Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/193 E. 2022/6052 K. 26.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/193
KARAR NO : 2022/6052
KARAR TARİHİ : 26.12.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesi kapsamında iş bedeli olarak verilen çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti talebinden ibarettir. Davacı şirket yüklenici, davalı ise taşerondur.
Davacı vekili; … ili ve … il sınırları içerisinde kurulacak olan … ve Hidroelektrik Santrali Tesisinin üretim faliyetlerini yürütmek için dava dışı … Enerji Elektrik Üretim ve İnşaat A.Ş.’ye verilen lisans kapsamında davacı şirket ile dava dışı şirket arasında santralin inşaatı konusunda sözleşme imzalandığını, davalı şirket ile de 05.08.2015 tarihinde kazı ve hafriyat işlerini yapım işi için taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, iş kapsamında davalıya 10.09.2015 keşide tarihli 20.000,00 TL, 04.04.2014 keşide tarihli 85.797,00 TL, 10.05.2016 keşide tarihli 75.000,00 TL bedelli üç adet çek verildiğini, 20.000,00 TL bedelli çekin tahsil edildiğini, Amasya Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/12 D. iş sayılı delil tespiti dosyasında davalının sadece 1.782,00 TL tutarında imalât yapması ve sözleşme hükümlerine aykırı davranması nedeniyle Yenimahalle 1. Noterliği’nin 15.02.2016 tarih ve 04881 yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğini, iş kapsamında verilen 85.797,00 TL bedelli ve 75.000,00 TL bedelli çeklerin bedelsiz kaldığını beyanla ve bu çekler nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir. Yargılama sırasında çek bedellerinin ödenmesi nedeniyle davaya istirdat davası olarak devam ettiklerini, verilen 85.797,00 TL bedelli çekin davalı tarafından ciro edilmesi nedeniyle dava dışı yetkili hamil … A.Ş. tarafından ihtiyati haciz kararı alındığını, dava dışı alacaklı şirket ile Uzlaşma Tutanağı Sulh Sözleşmesi ve İbraname başlıklı sözleşme imzalanması ile takibe dayanak çeke karşılık yeni tarihli 85.000,00 TL bedelli çek verildiği, ayrıca henüz icraya konulmamış 75.000,00 TL bedelli çeke karşılıkta da yine yeni tarihli 75.000,00 TL bedelli çekin verildiğini, davaya konu çeklerin de bizzat davacı tarafından bankaya iade edildiğini beyan etmiştir.
Davalı vekili; sözleşmenin davacı tarafından haksız feshedildiğini, yapılan yatırımlardan dolayı davacıdan alacağının devam ettiğini ve davanın reddini talep etmiş, yargılama sırasındaki beyanında ise dava konusu çekleri bankaya iade ettiklerini ve davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir.
İlk derece mahkemesince çeklerin dava açıldıktan sonra bankaya iade edilmesi nedeniyle bedelsiz olduğu, çeklerin bankaya kimin tarafından iade edildiğinin anlaşılamadığı, çeklerin iadesinin ispatının davacı tarafa ait olduğu, ayrıca çek bedellerinin davacı tarafından ödendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle dava konusunun kalmadığı anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 22.05.2019 tarihli ve 2019/556 Esas, 2019/579 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, verilen karar taraf vekilleri tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Temyiz edilen hüküm, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 2019/2551 Esas, 2020/1070 Karar sayılı ve 06.05.2020 günlü ilamı ile davacının ibraz ettiği protokole göre yetkili hamil ile anlaşma gereğince çeklerin iade edildiğinin anlaşıldığı, ödeme de söz konusu olmadığından menfi tespit istemi ile ilgili davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın konusuz kaldığından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozmaya uyan yerel mahkemece, bozma ilamında menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de davacı şirket tarafından, keşide edilen, lehtarı davalı olan 04.04.2016 keşide tarihli … … Şubesine ait … çek numaralı 85.797,00 TL çek ile yine davacı şirket tarafından keşide edilen, lehtarı davalı olan 10.05.2016 keşide tarihli … … Şubesine ait 1023260 çek numaralı 75.000,00 TL çek bedelleri, dava sırasında davacı tarafından davadışı üçünçü kişiye ödendiğinin tespit edilmiş olması, menfi tespit davası olarak açılan davanın, istirdat davasına dönmüş olduğu gerekçesi ve buna göre toplam 160.797,00 TL alacağın, davanın istirdat davasına dönüştürüldüğü tarih olan 10.05.2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilecek şekilde davalıdan istirdatı ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, bu karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Kural olarak bozma kararına uyulmakla bozma kararında belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğrultusunda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar.
Belirtilmelidir ki; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 … ve 21/9 sayılı Y.İ.B.K.). Bu ilke kamu düzeni ile ilgili olup, Yargıtayca kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Hakimin değişmesi dahi açıklanan bu hukuki ilkeye etki yapamaz.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; yerel mahkemece verilen ilk kararın, kesin bozma niteliğinde menfi tespit istemi bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği yönünde bozulmuş olmasına karşın yerel mahkemece, davanın istirdat davasına dönüşmüş olduğu gerekçesi ile ödenen çek bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Davacının sonradan düzenlendiğini iddia ettiği çeklerin ayrı dava konusu yapılabileceği de dikkate alındığından Yerel Mahkemece yapılması gereken iş dava konusu iki çekten kaynaklanan, menfi tespit istemi ile ilgili davanın kabulüne karar verilmesinden ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyize konu hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26.12.2022 gününde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.