YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1701
KARAR NO : 2023/2056
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1028 E., 2022/187 K.
TASFİYE MEMURULARI : 1-… 2-…
BİRLEŞEN 2016/526 E. SAYILI DOSYA
DAHİLİ DAVALISI : …
DAVA TARİHİ : 25.04.2014-Birl.Dava 26.09.2016
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Tic. Mahk. Sıf.)
SAYISI : 2014/226 E., 2018/229 K.
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
ASIL DAVADA:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasındaki 01/07/2022 tarihli sözleşmeye göre müvekkilinin 2 hisse karşılığı ödeme yapılması şartı ile C Blok zemin katta bitişik 3 adet bağımsız bölümün kendisine devredileceğinin kararlaştırıldığını, ancak bu sözleşme hükümleri davalı tarafından yerine getirilmeyince tarafların bir araya gelerek 03/02/2007 tarihi sözleşmeyi yaptığını, bu sözleşmeye göre B Blok bodrum kattaki iş yeri ve C Blok 10 ve 11 numaralı bağımsız bölümlerin müvekkiline teslim edildiğini, ancak daha sonra davalının teklifi üzerine 10 no.lu bağımsız bölüm yerine 12 no.lu bağımsız bölümün müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin tadilat projesi ile 11 no.lu bağımsız bölümü iki iş yerine ayırdığını, ancak kendisine teslim edilen 11-12 ve 13 no.lu işyerlerinin sözleşme eki projeye aykırı şekilde daha küçük teslim edildiğini ve bu şekilde tapu çıkarılmaya çalışıldığını, dava konusu işyerlerinin sözleşme ekindeki taslaklar gözetilerek projesine uygun hale getirilmesine, mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kooperatif tasfiye memuru cevap dilekçesinde; davacının tazminat iddiasının nedeninin anlaşılamadığını, davacının kooperatif yöneticisi olarak yıllarca görev aldığını ve projelere yönelik hiçbir beyanda bulunmadığını, davacının ileri sürdüğü sözleşmelerin kooperatif açısından bağlayıcı olmadığını ve genel kurulda alınmış bir karara dayanmadığını, sözleşmelerin bu şekilde kabulünün kooperatifin hak ve paydaşlık durumunu etkileyeceğini, davacının uzun süredir dava konusu işyerlerini kiraya vererek gelir elde ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
BİRLEŞEN 2016/526 ESAS SAYILI DAVADA:
I. DAVA
Birleşen davada davacı asıl dava dilekçesinde; davalı kooperatife ait inşaatın B ve C Bloklarına asansör yapması karşılığında C Blok’tan üç adet ve B Blok’tan bir adet dükkanın kendisine devrinin kararlaştırıldığını, bu nedenle kooperatife üye kaydedildiğini, 12.000,00 TL aidat ödediğini, başka bir aidat ödemeyeceğinin kararlaştırıldığını, asansörleri yapmasına karşın B Blok 12 no.lu bağımsız bölümün sadece kullanım için kendisine teslim edildiğini, mülkiyet devrini talep ettiğinde asansör ruhsatının alınması gerektiğinin ileri sürüldüğünü ancak asansör ruhsatının davalının yapması gereken işlemler nedeni ile alınamadığını, B Blok 12 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile adına tescilini, kazan yeri ve kömür konulan alanların kullandırılması kararına uyulmaması nedeni uğranılan zararın tahsilini, davanın kabulünü talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava, asıl dava bakımından kooperatif üyesi olan davacının kooperatife karşı açmış olduğu tapu iptali, tescil ve tazminat, birleşen dosya bakımından kooperatif üyesi olan ve aynı zamanda davalı kooperatife asansör imalatı yapan davacının asansör imalat bedeli karşılığı B blok 12 numaralı bağımsız bölümün tapusunun iptali ile adına tescili talebini veya zararının tazminini içerir eser sözleşmesinden kaynaklı dava olduğu, asıl davada taraflar arasında akdedilen 01/07/2002 ve 03/02/2007 tarihli sözleşmeler gereğince kendisine verilmesi kararlaştırılan dükkanların eklentileri ile birlikte fiiliyatta teslim edilmesine rağmen daha sonra yapılan tadilat projeleri ile bahsi geçen dükkan alanlarının daraltıldığı ve ferdileşme sonucunda dükkanların küçültülerek eklentilerinin ortadan kaldırılmış şekli ile davacı adına tescil edildiği, davalı tarafça 01/07/2002 ve 03/02/2007 tarihli sözleşmeye riayet edilmediğinden, dava konusu işyerlerin 03/02/2007 tarihli sözleşmedeki taslaklar gözetilerek inşaat projesine uygun hale getirilmesini, adına tescil edilen C Blok 10, 11, 12 numaralı bağımsız bölümlerin depo yerleri ile kazan yeri olarak bırakılan boşluğun adına tescilini ve mümkün değil ise de 10.000,00 TL tazminatın tahsilini talep ettiği, birleşen dava bakımından ise, aynı zamanda kooperatif üyesi olan davacının, davalı kooperatife asansör imalatı yaptığı ve bu asansör imalatı karşılığı kendisine B Blok 12 no.lu dükkanın verileceğinin kararlaştırıldığından bahisle B Blok 12 no.lu dükkanın tapusunun iptali ile adına tescili, mahkeme aksi kanaatte ise 1.000,00 TL zararının tahsilini istediği, asıl dava yönünden davaya dayanak söz konusu sözleşmelerin kooperatifi bağlayıp bağlamayacağının irdelendiği, 1163 sayılı Kooperatif Kanunun 23. maddesi hükmü uyarınca, ortakların hak ve yükümlülüklerde eşit konumda olduğu, yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu genel kurul gündemine alarak genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerektiği veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesinin icap ettiği, dolayısıyla genel kurulca açıkça yetki verilmedikçe ya da benimsemedikçe 1163 sayılı Yasa’nın 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesinin veya akçalı konularda bir ortağa farklı statüde konumlandırmasının geçerli hukuki sonuç doğurmayacağı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 12/12/2011 tarih, 2011/870 E., 2011/2456 K., sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu, somut uyuşmazlıkta da, bahsi geçen sözleşmelerin Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşme hükümlerine göre genel kurulca yapılmış olması gereken sözleşmeler olmasına rağmen genel kurulda yapılmadığı gibi genel kurulca da onaylanmadığı, bu hususun da alınan bilirkişi … ‘nın 12/04/2017 ve bilirkişi … ‘in 11/06/2018 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olduğu, dolayısıyla genel kurulda davacının talebi uyarınca, depoları da kapsayacak şekilde dükkanların davacıya verileceğine ilişkin herhangi bir karar alınmadığı gibi yönetim kurulu tarafından yapılan 01/07/2002 ve 03/02/2007 tarihli sözleşmelerin onaylandığına ilişkin dosya kapsamında delil olmadığı, bahsi geçen sözleşmelerin geçerli ve tarafları bağlayıcı olduğundan söz edilemeyeceği, kaldı ki davacıya da üç adet dükkanın da verildiği ve tapu kaydının davacı adına tescil edildiği ve bu bağlamda davacının asıl davadaki (dükkanların yüz ölçümünün az olduğu) taleplerinin dinlenemeyeceği:
Birleşen dosya bakımından somut olay değerlendirildiğinde; davacının davalı kooperatife asansör imal ettiği ve bu asansör imalatı için para almadığını, kooperatif yönetiminin kendisine dükkan verileceğini vaad ettiğini bildirerek, B blok 12 numaralı dükkanın tapu kaydının iptali ile adına tescilini veya 1.000,00 TL zararının tahsilini talep ettiği, yukarıda ayrıntılı anlatıldığı şekilde yine genel kurulda asansörlerin yapımı karşılığı davacıya B blok 12 numaralı dükkanın verileceğine ilişkin bir karar alınmadığı, dolayısıyla söz konusu talebin kooperatif yönünden bağlayıcı olmadığı, davacı tarafça birleşen dosyada asansör imalat bedelinin talep edilmediği, dolayısıyla eser sözleşmesi kapsamında asansör imalat bedeline yönelik bir inceleme yapılmadığı, yine davacının tapu iptal ve tescil talebi kabul görmez ise dükkanın kendi adına tescil edilmemesinden kaynaklı 1.000,00 TL zararını talep ettiği, davacının tapu iptali ve tescil talebi kabul görmediğinden zarar talebinin de değerlendirilemeyeceği, birleşen dosyada davacının ancak var ise eser sözleşmesi kapsamında yapmış olduğu işin karşılığı asansör imalat bedelini talep edebileceği ve birleşen dosya kapsamında bu yönde bir talebi bulunmadığı gerekçesi ile davacının asıl ve birleşen davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili; asıl davada taleplerinin 03.02.2007 tarihli sözleşme ekindeki taslak projeler gözetilerek inşaatın projesine uygun haline getirilmesi, mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00-TL tazminatın tahsili olduğunu, dava açıldığında kooperatifte ferdileşme işlemi yapılmamış durumda olup, C blok 10-11-12 no.lu bağımsız bölümlerin depo yerleri ile kazan yeri olarak bırakılan boşluğun davacı adına tescilinin talebi söz konusu olmadığını, çünkü dava açıldığı tarihte yapılan bir tescil bulunmadığını, dava dilekçenizde tescil talepleri olmadığını, 10-11-12 no.lu bağımsız bölümlerin davacı adına 10.06.2015 tarihinde dava açıldıktan sonra tescil edildiğini, tapu kayıtlarının da dosyaya ibraz edildiğini, bu nedenle mahkemece asıl davadaki (2014/226 E.) taleplerinin tapu iptali tescil olarak değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, taleplerinin inşaatın projesine uygun hale getirilmesi, olmazsa tazminat olduğunu, müvekkilinin davalı kooperatife, 01.07.2002 ve 03.02.2007 tarihli sözleşme hükümleri gereğince üye olduğunun ve sözleşmelerin geçerliliğinin tartışmasız olduğunu, davaya verilen cevap ve beyanlardan, karşılıklı ihtarnamelerden, genel kurul kararlarından, dört adet işyerinin davacıya ait olduğuna dair davalı koop. yönetimi tarafından davacıya verilen ıslak imzalı ve koop. kaşesi olan belgelerden, dava konusu bağımsız bölümlerin 10 yıldan fazla süredir davacı tarafından kullanılmasından ve nihayet davalı koop. tarafından eldeki dava devam ederken. 03.02.2007 tarihli sözleşme gereği davacı adına dava konusu üç adet bağımsız bölümün kat irtifakı tapusunun çıkarılıp hukuken davacıya teslim edilmesinden, özelikle dava devam ederken davalı kooperatifin 08.01.2017 tarihinde gerçekleştirdiği genel kurul toplantısında gündem maddeleri ve alınan kararlardan (toplantıda açıkça gündem maddesi no:3 özetle: davacı … nın dört iş yerinden üç işyerinin … adına tescilinin yapıldığı bir işyerinin -birleşen dava konusu B blok 12 no’lu işyerinin- rayiç bedel üzerinden satışının yapılmasının görüşüldüğü, neticeten; genel kurul tarafından dava konusu B blok 12 no.lu işyerinin 50.000,00-TL üzerinden satılması için yönetim kuruluna yetki verildiği anlaşılmaktadır.) davacı …’nın kooperatifin ortağı ve dört adet işyeri (bağımsız bölüm) olduğunun, hiçbir duraksamaya yer vermeksizin açıklanmasına rağmen, mahkemece mezkur sözleşmelerin geçerli olamayacağı düşüncesi ile davanın reddine karar verilmesinin kabul edilemez olduğunu, her ne kadar taraflar arasındaki 03.02.2007 tarihli sözleşme koop. genel kurulu tarafından sözleşmenin yapıldığı sırada onaylanmamış ise de, zaman içinde (16 yıl içinde) tarafların kendi rızaları ile sözleşmenin başlıca borçlarını ifa ettiklerini, davalının kendi içinde çelişir bir şekilde anılan sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanımı ve davalının bu tutumunun TMK mad. 2 hükmüne aykırı olduğunu, taraflar arasındaki 03.02.2007 tarihli sözleşmenin taraflarca benimsendiğini, hükümlerinin uygulandığını ve geçerli hale geldiğini, ıslah talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, birleşen davada, davanın 1- tapu iptali-tescil, 2- A blok inşaatına yapılan asansör imalatına karşılık C blok altındaki kazan ve kömür kullanılan yerlerin kullanımının davacıya bırakılmaması nedeniyle tazminat istemine ilişkin olduğunu, dava dilekçesinde tapu kayıtları bildirilen B blok 12 no.lu iş yerinin tapu iptaline ilişkin dayanağının, dava dilekçesinde belirtildiği üzere taraflar arasında yapılan 03.02.2007 tarihli sözleşme olduğunu, A blok için imal edilen asansör bedeline karşılık talep edilmediğini, tazminat talebinin ise tapu iptali tescil talebinden bağımsız bir talep olduğunu, mahkemece, A blok için imal edilen asansör bedeli karşılığı tapu iptal-tescil, mümkün olmazsa tazminat talebinde bulunulduğu tespiti yapılarak delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğünü, kaldı ki asıl dava dilekçesi ile, birleşen dava dilekçesi arasında bulunan bağlantıdan tapu iptal-tescil taleplerinin dayanağının 03.02.2007 tarihli sözleşme olduğu, dava konusu bağımsız bölümün sözleşme tarihinde tarafımıza teslim edildiği, dava konusu taşınmazın üçüncü kişiye davalı tarafından 08.01.2017 tarihinde yapılan genel kurul kararında alınan karar gereği devredildiğinin açıkça anlaşıldığını, 08.01.2017 tarihli genel kurul kararı incelendiğinde: genel kurul toplantısının “olağan üstü” toplantı olarak hususi yapıldığı, tek gündem maddesi ile davacının sorumluluğunda bulunan kooperatife ait asansörlerin eksiklikleri nedeni ile belediye tarafından mühürlendiğinden, davacıya ait dört işyerinden davacıya henüz tescili yapılmayan işyerinin üçüncü kişiye 50.000,TL ye satılması hususunda genel kuruldan yetki alındığı, genel kurulun koop. üyesinin kooperatife olan borcuna/edimine mahsuben üyenin hissesinin satılmasına dair karar almasının yasalara aykırı ve bu yönüyle yok hükmünde olduğunu, 2014/226 E.sayılı davada belirtildiği gibi taraflar arasındaki 03.02.2007 tarihli sözleşme koop. genel kurulu tarafından sözleşmenin yapıldığı sırada onaylanmamış ise de, zaman içinde tarafların kendi rızaları ile sözleşmenin başlıca borçlarını ifa ettiklerini, davalının kendi içinde çelişir bir şekilde anılan sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanımı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kooperatifin ana sözleşmesinin kooperatifin temsil ve ilzamı başlıklı 46. maddesine göre kooperatif adına düzenlenecek evrakın geçerli olması veya kooperatifi ilzam için temsile yetkili olanlardan ikisinin imzasının gerekli olduğunun belirtildiği, ayrıca ana sözleşmede yönetim kurulunun görevleri ile genel kurulun görevleri belirtilmiş olup, davacının asıl davaya dayanak yaptığı sözleşmeler geçerli olmayıp davalı kooperatifi bağlamayacağı, davacı da anılan sözleşmelerin davalı kooperatif genel kurulunda onaylandığını veya genel kurulda sözleşmede belirtilen şekilde kendisine taşınmaz verileceğine dair karar alındığını ispatlayamadığı, bu nedenle davacının asıl davaya ilişkin istinaf sebebi yerinde olmadığından asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun reddine, birleşen dava, kooperatif üyesi olarak davacıya verilmesi kararlaştırılan bağımsız bölümün (2002 tarihli üyelik sözleşmesinin feshini öngören 2007 tarihli sözleşme ile verilmesi kararlaştırılan B blok 12 no.lu dükkanın) davacı adına tescili ile eser sözleşmesi ( asansör yapım) kapsamında vaad edilen ortak alanın kullandırılmamasından kaynaklı tazminat istemine ilişkin olup, dayanak sözleşmelerin geçerli olduğu, davalı kooperatifi bağladığı, davacı tarafça ispatlanamadığından mahkemece verilen kararın sonuç itibarıyla usul ve yasaya uygun olması nedeni ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada davacıya devri kararlaştırıldığı iddia edilen bağımsız bölümlerin projeye uygun hale getirilmesi, mümkün olmaması halinde tazminat istemine ilişkin olup, birleşen davada ise eser sözleşmesi karşılığında iş bedeli olarak verilecek bağımsız bölüm bakımından tapu iptali ve tescil ile davacının kullanımına bırakılacağı iddia edilen ancak teslimi yapılmayan alanlar bakımından tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davalarda davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.