YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1880
KARAR NO : 2023/2102
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1215 E., 2022/147 K.
DAVACI-KARŞI DAVALI : … İnşaat ve Beton Sanayi ve Ticaret Anonim
Şirketi vekili Avukat …
DAVALI-KARŞI DAVACI : …
vekili Avukat …
İHBAR OLUNANLAR : 1- Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı vekili Avukat …
… 2- Yapı Test Araştırma Laboratuvar
Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
vekili Avukat … 3- … Mühendislik
Müşavirlik İnşaat Sondaj Ticaret ve Pazarlama Limited Şirketi
DAVA TARİHİ : 01.04.2016
HÜKÜM/KARAR : Asıl Dava Kabul-Karşı Dava Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/472 E., 2020/313 K.
Taraflar arasındaki asıl davada eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye bedelin tahsili, karşı davada eser sözleşmesinden kaynaklanan yanlış ve ayıplı ifa sebebiyle uğranılan müspet ve menfi zarar tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davalı-karşı davacının istinaf başvurusunun reddine, davacı-karşı davalının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı-karşı davacı vekili Avukat … ile davacı-karşı davalı vekili Avukat …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2014 ve 2015 yıllarında davacıdan hazır beton satın aldığını, bu satışlar nedeniyle faturalar düzenlendiğini, faturaların davalı şirkete teslim edilmesine rağmen davacının 397.140,54 TL alacağını tahsil edemediğini ileri sürerek, 397.140,54 TL’nin tahsilini, TTK’nın 1530 maddesi uyarınca her bir faturaya fatura tarihinden 30 gün sonrasından itibaren ticari temerrüt avans faizi yürütülmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin davacı şirketten C-30 beton sınıfı hazır beton sipariş ettiğini, ancak daha sonra yapılan inceleme sonunda davacı şirketin müvekkili şirkete sattığı betonun C-30 sınıfı beton olmadığı, getirilen betonların kalitesinin yer yer C-20’ye kadar düştüğünün görüldüğünü, betonun istenilen kalitede olmamasından dolayı davalının müspet ve menfi zarara uğradığını savunarak, asıl davanın reddini; karşı davasında ise uğradığı zararların tespiti ve tahsili ile var ise kaşı davalıya olan borcundan takas/mahsubunu istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki tarafın kayıtlarına göre davacının davalıdan 397.140,54-TL alacaklı olduğu, inşaatta kullanılan beton karotlarından aldırılan numunelerin incelenmesinde beton basınç dayanımının TSEN13791 standardında C30 için verilen değerleri sağladığı, faturaya konu olan betonların ayıplı ürün olmadığı, inşaatta meydana gelen çökmelerin beton dışındaki diğer faktörlere dayalı olduğu, davacı beton şirketine izafe edecek kusur bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile 386.148,70 TL’nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davacı vekili; davacı alacak miktarından 9.000,00-TL C30-C25 fiyat farkı ve 1.991,84-TL laboratuvar masrafı düşülmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının reddedilen kısım bakımından ortadan kaldırılması ve davanın tam kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
Asıl davada davalı- karşı davada davacı vekili; dava öncesi alınan numunelere ilişkin tanzim edilen 3 ayrı raporda da betonun istenilen seviyede olmadığının tespit edildiğini, bu sonuçların sahte olduğuna ya da numunelerin doğru alınmadığına dair delil bulunmadığını, inşaatın durması ve güçlendirme masrafları nedeniyle zarara uğradıklarını, ısrarla betondan yeni numune alınmasının kötüniyetli olduğunu, bilirkişinin eski raporları değerlendirmediğini, uzman görüşünün tartışılmadığını, inşaatın durduğu dönemde satın alınan betonların çevre düzenlemesinde kullanıldığını, gecikme nedeniyle son üç hak edişe gecikme cezası uygulandığını, güçlendirme bedelinin tespit edilmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı-karşı davalı beton firmasının gönderdiği betonların C30 beton sınıfında olduğu, betonların öngörülen beton sınıfından olması dolayısıyla diğer süreçlerde davacı-karşı davalı beton firmasının kusurlu olmadığı ve davalı-karşı davacının meydana gelen müspet ya da menfi zararın davaya konu olan betondan kaynaklanmadığı, oluşan zarar arasında illiyet bağının kurulmadığı, davacı beton şirketine izafe edecek kusur bulunmadığı, faturaların davalının defter ve kayıtlarına işlendiği, anılan faturaya davalı tarafça 8 gün içerisinde itiraz edildiği ileri sürülüp ispat edilmediğinden içerikleri kesinleştiğinden davalının işi eksiksiz teslim aldığının kabulünün gerektiği, davacının davalıdan her iki tarafın kayıtlarına göre 397.140,54-TL alacaklı olduğu anlaşılmakla mahkemece bilirkişi raporunda beton fiyat farkı olarak belirlenen 9.000,00 TL ve 1.991,84 TL laboratuvar masrafı toplamı olan 10.991,84 TL’nin toplam alacaktan düşülerek karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile asıl dava bakımından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalı- karşı davada davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl davada uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine, karşı davada ise ayıplı ifa nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 vd. Maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalı- karşı davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalı-karşı davada davacıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan asıl davada davacı-karşı davada davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
.