Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1856 E. 2023/3165 K. 05.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1856
KARAR NO : 2023/3165
KARAR TARİHİ : 05.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1 E., 2022/155 K.
DAVA TARİHİ : 13.06.2017
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/624 E., 2019/613 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yüklenicinin, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında, yapımı kararlaştırılan hidroelektrik santrali tesisini süresinde teslim etmediğini, geç teslim nedeniyle ortaya çıkan 1.986.476,40 TL asıl, 41.144,55 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 2.027.620,95 TL tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tesisin süresinde geçici kabule hazır hale getirildiğini, gecikme cezasının haksız olduğunu, öte yandan, sözleşmede belirlenen oranın üzerinde gecikme cezası uygulandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2019 tarihli ve 2017/624 Esas, 2019/613 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile takibin 866.700,00 TL üzerinden devamına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.10.2020 tarihli ve 2020/302 Esas, 2020/462 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafın istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, davalı tarafın istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; geçici kabul tutanağına göre eksik bırakıldığı tespit edilen işlerin tutarının 103.500,00 TL, bu tutara sözleşmenin ilgili hükümlerinde belirtilen oran uygulandığında davalı tarafın ödemesi gereken ceza miktarının 23.722,20 TL olduğu, davalının gecikme cezasının miktarına ilişkin istinaf itirazlarının bu itibarla yerinde görüldüğü gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline takibin 23.722,20 TL üzerinden devamına karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 09.11.2021 tarihli ve 2021/360 Esas, 2021/1328 Karar sayılı kararıyla, taraflar arasındaki sözleşmenin 25.2. maddesinde “Yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği takdirde, gecikilen her gün için sözleşme bedelinin %0,006 (binde altı) oranında gecikme cezası uygulanır. Uygulanacak gecikme cezası toplamı, sözleşme bedelinin %10 (yüzde onu) oranından fazla olamaz.” hükmüne yer verildiği, davalı yüklenici şirketin işi süresinde teslim etmediğinin anlaşılmış olmasına göre, davacı iş sahibinin sözleşmenin anılan hükmüne dayalı olarak gecikme tazminatı talep edebileceği, İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi heyet raporunda davacının talep edebileceği gecikme cezası miktarının 866.700,00 TL olarak tespit edildiği, ulaşılan bu sonucun dosya kapsamına ve sözleşme hükümlerine uygun olduğu, bu itibarla ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun da reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, karar davacı yararına bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşme uyarınca, davacı tarafın talep edebileceği toplam gecikme cezası tutarının 866.700,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin 866.700,00 TL üzerinden devamına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; müvekkilinin işi süresinde geçici kabule hazır hale getirdiğini, eksikliklerin toplam iş miktarının çok altında olduğunu, santralin çalışmasına engel bir durum bulunmadığını, davacı tarafın geçici kabul sürecini kasten geciktirdiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine dayalı olarak, davacı iş sahibi tarafından davalı yüklenici şirkete kesilen gecikme cezasının, tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın
ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.