YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/181
KARAR NO : 2023/527
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kooperatif yönetim kurulu kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 ncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatiften arsa karşılığı daire alan üyelerden birisi olduğunu, müvekkilinin selefi olan arsa sahibi …’un 180 m² arsa hissesini 120 m² daire almak için davalı kooperatife devrettiğini, kooperatif yönetim kurulunca 2014/35, 2012/559-478 no.lu karar ile kendisine 7 no.lu dairenin verildiğini ve halen bu dairede oturduğunu, kendisine üye kimlik kartı verildiğini, yıllar sonra kooperatif başkanının imzasıyla 180 m² arsa payının 225 m² ye çıkarılmasının eşitlik, adalet ve hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek, 20.07.2016 tarihli ihtarname ile 2014/35, 2012/559-478 no.lu kararın iptali yönündeki iptal kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili kooperatifin üyesi olmadığını, arsa sahibi olan … adına tahsis edilen hisseyi devraldığını, bu nedenle öncelikle görev itirazında bulunduklarını, genel kurullarda 225 m² arsaya karşılık 120 m²’lik daire verileceği yönünde karar alınmasına rağmen kooperatifin eski yönetim kurulu tarafından bu kararlara aykırı olarak davacıya 180 m²’lik arsaya karşılık 120 m² daire verildiğini ve kooperatifin zarara uğratıldığını, kooperatifin yeni yönetimince kooperatif üyelerinin haklarının korunması amacı ile işbu kararların alındığını, yapılan bu işlemlerin genel kurul kararlarına ve ana sözleşmeye uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının arsa karşılığı kooperatif üyesi olan dava dışı …’dan üyelik hissesini devraldığı, bu üyelik devrinin davalı kooperatifin de kabulünde olduğu, davalı kooperatif tarafından 12.02.2000 tarihinde yapılan genel kurulun 4 ncü maddesinde 180 m² arsa için 120 m² daire verilmesinin kararlaştırıldığı ve bu hususta yönetime yetki verildiği, bu yetki ile de davacının üyeliğinin kabul edilerek kendisine arsa karşılığı üyeliği nedeni ile daire tahsis edildiği, kooperatif yönetim kurulunca 180 m² arsa karşılığında 120 m²’lik daire üyeliği verilmesine ilişkin olarak alınan kararların bir başka yönetim kurulu kararı ile ortadan kaldırılmasının Kooperatifler Kanunu, Kooperatif Ana Sözleşmesi ve iyi niyet kurallarına aykırı ve batıl olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 180 m² arsa vermesi karşılığında 120 m² lik 7 no.lu dairenin davacının kooperatif üyeliğine tahsisine ilişkin yönetim kurulunun 2012/478, 2012/559 ve 2014/35 sayılı kararlarının iptaline yönelik 05/05/2016 tarih ve 98 sayılı kararının davacı yönünden batıl olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kooperatif üyesi olmadığını, mahkemenin görevsiz olduğunu, davacının üyeliği devraldığı arsa sahibi ile sözleşme yapılmadığını, sadece yönetim kurulu kararıyla arsa tahsisi yapıldığını, 2006 yılından itibaren 225 m² arsaya karşılık 120 m² daire verildiğini, davacıya 2012 yılında daire teslimi yapıldığını, bu şekilde 4 adet konut teslim kararı iptal edilerek eksik arsanın tamamlanmasının istendiğini, eski yönetim kurulunca birtakım akrabası olan üyelere menfaat temin etmek amacıyla karar aldığını ve kooperatifi zarara uğrattığını, yönetim kurulunca alınan yanlış bir kararın sonradan alınan kararla düzeltilebileceği belirtildiği halde çelişkiye düşülerek dava konusu kararın butlan yaptırımına tabi olduğunun belirtildiğini, 1999 yılına ait genel kurulda alınan kararın bir daha değiştirilemeyeceği, değişen şartlara ve artan maliyetlere uyarlanamayacağı gibi bir düşüncenin kabul edilemez olduğunu, 2006 yılında genel kuruldan alınan yetki ile alınan rapor doğrultusunda
yönetim kurulu kararı alınarak 120 m² lik daireler için bundan sonra 225 m² arsa alınmasına karar verildiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK’nın 355/1 nci maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re’sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kooperatifin önceki yönetim kurulu kararlarının iptaline yönelik olarak alınan yeni yönetim kurulu kararının geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98 nci maddesi yollamasıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 391 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamından, davalı kooperatifin 12.02.2000 tarihli 1999 yılına ait genel kurulun 4 üncü gündem maddesinde alınacak arsalar için 180 m² arsa için 120 m² brüt daire karşılığı anlaşma suretiyle yönetim kurulunca gerekli işlemlerin yapılmasına karar verildiği, dava dışı …’un da anılan genel kurul kararı gereğince 180 m² arsa karşılığında 120 m² daire için üye kaydedildiği, bu şekilde arsa karşılığı kooperatif üyesi olan dava dışı …’dan davacının 7 no.lu daireye ilişkin üyelik hissesini devraldığı, dairenin davacıya teslim edildiği, üyelik kimlik kartı verildiği, sonrasında 05.05.2016 tarihli yönetim kurulunda 12.02.2000 tarihli genel kurulun 4 ncü gündem maddesi ile alınan kararı ortadan kaldıracak şekilde 225 m² arsa karşılığında 120 m² daire verileceğinden bahisle önceki yönetim kurulu kararlarının iptaline ilişkin dava konusu kararın alındığı anlaşıldığından mahkemece Kooperatifler Kanunu, Kooperatif Ana Sözleşmesi ve iyi niyet kurallarına aykırı ve batıl olduğu gerekçesiyle verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına,
yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.