Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1676 E. 2023/1547 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1676
KARAR NO : 2023/1547
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/98 E., 2022/116 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 12.10.2017
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/218 E., 2021/268 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.1Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: taraflar arasında ilk olarak Kayseri 8. Noterliğinin 08.09.2008 tarih ve 29654 yevmiye numarası ile Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme ile davalının müvekkiline ait taşınmaz üzerinde inşa edeceği bodrum kat, zemin kat ile 12 normal kattan oluşacak ve her katta 3 daire yapılacak binanın 3. katındaki 3 adet daire ile 5. kattaki Güney-Doğu-Batı cephe daire ve zemin kattaki 1 adet 30 m² lik dükkanı müvekkiline vermeyi taahhüt ettiğini, müvekkilinin aynı gün ilgili sözleşme ile kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmek amacıyla Kayseri 8. Noterliğinin 08.09.2008 tarih ve 29653 yevmiye numaralı vekaletname ile sözleşme konusu taşınmaz ile ilgili olarak ifraz, tevhit, inşaat, kat mülkiyeti, kat karşılığı inşaat sözleşmesi, taşınmaz alım ve taşınmaz satımı gibi çok geniş yetki içeren bir vekalet düzenleyerek davalıya verdiğini, davalı tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile üstlendiği yükümlülüklerini yerine getirmeye yönelik hiçbir adım atılmadığını, inşaata başlatmadığını, yine taraflar arasında Kayseri 8. Noterliğinin 25.08.2014 tarih ve 34381 yevmiye no.lu sözleşmesinin akdedildiğini, işbu taraflar arasında akdedilen sözleşmenin karşılığı inşaat sözleşmesindeki diğer hususlar geçerli kalmak kaydıyla müvekkiline verilecek daire ve dükkanların en geç 30.07.2017 tarihinde teslim edileceği, teslim edilmediği takdirde bu daire ve dükkanların davalı tarafından başka arsa üzerine yapılacak olan binalardan verileceğinin davalı tarafından taahhüt edildiğini, tüm bu gelişmeler üzerine davalıya Kayseri 7. Noterliğinin 17.08.2017 tarihli ve 25665 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarname gönderildiğini, davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ilk sözleşmenin akdedildiği tarihten bu yana 10 yıldır beklediklerini, belirtilen nedenlerle fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile kaydı ile müvekkiline ait … Mahalle, 427 pafta 2862 ada 20 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tescili karşılığında kat karşılığı inşaat sözleşmeleri gereği müvekkiline teslim edileceği taahhüt edilen 4 adet daire ve 1 adet dükkanın bitmiş haldeki piyasa değerleri karşılığı olarak 30.000,00 TL tazminatın ilk sözleşme tarihi olan 08.09.2008 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

1.2Davacı vekili ıslah dilekçesi ile talebini 884.810,00 TL’ye ıslah etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin bir bütün olarak incelenmesi halinde açıkça görüleceği üzere sözleşmenin şartta bağlanmış olduğunu, bu şart gerçekleşmediği için muaccel bir sözleşmeden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, sözleşmenin açık şartı gerçekleşmeden dava dilekçesindeki talepleri içerir dava açılmasının mümkün olmadığını, nitekim söz konusu şart gerçekleşmediği müddetçe taraflar arasında akdedilen sözleşmenin hüküm doğurmayacağı ve temerrüt olgusundan da bahsedilmeyeceğinin aşikar olduğunu, davacının taleplerinin gerek sözleşmeye gerekse yasalara aykırılık taşıdığını, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuksal nitelikleri değerlendirildiğinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olmadığını, bu sözleşmenin arsa payı inşaat sözleşmesi yapmaları niteliğinde birer ön sözleşme olduğunu, söz konusu inşaat sözleşmesinin 10. maddesinde inşaatın yapılmaması sonuçlarının açıkça belirtilmiş olduğunu, işbu sözleşmede davacı taleplerini içerir herhangi bir müeyyidenin bulunmadığını, belirtilen nedenlerle haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi taraflara karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerden olduğunu, 818 sayılı BK’nın 81. (TBK’nın 97.) maddesine göre, karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifasını talep eden kimsenin sözleşmede aksine bir hüküm yoksa, kural olarak kendi borcunu ifa etmedikçe karşı taraftan edimin ifasını isteyemeyeceğini, davalı vekiline Kayseri 8. Noterliği tarafından düzenlenen 08.09.2008 tarih 29654 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesine istinaden 19.08.2018 tarihli heyet raporu ile belirlenen 4 adet daire ve 1 adet dükkan beledi olan 884.810,00 TL’yi mahkemeler veznesine depo etmek üzere 1 ay kesin süre verildiğini, davalı tarafça verilen kesin süre gereğinin yerine getirmeyerek sözleşme gereği kendi edimini yerine getirmediğini belirterek davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili dilekçesinde özetle; verilen depo kararına uymayan tarafın davalı olduğunu, dosyaya konu olaylara bakıldığında, davalı tarafından yıllardır mağdur edilen davacının davayı açmakta haksız olmadığını, bu nedenle yargılama gideri olan vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında; Melikgazi Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğü’nce verilen 04.03.2019 havale tarihli cevabi yazısı uyarınca dava konusu taşınmazda on beş katlı binanın projelendirme imkanı olmadığını, zemin katta iş yeri imkanının her tarihte mümkün olduğunu, ilgili taşınmaz üzerinde 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. madde uygulamasının bulunmadığının ve Melikgazi Tapu Müdürlüğünün 25.12.2018 havale tarihli cevabi yazısında ise müdürlüklerine tevhid işlemi ile ilgili herhangi bir müracaat olmadığının bildirildiğini, davacıya ait kadastro parseli niteliğindeki taşınmazın komşu parsellerle tevhidi ile oluşacak imar parseline inşaat yapılması kararlaştırılmış olup dava tarihi itibariyle şart gerçekleşip sözleşme geçerli hale gelmediğinden bu sözleşmeye dayalı ifa yerine olumlu zarar talep edilemeyeceğinden bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece farklı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kararın gerekçesinde yapılan hata nedeniyle kabulüne, Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.10.2021 gün ve 2021/218 Esas, 2021/268 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esasıyla ilgili olarak davanın reddine, davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre belirlenen 61.250,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/351 Esas, 2019/400 Karar sayılı dosyasında, dava konusu … pafta 2862 ada 20 parsel sayılı taşınmazın müvekkil adına olan tapu kaydının iptali ile davalı davalı adına tapuya kayıt ve tesciline; 884.810,00 TL’nin temerrüt tarihi olan 21.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile verilmesine karar verildiği, bu karar aleyhine davalı tarafça istinaf başvurusu yapılmadığı, davalı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2021/605 Esas, 2021/652 Karar sayılı dosyasında yapılan inceleme neticesinde, “birlikte ifa” kuralı gereğince dava tarihi itibariyle belirlenen rayiç bedelin yüklenici davalı tarafından mahkeme veznesine depo edilmesi için süre verilmesi gerektiğinden tazminat bedeli depo edilmeksizin tazminatın tahsiline ve tapuların yüklenici adına tesciline karar verilmesinin uygun olmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırıldığı, davalı taraf ilk derece mahkemesi olan Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/351 Esas, 2019/400 Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmadığı gibi 2021/218 Esas, 2021/268 Karar sayılı kararına karşı da istinaf başvurusu yapmadığı, bu durumun müvekkil lehine bir usuli kazanılmış hak oluşturacağı gözetilmeksizin davanın reddine karar verilerek davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırılık oluşturduğu, dava konusu taşınmazın tevhit işlemlerinin yapılmamasının sorumlusunun davalı olduğu, esasen ortada bir “ifa imkansızlığı” da bulunmadığı, davacının açmış olduğu davada haksız olmadığı, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiği belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuku
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 353/(1)-b-2 maddesi,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 inci vd. maddeleri; mülga BK m. 355 vd.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararları sonucunda usuli kazanılmış oluşmayacağının anlaşılmasına göre davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;

1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

2. Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.