YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/202
KARAR NO : 2023/289
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kayıt davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müflis şirketten asaleten ve kefaleten 51.638.449,92 TL nakit ve 696.060,00 TL gayrinakdi alacakları bulunduğunu, iflas idaresince bu alacağın 51.834.510,72 TL’lik kısmının haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek, anılan meblağın müflisin iflas masasına kayıt ve kabulünü talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı bankanın müflis şirket iflas idaresi aleyhine 51.834.510,72 TL tutatarındaki alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü için Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/534 E. sırasında ayrı bir dava daha açtığı, söz konusu davanın halen derdest olduğu, her iki davanın konusunun ve taraflarının aynı olduğu gerekçesiyle, HMK’nın 114/ı ve 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
III. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kaydı talep edilen alacak için yasal süre içerisinde hem doğrudan Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/534 E. sayılı dosyasında dava açıldığını hem de arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk anlaşmama tutanağının tanzimi üzerine de işbu davanın açıldığını, zira kayıt kabul davası için dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olup olmadığı hususunun uygulamada henüz netleşmediğini, hak kaybına uğramamak adına iki dava açıldığını, her iki davanın birleştirilmesi gerekirken usulden reddinin doğru olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın aynı alacak için başka bir mahkemede kayıt kabul davası açtığı, her iki davanın konusunun ve taraflarının aynı olduğu, davanın derdest olduğu, sonuç olarak, davanın usulden reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesinde dile getirdiği hususları temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kayıt kabul istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve TTK’nın 5/A maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 . maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesinde, bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Somut olayda, dava bir alacak ya da tazminat davası olmayıp iflas masasına kayıt kabul davasıdır. Kayıt kabul davasında bir para alacağının tahsili değil, o alacağın iflas masasına kaydı talep edilir. Bu dava sonucunda, alacağın iflas tasfiyesinden pay alıp almayacağı, eğer alacaksa hangi miktar üzerinden garameye gireceği tespit edilmiş olur. Açıklanan nedenlerle kayıt kabul davası, zorunlu arabuluculuk dava şartına tâbi değildir. Davacı tarafça, eldeki davadan önce arabulucuya başvurulmuş olması herhangi bir hukuki sonuç doğurmaz. Davacının hak kaybına uğramamak adına arabulucuya başvurmakla birlikte, aynı zamanda başka bir mahkemede kayıt kabul davası açtığı, söz konusu davanın halen derdest olduğu, her iki davanın konusunun ve taraflarının aynı olduğu anlaşılmış olup, ilk derece mahkemesince derdestlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.