Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1781 E. 2023/1962 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1781
KARAR NO : 2023/1962
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/46 E., 2021/1054 K.
DAVA TARİHİ : 17.09.2014
HÜKÜM/KARAR : Maddi tazminat yönünden kısmen kabul manevi tazminat yönünden red

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince Maddi tazminat yönünden kısmen kabul manevi tazminat yönünden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; Maddi tazminat yönünden kısmen kabul manevi tazminat yönünden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 31.08.2013-07.09.2013 tarihinde düzenleyeceğini taahhüt ettiği … isimli ve Antalya-Kapadokya arasında Off Road olarak yapılacak olan otomobil yarışının belirtilen zamanda yapılmadığının, davalının hazırladığı şartnameye göre davacının 02.05.2013 tarihinde yarışma katılım bedeli olarak 70.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak daha sonra davalı tarafından gönderilen mail ve davalının kendine ait web sitesinde yarışmanın iptal edildiğinin duyurulduğunu, davalının yarışma şartnamesinin 4.6. maddesine göre, 70.000,00 TL toplam katılım bedellerinin iadesinin gerektiğini ileri sürerek, davalı tarafa ödenen katılım bedelinin iadesini ve 18.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iptal edildiği iddia edilen yarışın 14-21 Eylül 2013 tarihlerinde yapıldığını, davacı Kulübe üye bir kısım üyenin de yarışmaya katıldığını, yarışmanın henüz yapılmadığı tarihte davanın açıldığını, bir haftalık gecikmenin manevi zarara yol açamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2016 tarihli ve 2014/452 Esas, 2016/705 Karar sayılı kararıyla; davacının dernek üyelerinin adını bildirmeden toplam 70.000,00 TL olarak yapılan ödemeyi iptal ile yarış organizasyonu bedelini talep etme hakkı varken ve kendisine bunun için 7 günlük süre tanınmışken bu hakkını kullanmamış olduğu, bu haliyle de yönetmelik 4.6. maddede öngörülen ve ancak rallinin yapılmaması halinde iadesi gereken yarış organizasyonuna katılma bedeli iadesi şartları oluşmadığını, manevi tazminat talebi yönünden ise her ne kadar ilk belirtilen sürede yarış yapılmamış ise de, daha sonra ertelemeli olarak yarışın yapıldığı ve dernek üyelerinin bir kısmının da yarışa katıldığı, gecikmenin tek başına davacıya bir manevi tazminat hakkını sağlamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.11.2017 tarihli ve 2017/1009 Esas, 2017/1804 Karar sayılı kararıyla; TBK 137/2 maddesi ve özellikle sözleşme bedelinin iade şartları nazara alındığında davanın reddinin isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan)23. Hukuk Dairesinin 2018/266 Esas, 2020/3591 Karar sayılı ve 12/11/2020 tarihli kararı ile; “Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Somut olayda davalının tek taraflı olarak organizasyonu ötelediği, imkansızlık nedeniyle bu şekilde davranıldığının iddia edildiği, davacının ise sözleşmeyi feshetmeyerek bir kısım üyelerinin organizasyona katılmasına ses çıkarmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının edimini kısmen ifa ettiği ve davacınında bu kısmi edimi kabul ettiği varsayılarak TBK 137/2 maddesi uyarınca uyuşmazlık çözümlenmelidir. Bu durumda manevi tazminatın reddine ilişkin kararda isabet bulunmakta ise de maddi tazminat açısından mahkemece sözleşme uyarınca ralliye katılan üyeler için davalıya ödenmesi gereken katılım bedeli dışında kalan bedelin ek bilirkişi raporuyla belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi ve istinaf başvurusunun esastan reddi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.” denilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda TBK’nin 137/2.maddesi uyarınca sözleşme uyarınca ralliye katılan üyeler için davacının davalıya ödenmesi gereken katılım bedeli dışında kalan bedelin tespiti için ek bilirkişi raporu alındığı, alınan rapora göre dosyada yer alan listelerden anlaşıldığı üzere, davacı kulübe üye olan dokuz takımın yarışlara katılması sebebiyle, talep edilen 70.000 TL maddi tazminat bedelinden 9 takımın 9×4.000 TL=36.000 TL bedeli düşüldüğünde, geriye kalan bakiye 34.000 TL’nin davacıya iadesinin gerektiği, manevi tazminat istemi yönünden; her ne kadar ilk belirtilen sürede yarış yapılmamış ise de; daha sonra erteli olarak yarışın yapıldığı ve dernek üyelerinin bir kısmının yarışa katıldığı, bu haliyle yarıştan elde edecekleri faydayı sağladıkları, gecikmenin tek başına davacıya bir manevi tazminat hakkı kazandırmadığı, işin doğasında ertelemenin söz konusu olmasıyla davacının, erteleme değil yarışın yapılmamış olması ve üyelerinin katılmamış olmasına dayalı talepte bulunduğu dikkate alındığında, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçeleriyle maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 34.000,00 TL katılım bedelinin dava tarihi olan 06/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;sözlü yargılama için mahkemece ayrıca gün verilmediği, bilirkişi ek raporuna itirazlarının değerlendirilmediği, somut olayda ifa imkansızlığının bulunmadığını, yeniden düzenleme yapılarak ifanın yerine getirildiğini, sözleşmenin 4.6. maddesinde para iadesi için ya kaydın kabul edilmemesi gerektiği, ya da rallinin yapılmaması gerektiği, davalının yarış tarihinde yaptığı değişikliğin davacıya bildirildiği ve yarışa katılmayacaklar ise başvurmaları halinde para iadesi yapılabileceğinin belirtildiği, ancak süre içinde başvuru yapılmadığını,bilirkişi ek raporunda takım başı yarış bedelinin nasıl hesaplandığının anlaşılamadığı, belirtilerek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yarışların iptali-ertelenmesi üzerine organizasyon katılım bedelinin iadesi ile manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.