Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1777 E. 2023/2037 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1777
KARAR NO : 2023/2037
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/622 E., 2018/769 K.
Vekili Avukat …
DAVALILAR : 1- … Hayv Ürn Gıda Mad Day Tük Zir Ve Orman Ürn Mad Tem … Güv Taş Ac İth İhr Tic Tur San Ltd Şti 2- … Grup İnş Gıda … Ve Tem Hiz San Ve Tic Ltd Şti Vekili Avukat … 3- … Vekili Avukat … 4- …
Vekili Avukat … 5- … Özel Güv Hiz Gıda Ve Tem Malz … Vekili Avukat … 6- … Tem İlaç Dez İnş Nak Taah San Tic Ltd Şti 7- … Özel Güv Tem Gıda Tabldot San Tic Ltd Şti 8- … Grup Tem Hiz İnş Bil Yaz Gıda San Ve Tic Ltd Şti
DAVA TARİHİ : 15.03.2013
HÜKÜM : Red

Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalı tarafından çalıştırılan dava dışı işçinin müvekkili aleyhine açtığı işçilik alacakları ile ilgili davanın işçi lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçiye icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekilleri ayrı ayrı cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini istemişlerdir.

III. MAHKEME KARARI
İzmir 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.12.2014 tarih ve 2013/142 E., 2014/755 K. sayılı kararı ile tacir olan davalıların çalıştırdıkları işçilerin fiili işçilik dışında sair tazminat haklarından sorumlu olacaklarını bilebilecek durumda oldukları, davacı Bakanlığın da asıl işveren durumunu muhafaza etmesi nazara alındığında doğan zararlardan tarafların yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamları ve Yerleşen yargı kararları gereğince ihbar tazminatı ve izin ücreti yönünden hükmedilen bedelin tamamından son alt işverenin sorumlu olduğu ve bu sorumluluğun davacı ile yarı yarıya paylaşılması gerektiği, kıdem tazminatı talebi yönünden ise her alt işverenin yanında çalışılan süre ile orantılı olarak sorumlu oldukları ve bu sorumluluğunda davacı ile yarı yarıya paylaşılması gerektiği gerekçesiyle davalıların sorumluluklarını belirleyen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 11.04.2017 tarih 2015/39501 E. 2017/4255 K. sayılı ilamı ile davalıların miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçelerinin reddine, davalı şirketler ile Bakanlık arasında imzalanan hizmet sözleşmelerinin eki olan teknik şartnamenin sosyal haklar kısmında, “yüklenicinin sözleşme ile ilgili kıdem tazminatı gibi işçilik haklarından ve işçi ile arasındaki ihtilaflardan kendisinin sorumlu olacağı” şeklinde hükümlerin mevcut olduğu, o halde davalılar yönünden de kendi dönemlerine isabet eden tazminat miktarlarının tamamı üzerinden sorumlu olduklarının kabulü gerekirken, mahkemece açıklanan bu husus göz ardı edilerek yarı oranda sorumluluk esasının kabul edilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı ile yapılan sözleşme kapsamında SGK kayıtlarına göre davalı bünyesinde çalışan işçiye yapılan ödemeyi aralarında imzalanan sözleşme hükümlerine göre davalılardan talep edebileceği gerekçesiyle davalıların sorumluluklarını belirleyen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne; dava dışı işçinin şirket nezdinde çalışması tespit edilemediğinden davacı tarafça … Grup Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; faizin ödeme tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 ncı ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
Davalılara İş Mahkemesi dosyasında dava ihbar edildiğinden davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi mümkündür. Mahkemece ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.

4. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ”HÜKÜM” fıkrasının 7 no.lu bendinde ‘dava tarihi olan 15.03.2013 tarihinden’ ibaresinin kaldırılarak yerine ‘ödeme tarihi olan 26.12.2012 tarihinden’ ibaresinin eklenmesine ve kararın düzeltilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.