YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1627
KARAR NO : 2023/1528
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/983 E., 2021/1750 K.
DAVACILAR : 1- … 2- … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 24.12.2018
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/109 E., 2021/121 K.
Taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ileriye etkili feshi, mülkiyetin tespiti, tapu iptali ve tescil ile gecikme tazminatı istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı arsa sahipleri vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Bursa 10. Noterliğinde 16/12/2014 tarihli 047753 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalının kendisine kalacak bağımsız bölümleri satıp inşaatı tamamlamadan terk ettiğini, inşaattaki ayıplı ve eksik imalatların sitede oturanlar ve müvekkilleri tarafından tamamlandığını, tespit dosyasında inşaat seviyesinin %81 olarak belirlendiğini, inşaat seviyesine göre yükleniciye fazladan bağımsız bölüm devredildiğini, müvekkillerinin elinde teminat olarak sadece C blok 17 ve B blok 16 no.lu bağımsız bölümlerin kaldığını belirterek, 16/12/2014 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ileriye etkili feshini, müvekkillerin uhdesinde kalan C blok 17 ve B blok 16 no.lu bağımsız bölümlerinin müvekkillerine ait olduğunun tespitini, üçüncü kişilere devrettiği tapu kayıtlarının iptali ile müvekkilleri adına tesciline, olmadığı takdirde bedelinin tahsiline ve kira kaybının tazminine, müvekkillerine kalan bağımsız bölümlerin gecikme tazminatı olarak şimdilik 100.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 17/12/2020 tarihli dilekçesi ile bağımsız bölümlerle karşılanamayan tazminat talebi olarak şimdilik 196.904,00 TL’nin davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; döviz kurundaki öngörülemez yükseliş nedeniyle müvekkilinin ekonomik krize girdiğini, bir takım projeleri neticelendiremeyip bir kısım borçlarını da ödeyemediklerini, şirketin projeyi gerçekleştirebilmesi için zamana ihtiyaç duyduğunu, müvekkilinin kendisine düşen yükümlülüğü yerine getireceğini, mahkeme ileriye dönük olarak fesihle davayı kabul edecek dahi olsa davacının inşaat bedelini müvekkiline vermekle yükümlü olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sözleşme hükümlerine uymadığı, geriye etkili fesih şartları oluşmuş ise de ileriye etkili fesih talep edildiğinden sözleşmenin ileriye etkili feshi gerektiği, bilirkişi raporları ile inşaatın seviyesine göre taraflara bırakılacak bağımsız bölümler tespit edilerek davacıların bırakılacak bağımsız bölümler ile karşılanamayacak zararı 3.395.288,00 TL olarak hesaplansa da davacılar vekili ıslah dilekçesi ile 196.904,00 TL talep etmiş olduğundan taleple bağlı kalındığı, inşaatın bitirilmesi gereken 16/02/2018 tarihinden dava tarihine kadar kira kaybı olarak 629.541,00 TL olarak hesaplanmışsa da davacının talebi 100.000,00 TL olduğundan ve bu konuda ıslah yapılmadığından taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile taraflar arasındaki Bursa 10. Noterliğinin 16/12/2014 tarihli 047753 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ileriye etkili olarak feshine, 17 no.lu bağımsız bölümün davacı …’a, 16 no.lu bağımsız bölümün davacı …’ya ait olduğunun tespitine, bağımsız bölümlerden karşılanmayan 196.904,00 TL’nin ıslah tarihi olan 17/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, gecikme tazminatı olarak taleple bağlı kalınarak 100.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı yüklenici vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı yüklenici vekili istinaf dilekçesinde özetle; döviz kurlarındaki yükseliş ve ülkenin geçtiği süreç nedeniyle davalının borçlarını ödeyemediğini, projelerini neticelendiremediğini, inşaat taşınmazı iktisap edenlerce tamamlandığından davacı iddialarının kabul edilemez olduğunu ve sözleşme ifa edilmiş sayılacağından davanın reddi gerektiğini, davalı yüklenicinin inşaattan el çektirildiği tarih itibarıyla mahkemece inşaat seviyesinin % 90 ‘ın altında olduğu kabul edilmesine rağmen ileriye etkili fesih karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, geçmişe dönük feshine karar verilmesi ve ihtilafın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tasfiye edilerek davalının masraf ve emeğinin ödenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda bir yandan inşaatın tamamlandığı beyan edilirken öbür yandan inşaatın yüzde 81 seviyesinde olduğunun tespit edildiği, mahkemece fesih şartlarının, mücbir sebep ve ekonomik koşulların değerlendirilmediğini, sözleşmenin ifası arsa sahiplerince engellendiğini, daire ve dükkanların bugün geldiği değer ve kazanımların gözetilmeksizin, tek taraflı iddialar ile sözleşmenin fesih edilmesinin adaletin tecellisini sağlamayacağını beyanla kararın kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı yüklenici vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde özetle; döviz kurlarındaki yükseliş ve ülkenin geçtiği süreç nedeniyle davalının borçlarını ödeyemediğini, projelerini neticelendiremediğini, inşaat taşınmazı iktisap edenlerce tamamlandığından davacı iddialarının kabul edilemez olduğunu ve sözleşme ifa edilmiş sayılacağından davanın reddi gerektiğini, davalı yüklenicinin inşaattan el çektirildiği tarih itibarıyla mahkemece inşaat seviyesinin % 90’ın altında olduğu kabul edilmesine rağmen ileriye etkili fesih karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, geçmişe dönük feshine karar verilmesi ve ihtilafın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tasfiye edilerek davalının masraf ve emeğinin ödenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda bir yandan inşaatın tamamlandığı beyan edilirken öbür yandan inşaatın yüzde 81 seviyesinde olduğunun tespit edildiği, mahkemece fesih şartlarının, mücbir sebep ve ekonomik koşulların değerlendirilmediğini, sözleşmenin ifası arsa sahiplerince engellendiğini, daire ve dükkanların bugün geldiği değer ve kazanımların gözetilmeksizin, tek taraflı iddialar ile sözleşmenin fesih edilmesinin adaletin tecellisini sağlamayacağını beyanla davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ileriye etkili feshi, mülkiyetin tespiti, tapu iptali ve tescil olmadığı taktirde tazminat ve gecikme tazminatı istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 97 nci ve 125 nci maddesi ile 470 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle inşaatın imalat seviyesine göre sözleşmenin geriye etkili feshini talep edebilecek olan davacı arsa sahiplerinin sözleşmenin ileriye etkili feshini talep ettiği durumlarda, imalat seviyesine bakılmadan akdin ileriye etkili feshini, sözleşmenin tasfiyesini ve teslimi gereken tarihten ileriye etkili feshin talep edildiği tarihe kadar koşulları gerçekleşmişse gecikme tazminatı ile kendisine ait bağımsız bölümlerin tesbitini talep edebileceğinin tabi bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı yüklenici vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26/04/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.