık takibe konu edilen alacağın varlığının araştırılamayacağı, depo emrinin davalıya tebliğine rağmen kesinleşen borcun ödenmediği gerekçesiyle talebin kabulü ile davalının iflasının açılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; takibe konu çekler kambiyo senedi vasfına haiz olmadıklarından geçerli bir takibe dayanmayan davada dava şartı bulunmadığını, borca batıklık tespiti yapılmaksızın hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, depo emrinin davalı asile tebliğ edilmediğini, alacak kalemlerinin açıklanmadığını, raporda faizin fahiş hesaplandığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın esastan reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu ve depo kararında asıl alacak ve ilave kalemlerin tek tek yazıldığı, faiz hesabında hata bulunmadığı, davalı tarafça rapora ve hesaplamaya itiraz edilmediği, İİK’nın 158.madde hükmü açık olup, depo emrinin tüm masraf kalemleri ile birlikte açıklanarak, duruşmada davalı vekiline ihtar edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, iflas yoluyla takip itirazsız kesinleştiğinden, alacağın esasına ilişkin inceleme yapılmasına ve şirketin borca batık olup olmadığının araştırılmasına gerek bulunmadığı, diğer istinaf itirazları bakımından ise İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinafta dinlenemeyecekleri gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine özgü iflas yolu ile takipte ödeme emrinin itirazsız kesinleşmesine dayalı iflas istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 158 ve 173 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.