Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1812 E. 2023/2113 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1812
KARAR NO : 2023/2113
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/384 E., 2022/184 K.
DAVACI-KARŞI DAVALI : Dijital Güç İşlem Test Sistemleri Elektronik Telekominikasyon Medikal Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekili Avukat …
DAVALI-KARŞI DAVACI : … Savunma Sanayi ve Havacılık Ticaret Ltd. Şti. (… Savunma Havacılık Teknoloji İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.) vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 14.02.2018
HÜKÜM/KARAR : Asıl Dava Kısmen Kabul- Karşı Dava Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/122 E., 2019/796 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali, alacak, cezai şart, müspet zarar davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraflar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı-karşı davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı-karşı davalının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı … Savunma Havacılık Teknoloji İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı-karşı davacı vekili Avukat … ile davacı-karşı davalı vekili Avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 07.12.2015 tarihli fatura ve aynı günlü sevk irsaliyesiyle yazılı ürünleri davalı şirkete KDV dahil 534.500,84 TL bedelle sattığını, davalının faturaya itiraz etmediğini, ticari defterlerine kaydettiğini, ancak ürün bedellerini ödemediğini, Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2017/18969 esas sayılı dosyasında başlatılan ilamsız takibe davalı tarafın 12.10.2017 tarihinde “Yapılan işin sözleşmesi olduğundan ve işin eksik yapıldığından” bahisle itiraz ettiğini ve itiraz sebebiyle takibin durduğunu, davalının eksik olduğunu ileri sürdüğü işlemleri ihtarla bildirdiğini, bu eksikliklerin giderildiğini, davalı şirketin onaylı imzasının alındığını öne sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP VE KARŞI DAVA
1-Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Azerbaycan Cumhuriyeti Savunma Sanayi Bakanlığı Cihaz İstehsalat Birliği ile yaptığı 03.09.2015 tarihli sözleşmeyle üstlendiği Hedef Sistemleri Kurulumu işini 11.09.2015 tarihli sözleşmeyle davacıya taşere ettiğini, davacının hedefleri Ankara’da teslim etmeyi ve Azerbaycan’da gösterilecek yere kurmayı üstlendiğini, ancak idare tarafından farklı tarihlerde gönderilen e-postalarda sistemin montajının tamamlanmadığı ve ayıplı olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin 21.06.2016 tarihli yazıyla 15 gün içerisinde kabul işlemi yapılmadığı takdirde müvekkili tarafından davacı hesabına yaptırılarak rücu edileceğinin ihtar edildiğini, davacının işi tamamlamadığını, 16.01.2017 tarihli yazıda 6 kalem eksik ve ayıbın davacıya bildirilerek giderilmesinin istendiğini, eserin kullanılmayacak derecede ayıplı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2-Davalı ve karşı davacı karşı davasında ise, davacı tarafından meydana getirilen eserin kullanılamayacak derecede ayıplı olduğunu, bu sebeple davacı karşı davalıya fazladan ödenen 115.684,00 TL’den şimdilik 5.000,00 TL’nin, davacı ve karşı davalı eseri eksik ve kusurlu imal edip bunları gidermediğinden, davalı karşı davacının idareye olan borcunun bununla doğrudan ilişkili olması nedeniyle idarenin her an kontratı haklı sebeple feshetme ihtimali bulunduğunu, bu ihtimale karşı davalı karşı davacının uğrayacağı müspet zarara karşılık şimdilik 2.000,00 TL’nin, yine sözleşmenin 7.1 maddesindeki koşulların oluşması nedeniyle davacı karşı davalının günlük ‰3 oranında gecikme cezası ödeme yükümlülüğü altında olduğunu belirterek şimdilik 3.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “İlk Derece Mahkemesince; “…Taraflar arasında 11.09.2015 tarihli sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmenin konusu; sözleşmenin ayrılmaz parçası olan Ek-A’da belirtilen Hedef Sistemlerinin Ek-B de yer alan proje uygulama takvimine uygun olarak davacı tarafından Ankara’da davalıya teslim edilmesi ve hedeflerin davalının Azerbaycan’da göstereceği yerde yine davacı tarafından kurulumunun yapılması işidir. Sözleşme bedeli 165.400 USD olup, bu tutar sabit ve değişmez bir fiyattır (md-2.1). Yüklenicinin teslim şekli ihraç kayıtlı teslim işlemi olup, bu satış nedeniyle yükleniciye Kdv ödenmeyecektir (md-2.2). Sözleşmenin imzalanarak yürürlüğe girmesinden sonra yüklenici hedefler ve diğer tüm donanımları gen geç 10 haftada sevkiyata hazır hale getirmek, 12. haftada kurulumuna başlamak ve 14.haftada bitirerek sistemi çalışır vaziyette teslim etmekle yükümlüdür (md-2.7). Proje uygulama takviminin başlangıcı sözleşmenin imzalandığı tarihtir (md-3.2). İşbu sözleşme kapsamında teslim edilecek hedeflerin muayeneleri Ek-C’de yer alan teknik özelliklere uygun olarak yapılacak olup yüklenici ilgili hedeflerin montajını müteakip alıcıya yazılı olarak muayeneye çağrı bildiriminde bulunacaktır. muayenelerin başarıyla tamamlanmasını takip eden beş gün içinde ilgili kabul tutanağı imzalanacaktır (md-3.1) Davalı vekili; davacının sözleşmedeki edim ve taahhütlerini yerine getirmediğini eserin usulüne uygun tesliminin gerçekleşmediğini bu yönü ile davacının bedele hak kazanmadığını savunmuştur. Dava dilekçesi ekinde (ek-4) dosyaya sunulan yazılı belge örneğinden; sözleşme konusu hedef sistemlerinin üretilerek davalıya ve nihai kurulum yeri olan Azerbaycan’daki uygulama noktasına teslim edildiği sabittir. Ancak davacının sözleşmedeki edim ve borçları teslim ile sınırlı değildir. Sözleşmeye göre sistemin kurulum ve test işlemlerinin yapılarak çalışır şekilde davalıya teslimi gerekmektedir. Dava dışı Azerbaycan Savunma Bakanlığı tarafından davalıya gönderildiği anlaşılan 24.01.2017 tarihli yazıda; hedef sistemlerinin kurulum ve test işlemlerinin tamamlanmadığı belirtilmiştir. Davalı tarafından davacıya keşide edilen 16.01.2017 tarihli noter bildiriminde; toplam 6 maddede eksik ve kusurlu işler sayılarak bu işlerin 15 gün içinde giderilmesi istenmiştir. Sözleşme konusu işin eksik ve kusurdan ari olarak tesliminin yapılıp yapılmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu olup mahkemece alınan 06.02.2019 tarihli bilirkişi raporunda; cihazların sözleşmeye uygun olarak üretildiği ve çalıştığını kanıtlama yükünün davacı yükleniciye ait olduğu, davacının ürettiği cihazları kendi bünyesinde test ederek düzgün çalıştığını saptadıktan sonra davalıya teslim etmesi gerektiği, endüstriyel tüm cihazlar için tasarım ve üretim süreçleri sonunda mutlaka test ve doğrulama işleminin yapılmış olması gerektiği, davacı tarafından test ve doğruma işlemi yapıldığına ilişkin dosyaya bir veri sunulmadığı bu çerçevede teknik açıdan davacının cihazların sözleşmeye uygun olarak çalıştığını ispat edemediği görüşü bildirilmiştir. Eksik ve kusurlu işlere ilişkin olarak davalı tarafından keşide edilen 16.01.2017 tarihli noter bildirimindeki hata ve noksanların mevcudiyeti esasen taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Nitekim davacı vekili noter ihtarı ile kendilerine bildirilen eksik ve kusurların giderildiğini savunmuş ve dava dilekçesinde aynen “bu eksikler giderilmiş ve davalı şirketin onaylı imzası alınmıştır” diyerek eksiklerin varlığını kabul etmiştir. Ancak 16.01.2017 tarihli noter bildiriminde sayılan eksik ve kusurların giderildiğine dair dosyaya her hangi bir kanıt sunulmamıştır. Mahkememizce alınan 06.02.2019 tarihli asıl ve 08.07.2019 tarihli ek bilirkişi raporlarında; davacının üretim, montaj ve kurulumunu üstlendiği hedef sistemlerinin eksiksiz ve çalışır vaziyette davalıya teslim edildiğinin kanıtlanamadığı belirtilmiştir. Davalı- k.davacı vekili; eksik ve kusurlu işlerin nama ifa yoluyla dava dışı firma ile yapılan sözleşme uyarınca ikmal edildiğini iddia etmiştir. Bu kapsamda davalı ile dava dışı … arasında imzalanan sözleşme dosyaya sunulmuştur. Sözleşmenin konusu hedef sistemindeki eksiklerin ve hataların mevcut veya yeni malzeme kullanılarak eksiksiz ve çalışır vaziyette teslim edilerek geçici kabul işleminin nama ifa yoluyla yapılması olarak tanımlanmıştır. Sözleşme bedeli 160.000 Usd olup dolar kuru 3,05 TL olarak sabitlenmiştir. Buna göre sözleşme bedeli (160.000 Usd x 3,05 TL)= 488.000 TL’dir. Davalıya ait ticari defterlerde; nama ifa yoluyla yapılan harcamalar toplamı 447.843,37 TL olarak kayıtlıdır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacını alacağı (650.088,84 TL – (115.684 TL avans + 447.843,37 TL nama ifa) = 86.561,47 TL) olarak hesaplanmıştır. Mahkememizce alınan 08.07.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda; davalı tarafından nama ifa yoluyla dava dışı … ‘ya yapılan ödemenin gereğine uygun ve makul olduğu belirtilmiştir. Nitekim sözleşmeye konu işin asıl iş sahibi olan Azerbaycan hükümetine teslim edildiği, iş sahibi tarafından işin bedelinin davalıya 18.12.2015 tarihinde ödendiği anlaşılmıştır. Asıl dava bakımından davacının eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağının 650.088,84 TL sözleşme bedelinden, davalının yaptığı 115.684 TL avans ödemesi, eksik ve kusurlu işler için yaptığı 447.843,37 TL’lik ödemenin mahsubu ile 86.561,47 TL olacağı anlaşılmıştır. Karşı davada davacı 7.1.maddesi uyarınca teslimde gecikme nedeniyle cezai şart alacağının doğduğunu belirterek 3.000,00 TL gecikme cezası talep etmişse de; davalı-k.davacı Azebaycan Savunma Bakanlığına karşı girdiği taahhüt nedeniyle her hangi bir gecikme cezası ödememiştir. Öte yandan davalı-k.davacı tarafından keşide edilen 15.01.2017 tarihli noter bildiriminde; her hangi bir gecikmeden veya geç teslime bağlı cezai şarttan bahsedilmemiştir. Bu koşullar altında gecikme cezasına bağlı talep yerinde değildir. Davalı-k.davacı vekili avans ödemesi kapsamında 5.000,00 TL alacağın davacı-k.davalıdan tahsilini istemişse de, davalı-k.davacının herhangi bir avans alacağı olmadığı yukarıdaki incelemelerden anlaşılmıştır. Bunun dışında davalı-k.davacı vekili müvekkili ile Azerbaycan hükümeti arasındaki sözleşmenin feshinin gündeme geldiğini sözleşmenin idarece feshi halinde kar kaybı yaşayacağını belirterek bu kalemden şimdilik 2.000,00 TL’nin davacı-k.davalıdan tahsilini istemiştir. Dava tarihi itibariyle fesih söz konusu olmadığı gibi işin her hangi bir gecikme yaşanmaksızın Azerbaycan hükümetine teslim edildiği ve sözleşme bedelinin davalıya ödendiği böylece işin ifa ile sonuçlandığı anlaşılmakla davalı-k.davacının bu kalemden de bir alacağının olmadığı” gerekçesiyle “Asıl davanın kısmen kabulüne, Ankara 2. İcra Müdürlüğü 2017/18969 sayılı takip dosyasında davalının itirazının 86.561,47 TL asıl alacak için iptaline, alacağa takip tarihiden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, takip öncesinde temerrüdün varlığı kanıtlanmadığından işlemiş faiz talebinin reddine, alacağın miktarı yargılama ile ortaya çıktığından davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine, davanın reddedilen miktarı için davacı takipte haksız ise de açıkça kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin ve karşı davanın reddine” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1-Davacı- karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik incelemeyle karar verildiğini, müvekkili tarafından imzalanarak gönderilen sözleşmenin davalı tarafça imzalanıp müvekkiline iade edilmediği için sözleşmenin yürürlüğe girmediğini, fatura kapsamındaki ekipmanın toplam bedeli 534.500,84 TL iken sözde 6 kalem eksikliğin nama ifa yoluyla giderimi için 447.843,37 TL ödendiğinin kabul edilemez olduğunu, yeni bir rapor alınmaksızın hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, geçerli bir sözleşme bulunmadığını, davalı yanın faturaya itiraz etmediğini, müvekkilinin ürünleri tam ve zamanında teslim ettiğini belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2-Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşme bedelinin 650.088,84 TL olmadığını, sözleşmede 165.400 USD olarak belirlendiğini, sözleşme tarihindeki kur itibariyle iş bedelinin 503.510,68 TL olduğunu, mahkemece 650.088,84 TL üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin 3.kişiye 488.000 TL ödemek zorunda kaldığı halde 447.843,37 TL’nin hesaba alındığını, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 maddesi gereğince vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu, reddedilen miktar üzerinden nispi olarak hesaplanması gerektiğini, karşı davanın kabulü gerektiğini, işin 3.kişi …’a tamamlattırılarak 24.03.2017 tarihinde idareye teslim edildiğini, bu nedenle 02.02.2017- 24.03.2017 dönemi için 24.810 USD cezai şart alacağı bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Somut olayda davacı-karşı davalı taşeron, davalı- karşı davacı yüklenici olup, davalının Azerbaycan idaresi ile yaptığı sözleşme gereğince taahhüt ettiği hedef ve sistemlerinin imal ve montajını davacıya taşere ettiği belirlidir. Taraflar arasında akdedilen 11.09.2015 tarihli sözleşmeye konu hedef ve sistemlerin sözleşme tarihinden itibaren 14 haftada montajının ve 16 haftada kabulünün yapılmasının kararlaştırıldığı, davalı yüklenicinin iş bedelinin tamamını 18.12.2015 tarihi itibariyle Azerbaycan idaresinden tahsil ettiği bilirkişi raporuyla belirli olduğundan davacı- karşı davalı tarafından hedef ve sistemlerin imal edilerek davalı- karşı davacıya teslim ve Azerbaycan’da montajının tam ve eksiksiz olarak en geç 18.12.2015 tarihinde yapıldığının kabulü gerektiği, sözleşmede yazılı teslim tarihine göre teslimde gecikme olmadığı, davalı- karşı davacı tarafça keşide edilen 16.01.2017 / 2099 yevmiye numaralı ihtarnamede yazılı 6 kaleme ilişkin tespitler eksiklik olarak nitelendirilmiş ise de, hukuki nitelikçe eksiklik olmayıp, ayıp olduğu, davacı- karşı davalı dava dilekçesinde davalı- karşı davacı vekilinin icra takibine itirazında belirttiği eksikliklerin giderildiğini ve davalı şirketin onaylı imzasının alındığını öne sürmekle ihtarnamede yazılı ayıpların varlığını benimsemiş olduğu, Azerbaycan idaresi tarafından e- postalar ve yazışma ile davalı- karşı davacıya, davalı- karşı davacı tarafça da davacı- karşı davalıya bildirilen belirtilen ayıpların davalı- karşı davacı tarafından dava dışı …’a gidertildiği, davalı- karşı davacı tarafça ayıpların giderim bedelinin 160.000 USD olduğu savunulmuş ise de, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalı- karşı davacının … için ayrı bir cari hesap oluşturmadığı, taşeron nam ve hesabına yapılan harcamaların taşeron için oluşturulan cari hesaptan yürütüldüğü, bu cari hesapta montajın tamamlandığı anlaşılan tarihten sonra yapılan harcamaların 86.561,47 TL’ den ibaret ve ihtarnamede belirtilen ayıpların giderimi için makul olduğunun rapor edildiği, bu itibarla ayıpların giderim bedeli olarak 86.561, 47 TL’nin esas alınması gerektiği, davacı- karşı davalı kayıtlarına göre kendisine yapılan 115.684 TL ödeme ile ayıpların giderim bedeli 86.561,47 TL’nin toplanmasıyla ödemeler toplamının 202.245, 47 TL olduğu, icra takibine dayanak 07.12.2015 tarihli faturada iş bedeli 650.088,84 TL olarak belirtilmiş ve davalı yüklenici bu faturayı aynı tarihte defterine kaydetmekle birlikte, 8 günlük süre içerisinde faturaya itiraz etmemiş olduğundan sözleşmede kararlaştırılan iş bedelinin Türk Lirası karşılığının 650.088,84 TL olduğunun kesinleştiği, bu itibarla iş bedeli 650.088,84 TL’den ödemeler toplamı 202.245,47 TL’nin indirilmesiyle davacı- karşı davalının bakiye hakediş alacağının 447.843,37 TL olduğu anlaşılmakla asıl davada davanın kısmen kabulüyle, icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin 447.843,37 TL üzerinden devamına karar vermek gerekirken hatalı değerlendirmeyle ayıpların giderim bedeli 86.561,47 TL üzerinden takibin devamına karar verilmesi doğru olmadığı”gerekçesiyle “davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince reddine, davacı-karşı davalının istinaf başvurusunun kabulüyle, mahkeme kararının HMK 353/1.b.2 madde gereğince kaldırılmasına, asıl davada davanın kısmen kabulüyle, icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin 447.843,37 TL üzerinden devamına, koşulları oluşmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine ve karşı davanın da reddine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde, davacı yüklenicinin işi bitirip işin kabulünü sağlamadığını, eser sözleşmesi gereği yükümlendiği işi tamamlayıp kabulünü sağlamayan davacının, tüm işi tamamlayıp kabulünü sağladığı yönündeki kararın yasa ve usule aykırı olduğunu, eser sözleşmesi bedelinin taraflar arasında imzalanmış sözleşmeye aykırı olarak belirlendiğini, mahkemece davacı yüklenici namına ifa yoluyla davalı iş sahibi tarafından yaptırılan iş bedelinin davacıdan tahsili gerektiğinin göz ardı edildiğini, davalı iş sahibinin üçüncü kişiye ödemek zorunda kaldığı bedelin davacı yüklenici yükümlülüğünde olmadığının kabulünün hatalı olduğunu, karşı dava yönünden, bilirkişilerce iş sahibinin talep ettiği “Ödediği bedelin iadesi, munzam zarar talebi ve ifaya ekli cezai şart taleplerinin” hiçbirinin değerlendirilmediğini, bu konudaki itirazların karşılanmadığını ve gerekçesiz bir şekilde reddine karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl dava iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsili, karşı dava ise alacak, cezai şart ve müspet zararın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, bilirkişi raporunda karşı dava bakımından da gerekli inceleme ve değerlendirmelerin yapıldığı, tarafların itirazı üzerine alınan ek bilirkişi raporunda taraf itirazlarının karşılandığı anlaşıldığından davalı ve karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci
fıkrası uyarınca ONANMASINA,

8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille
temsil olunan davacı karşı davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı-karşı davacı … Savunma Havacılık Teknoloji
İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’den alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.