YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1703
KARAR NO : 2023/1969
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1586 E., 2022/274 K.
DAVA TARİHİ : 13.06.2018
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/557 E., 2020/811 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun usulen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı şirket vekili Avukat …, şirket yetkilisi … ile davalı şirket vekili Avukat …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında … Tevsiat Projesi Kara Konteyner Terminali İnşaat işleri konusunda 10/11/2014 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre 240 günde bitirilmesi planlanan işin, davalı iş sahibi tarafça yerine getirilmesi gereken edimlerin süresinde yerine getirilmemesi nedeni ile 799 gün gecikme ile 1039 günde tamamlanabildiğini, bu olağanüstü uzama nedeni ile davacı şirketin ciddi ilave masraf maliyetleri oluştuğunu belirterek şimdilik 1.000.000,00 TL zararının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçelerinde özetle; taraflar arasında kurulan, uygulanan ve hatta tamamlanan ve ücreti ödenen bir sözleşmenin söz konusu olduğunu, davacının zarara uğradığı iddialarının gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/557 Esas, 2020/811 Karar ve 16.12.2020 tarihli kararı ile; davacının gecikme sebebi olarak öne sürdüğü hususların kendi sorumluluğunda olan işler olduğu, ayrıca sözleşmenin 17.2/II maddesi gereğince proje değişikliklerinden dolayı yüklenicinin ayrıca bir talepte bulunmayacağının düzenlendiği, şantiyeye getirilecek ekip, ekipman ve malzeme yönetimini yapma sorumluluğunun davacı yüklenicide olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, açık ve ağır kusurun mevcudiyeti halinde sözleşmede düzenlenen sorumsuzluk anlaşmalarının geçerli olmayacağı, sözleşme süresinin davalıdan kaynaklanan sebeplerle uzadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin 25.3 maddesinde, “müteahhit kendisine süre uzatımı verilmiş olması sebebiyle, işverenden sözleşme ve eklerinde verilmiş olan haklardan başka bir hak talep edemez” düzenlemesi yapıldığı, bu düzenlemenin her iki tarafın tacir olması sebebiyle basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü kapsamında geçerli olduğu, bu düzenleme uyarınca davacının ruhsat alımından kaynaklı gecikme sebebiyle tazminat talep edemeyeceği, ayrıca davacının diğer gecikme sebebi olarak gösterdiği, çalışma sahasının içerisinde bulunan projenin deplase edilememesi, alt geçit inşaat ruhsatının alınamaması ve su hattının deplasesi için gerekli iznin alınamaması bakımından ise, sözleşme eki Talimatlar madde 2’de, proje alanı içerisinde başka firma ve şahıslara ait olduğu belirlenen alt yapı birimleri, hatları ve tesisatlarını deplase etmenin yüklenicinin sorumluluğunda olduğunun düzenlendiği, sözleşmede bunların yapılması için iş sahibi tarafından yerine getirilmesi gereken öncelikli bir edimin bulunmadığı, davacı tarafça bunların fiilen davalı iş sahibi tarafından yerine getirildiği belirtilmiş ise de, sözleşmede bunlara ilişkin sorumluluğun davacı yükleniciye verilmiş olması karşısında bu durumun davacının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin 25.3 maddesi kapsamında yükleniciye süre uzatımı verilen hallerde yüklenicinin iş sahibinden başka bir alacak isteminde bulanamayacağı; eser sözleşmesi uyarınca, davacı yüklenicinin iş sahibi tarafından tedarik ve temin edilen tüm hususları denetiminden geçirmesi gerektiği, asıl proje iş sahibi tarafından hazırlanmış olsa bile detaylı tatbikat projelerin yüklenici tarafından hazırlanması ve işin ifası öncesinde ya da sırasında, muhtemel riskler bakımından iş sahibini uyarması ve işi ona göre yürütmesi gerektiği, dosya kapsamında yüklenicinin buna dair iş sahibinin önceden uyardığına dair bir delile rastlanmadığı, bu nedenle davacının, komşu parsellerden izin alınamaması ve bu sebeple proje revizyonu yapılması sebebine dayalı gecikme iddiası bakımından davalı iş sahibinin sorumluluğuna gidilemeyeceği, ilk derece mahkemesince bu gecikme sebebi bakımından yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda red kararı verilmesi gerektiği, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın netice itibariyle yerinde olmakla birlikte, yukarıda açıklandığı şekilde gerekçenin bir kısmının düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf talebinin usulen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK’nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, davacı yüklenicinin gecikme sebebi olarak öne sürdüğü hususların davalı iş sahibinden kaynaklandığının ispatlayamadığı gerekçesiyle davacının sübut bulmayan davasının yukarıdaki gerekçe doğrultusunda reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge adliye mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde belirtilen gerekçelerle kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; sözleşme süresinin davalı iş sahibinden kaynaklanan sebeplerle uzaması nedeniyle davacının uğradığı zararların tazmini talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 2021/1586 Esas, 2022/274
Karar ve 09.02.2022 tarihli kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca
ONANMASINA,
8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan
davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.