Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1950 E. 2023/1368 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1950
KARAR NO : 2023/1368
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1344 E., 2021/1453 K.
DAVA TARİHİ : 16.07.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/114 E., 2021/201 K.

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı borçlunun genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcu nedeni ile başlatılan takip sonucu düzenlenen sıra cetvelinde paylaşıma konu bedelin davalıya ödendiğini, davalının takip dayanağı olan senedin sonradan düzenlendiğini, alacak borç ilkişkisinin muvazaalı oluşturulduğunu iddia ederek bu dosyaya satış bedelinden ayrılan payın davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının alacağının 13.03.2017 tarihli protokol ve bu protokolün teminatı amacı ile verilen bonodan kaynaklandığını, protokol uyarınca borçluya ait tavuk çiftliğinin satışının vaadedildiği ve satış bedeli olarak 5 milyonun peşin olarak ödendiğini, teminat olarak da takibe konu senedin verildiğini, satış tarihinde taşınmaz üzerinde ipotek olduğundan devir yapılamadığını, uzun süre devir yapılmadığını ve tavuk çiftliğinin bu süreçtre zarar gördüğünü, bunun üzerine senedin takibe koyulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının takibe konu olan bononun dava dışı şirket defter kayıtlarında yer almadığı, davalının bononun gerçek bir alacağa ilişkin olduğunu ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, alacağının protokol ile sabit olduğunu ve bu protokole binaen senet alındığını, borçlunun protokol şartlarını yerine getirmediğini beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı borçlu şirketin ticari kayıtlarında yer almaması ve tüm dosya kapsamına göre verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davalının alacağının davacının alacağından önce doğduğunu, alacağının protokole dayandığını beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 142. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. İspat yükü üzerinde olan davalının alacağın varlığını istpat edemediği dikkate alındığında, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.