Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1910 E. 2023/2107 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1910
KARAR NO : 2023/2107
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/810 E., 2022/131 K.
Şirketi vekili Avukat …
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 08.05.2012
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2012/106 E., 2018/1298 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı vekili Avukat … ile davacı vekili Avukat …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sponsorluk sözleşmesi ile davalının 04.08.2006-09.09.2006 tarihleri arasını kapsayan Rumeli Hisarı Konserlerinin ana sponsoru olmayı taahhüt ettiğini, ancak 17.08.2006’da sözleşmeyi haksız şekilde feshederek davacının zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, oluşan zararların tazmini ile sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tahsili için fazlaya dair haklarını saklı tutarak açtıkları 10.000,00 TL değerli davalarının kabulüne ilişkin kararın temyiz incelemesi neticesi kesinleştiğini ileri sürerek, saklı tuttukları hakları kapsamında toplam 486.795,00 TL zarar ve cezai şart tutarının yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşme bedelinin tamamının ödenmiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının müspet ve menfi zararlarını birarada talep edemeyeceği, onananarak kesinleşen 16. Asliye Ticaret Mahkemesine ait ilamda ve Yargıtay içtihatında da menfi zarardan bahsettiği, dolayısıyla davacı tarafın menfi zarar talebinde bulunduğu, organizasyon için yapılan masraf ve giderler toplamı olan 238.245,76 TL’lik tutarın menfi zarar olduğu, toplanan delillerden kira bedelinin davalı tarafından yatırıldığı anlaşılmakla kiralama masrafı düşüldüğünde davacının menfi zarar toplamının 153.500,00 TL olacağı ve bu tutarın cezai şart miktarının altında kaldığı ayrıca davalının ekonomik olarak mahvına sebep olacak miktarda olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile toplam 161.633,06 TL cezai şartın dava tarihinden yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; sözleşme ile tarafların haksız fesih halinde hem cezai şartın hem de diğer tarafın maddi-manevi zararının ödeneceğini kabul ettiklerini, onanarak kesinleşen önceki dava dosyası kapsamında davacı zararının 558.165,00 TL olarak tespit edildiğini, yan sponsor anlaşmaları nedeniyle doğan gelir kayıplarının menfi zarar olarak değerlendirilmesi gerektiğini, toplam zararlarının cezai şart tutarını aştığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının reddedilen kısım bakımından ortadan kaldırılması ve davanın tam kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili; zamanaşımı itirazları bakımından karar verilmediğini, sözleşme ile üzerlerine düşen edimi eksiksiz yerine getirdiklerini, cezai şart talebinin haksız olduğunu, sözleşmenin fiilen sona erdiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sözleşmenin 12. maddesi ile kararlaştırılan cezai şartın 818 sayılı BK’nin 158/1 maddesinde düzenlenen seçimlik cezai şart olduğu, sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği hususunun Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin onama ilamı ile kesinleştiği, davacının cezai şartı talep edebileceği ve cezai şart miktarını aşan kısım yönünden ise menfi zararlarını talep edebileceği, davacının uğramış olduğu menfi zarar toplamının 153.500,00 TL olduğu, cezai şart bedelini aşan miktarda bir zararı söz konusu olmadığından, kararda isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

Davalı vekili; sözleşmenin feshinin haklılığı konusunda araştırma ve inceleme yapılmadığı, iptal edilen konserler nedeniyle davacının edimini yerine getirmediğinin açık olduğu, bu durumun davalının itibar kaybetmesine sebep olduğu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile re’sen dikkate alınacak nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sponsorluk sözleşmesinin haksız feshine dayalı tazminat ve cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 108, 125 ve 180 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle istinaf itirazları arasında ileri sürülmemiş olan hususların temyiz incelemesine konu edilemeyecek olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan taraflara verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.