Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1859 E. 2023/1404 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1859
KARAR NO : 2023/1404
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/502 E., 2022/635 K.
ŞİKAYETÇİ : … vekili Avukat …
ŞİKAYET OLUNAN : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 04.06.2021
HÜKÜM/KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 7. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/255 E., 2022/123 K.

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; müvekkilinin alacaklı olduğu dava dışı borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip yaptıklarını, borçlu adına kayıtlı taşınmazların satıldığını, düzenlenen sıra cetvelinde tüm paranın şikayet olunan dosyasına ödendiğini, şikayet olunan tarafından satışa konu taşınmazla ilgili tasarrufun iptali davası açıldığını, tasarrufun iptaline karar verildiğini, müvekkili lehine ipotek konulduğu tarihte taşınmazın tapu kaydında tasarrufun iptali davası açıldığına dair bir kaydın bulunmadığını, müvekkilinin tapu siciline … ilkesi uyarınca ipotek aldığını, İİK 282. Maddesi gereğince tasarrufun iptali davasının iyi niyetli müvekkilinin haklarını ihlal edemeyeceğini, satış bedelinin müvekkili dosyasına ödenmesi gerektiğinin yanı sıra sıra cetvelinde şikayet olunan alacağının fazla gösterildiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet olunan cevap dilekçesinde; müvekkili alacağının şikayetçinin ipotek tesisinden çok önce doğduğunu, dava dışı borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla taşınmazlarını devrettiğini, tasarrufun iptali davasının kabul edildiğini, sıra cetvelinde müvekkiline ilk sırada yer verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu, savunarak şikayetin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesince şikayet olunan dosya alacağının satış tarihi itibariyle 111.878,43TL, olduğunun belirlendiği, tasarrufun iptali davasını kazanan alacaklının tasarruf konusu malın borçluya aitmiş gibi satış ve haczini isteyebileceği, satıştan elde edilen paradan alacağını alabileceği, sonradan taşınmaz üzerinde yapılan tasarrufun, iptal davası açan alacaklıya karşı hüküm ifade etmeyeceği, bu nedenle sonradan lehine ipotek tesis edilen alacaklılar ile haciz uygulayan alacaklıların iptal edilmiş tasarruf oranında iptal davasını kazanan alacaklıya karşı önceliğinin bulunmadığı, gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi vekili istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesinin tasarrufun iptali alacaklısının mı yoksa ipotek alacaklısının mı ilk sırada yer alması gerektiğine ilişkin değerlendirmesinin hatalı olduğunu, İlk derece mahkemesi Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda tasarrufun iptali alacaklısını ipotek alacaklısının önünde tutmuş olsa da mevcut Yargıtay içtihatlarının somut olayda uygulanamayacağını, ayrıca şikayet olunan alacağı ile ilgili icra mahkemesi kararı ile tespit edilmiş olan 111.878,43 TL tutarındaki dosya hesabının dikkate alınamayacağını, bu hesaptaki hataları gidermek için yeniden hesap yapılması gerektiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasarrufun iptaline karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi ile söz konusu mal borçluya aitmiş gibi alacaklının alacağını tahsil edebileceği, tasarrufun iptaline konu taşınmazı devralan kişinin verdiği ipotek nedeniyle alacaklı olanlar ile sonradan haciz uygulayan alacaklıların iptal davasını kazanan alacaklıya karşı önceliğinin olmadığı, bu nedenle şikayet olunanın birinci sırada yer almasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, şikayetçinin, şikayet olunanın alacak miktarının yüksek gösterildiğine yönelik itirazı bakımından ise; şikayet olunanın alacaklı olduğu dosyada bakiye borç miktarının 111.878,43-TL olduğu, ancak sıra cetveli düzenlenmesine esas yazılan müzekkerede borç miktarının 182.602,57-TL olarak fazla gösterildiği, bu sebeple paylaşıma konu paranın tamamının birinci sıradaki alacaklıya ödenmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, şikayetçinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak şikayetin kabulüne sıra cetvelinin iptaline, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK 142, İİK 277 ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.