Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1787 E. 2023/2620 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1787
KARAR NO : 2023/2620
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/138 E., 2021/1347 K.
HÜKÜM : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının da içinde bulunduğu 124 kooperatif ortağı adına kooperatifin de kefaleti ile Emlak Bankasından konut kredisi kullanıldığını, davalının kullandığı kredinin borcunu ödemediğini, alacaklı banka tarafından müşterek kefil sıfatı ile müvekkili kooperatif aleyhine yapılan icra takibi neticesinde ödenmeyen kredi borcunun ödendiğini, davalı hakkında takip yapıldığını, davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibi ve dava dilekçesinin açık ve net olmadığınıı, açılan davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mersin 2. Tüketici Mahkemesinin 11.05.2016 tarih 2014/201 E. 2016/12 K. sayılı kararı ile, taraflar arasında üyelik sözleşmesinin bulunduğu, davalının üyelikten kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiği, ancak Emlak Bankasından kullanılmış olan kredinin taksitlerini zamanında ödemediği, davacı kooperatifin bu borcu kefil sıfatı ile ödediği ve davalıdan icra yolu ile ödediği bedeli talep ettiği, davalının borcu ödediği yönünde bir belge sunmadığı gerekçesiyle davalının sorumluluğunu belirleyen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 18.06.2020 tarih 2017/831 E., 2020/2156 K. sayılı ilamı ile dava konusu alacağın miktarına göre Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekirken Tüketici Mahkemesi tarafından yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle kararın resen bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında üyelik sözleşmesinin bulunduğu, davalının üyelikten kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiği, ancak Emlak Bankasından kullanılmış olan kredinin taksitlerini zamanında ödemediği, davacı kooperatifin bu borcu kefil sıfatı ile ödediği ve davalıdan icra yolu ile ödediği bedeli talep ettiği gerekçesiyle davalının sorumluluğunu belirleyen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüme karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, ödeme belgelerinin dikkate alınmadığını, uygulanan faiz oranlarının fahiş olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bankadan alınan krediden davalının payına düşen tutarın ve işlemiş faizin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 nci ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 427 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenden alınmasına,06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.