YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1698
KARAR NO : 2023/2017
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1263 E., 2021/1483 K.
DAVACI-KARŞI DAVALI : … vekili Avukat …
DAVALI-KARŞI DAVACI : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 19.01.2018-14.02.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/61 E., 2019/394 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı- karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı- karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan yönetim sözleşmesi gereğince davalı firmaya verdikleri hizmetlerin karşılığı olmak üzere düzenlenen faturaların 122.400,00 TL kısmının davalı tarafından ödenmediğini, taraflar arasında dava konusu alacak ile ilgili olarak e- mail yolu ile mutabakat yapıldığını, ancak ödenmediği gibi sözleşmeyi feshettiklerini müvekkil şirket yetkilisine bildirdiklerini, bu bildirim üzerine davalıya 22.12.2017 tarihinde noter aracılığı ile bakiye alacağın ödenmesinin ihtar edildiğini, davalının cevabı ihtarla müvekkili şirketin alacaklarını inkar ettiklerini, alacağın tahsili için İstanbul 25. İcra Dairesinin 2018/267 Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı- karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde husumetin eksik yöneltildiği, takibin dayanağını oluşturan yönetim sözleşmesinin, davacı şirket kurulmadan doğrudan … tarafından imzalandığını, davacı şirketin sözleşmenin tarafı olmadığını, sözleşmenin 2.6. maddesi gereği müvekkiline karşı … ile birlikte takip yapılması gerektiğini, müvekkilinin davacıdan hizmet almadığını, buna rağmen iyi niyetle ilk aylarda toplam 84.100,00 TL ödeme yaptığını, daha sonra hizmet alamadığından ödemeleri kestiğini, sözleşmenin 2. maddesinde belirtilen hizmetlerin yerine getirilmediğini beyan ederek, asıl davanın reddini istemiştir.
KARŞI DAVA
Davalı – karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; davacı- karşı davalıdan hiçbir hizmet alınmadığı iddiası ile ödenen 84.100,00 TL nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davacı- karşı davalı vekili cevap dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar ile karşı davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların usule uygun tutulan ticari kayıt ve defterlerine göre asıl ve karşı davaya konu faturaların davacı ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalı şirketten 122.400,00TL alacak kaydının bulunduğu ve davalının defterlerinde kayıtlı olan miktar kadar mal aldığını BA formu ile Gelir İdaresi Başkanlığına beyan ettiği, davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı borcunu ödediğini ispat ederek borcundan kurtulacağı, bu yönde delil ibraz etmediği gibi aksine dair bilgi ve belge bulunmadığı, davalının ticari defterlerinde aleyhine olarak kayıtlı olan 122.400,00 TL borç kaydı bulunması nedeniyle, davalı şirketin takibe konu faturalardan dolayı hizmet almadığı itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, alacağın likit olması nedeni ile davacı lehine icra inkar tazminatının tahsiline, ispatlanamayan karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı- karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından davacı- karşı davalının sözleşmesel edimini ifa etmediği hususuna dikkat edilmediğini, ispat yükünün davacı karşı davalıda olup, bu sözleşme uyarınca hangi hizmetleri sunduğunu ispatlamakla yükümlü olduğunu, bu yönden eksiklik bulunan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, sözleşmeye dayalı olan bir davada sözleşmesel edimini ifa etmeyen davacının sadece faturalar ve ticari defter kayıtları ile alacaklı olduğuna hükmedilmesi yasal olmadığını, sözleşme içeriğinde 2.2 maddesinde yapılan hizmetlere ilişkin aylık rapor düzenlenmesi zorunlu olmasına rağmen davacının bu zorunluluğu yerine getirmediğini, hizmet sunulmadığı halde fatura düzenlenmesine dayanarak davacının alacağa hak kazandığına dair asıl davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını, karşı dava açısından; dava dışı …’ un hizmet edim ifasının bulunmaması ve davacı- karşı davalının sözleşmeye uymaması nedeni ile karşı davalı- davacının sebepsiz zenginleştiğini bu nedenle 84.100,00 TL nin iadesinin gerektiğini ileri sürerek, kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sunulan elektronik ortamdaki yazışmalar, mutabakat metni dikkate alındığında davacının sözleşmenin feshine kadar davalıya hizmet verdiği ,faturasını düzenlediği hizmetlerin davalıya verildiğinin kabulü gerektiği, taraflar arasında ödememe nedeniyle uyuşmazlık çıkmadan evvel hizmetin eksik verildiğine ilişkin bir talepte bulunmayan davalının savunmaları ve karşı davasındaki aldığı hizmet karşılığı ödediği bedelin iadesi isteği yerinde görülmemiş olup, vekalet ücreti hesaplamasında da hiçbir hata bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı- karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada hizmet sözleşmesi kapsamında bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali, karşı davada ise ödenen hizmet bedelinin iadesi istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Taraflar arasında 31 Mart 2017 tarihinde imzalanan sözleşme ile davalı şirket çalışanı olan …’un davalı şirketin malvarlığının yönetimini,mülklerin satılması ,kiraya verilmesi ,yetkili makamlarla işlerin takibi ,kredi işlerinin takibi vs birkısım hizmetlerin verilmesi hususunda sözleşme imzalanmıştır.
3. Asıl davada dava ve takip konusu alacak, Haziran 2017 tarihinden itibaren davacı şirket tarafından düzenlenen kdv dahil 29.500,00 TL tutarlı 7 aylık fatura toplamına ilişkindir. Yapılan bilirkişi incelemesinde, takibe konu edilen faturaların mutabakat içinde her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ,ilk üç aylık fatura toplamının da davalı tarafça ticari defterlerine kayıt edilerek davacı tarafa bedellerinin ödendiği anlaşılmaktadır. 4 Aralık 2017 tarihli e-posta yazışmasında davalı şirket tarafından yine 122.400,00 TL alacak için mutabakat bildirilmiştir.
4. Sunulan elektronik ortamdaki yazışmalar ve mutabakat metni dikkate alındığında davacının sözleşmenin feshine kadar davalıya hizmet verdiği , davalı şirketin davacı tarafın düzenlediği faturaları alarak ticari defterlerine kayıt ettiği , ilk üç ayını da itirazsız ödediği , bu durumda tarafların ticari kayıt ve defterlerinin birbirini teyit ettiği dikkate alındığında, mahkemece verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir.
5.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı- karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.