Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/2049 E. 2023/3912 K. 27.11.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 21:23
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2049
KARAR NO : 2023/3912
KARAR TARİHİ : 27.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/35 E., 2022/156 K.
DAVA TARİHİ : 07.12.2016
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/956 E., 2019/571 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.06.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... 'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Rize ili Kaptanpaşa ilçesi hudutları dahilinde Uzundere 2 HES santralinin Çataldere 1 ve 2 ile Çataldere 3'ün enerji nakil hattının ... A.Ş.'ye ait olan kısmının tevzii-revizyon-tadilat ve bakım işini davalıdan üstlendiğini, müvekkili şirketi işi sanat ve fen kurallarına göre tam ve kusursuz olarak yapıp, davalıya teslim ettiğini, taraflar arasında bu hususların tartışmalı ve nizalı olmadığını, yapılan işin imalat ve davalı tarafından kabulü bağlamında 30.11.2015 tarihli AAA2015000000018 no.lu faturanın müvekkili şirket tarafından düzenlendiğini ve davalıya teslim edildiğini, fatura münderecatına herhangi bir itiraz olmadığını ve ticari kayıtlara işlendiğini; dolayısıyla bu hususun taraflar arasında nizalı olmadığını, faturaya ilişkin tüm yasal ve mali işlemlerin ikmal edildiğinin tarafların ticari kayıtları ile sabit olduğunu, davalının ödemeleri geciktirdiğini ve şifahi uyarıların sonuç vermediğini, ödenmeyen faturanın tahsili için davalı hakkında Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2016/19657 Esas sayılı takip dosyası ile takibe geçildiğini belirterek, davalının icra dosyasına yapmış olduğu kötü niyetli itirizan iptali ile takibin devamına ve davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Enerji Nakil Hatları Yapım Bedeli adı altında fatura düzenleyen davacının müvekkiline bu hizmeti sunduğunun ispatlamasının gerektiğini, faturaya süresinde itiraz edilmemesinin düzenleyen lehine delil niteliği kazanabilmesi için öncelikle taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisi olması ve bunun kanıtlanmış olmasının gerektiğini, süresi içinde itiraz edilmeyen faturadaki her türlü bilginin doğruluğunun kabul edildiği veya mal veya hizmetin alacıya teslim edildiğinin kabulünün mümkün bulunmadığını, davacının davaya dayanak takibe konu fatura nedeniyle alacaklı olmadığı gibi müvekkili nezdinde muaccel hale gelen ve ödenmeyen hiçbir alacağının mevcut olmadığını, taraflar arasında akdedilen tüm sözleşme yazışma ve her türlü kayıt incelendiğinde müvekkilin davacıya hiçbir ad ve nam altında borcunun bulunmadığı, faturaya konu hizmetin davacı tarafca müvekkile sunulmadığını, davacının dava dışı ... Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin 55 oranında hisse sahibi iken müvekkili ile davacı arasında ... Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait hisselerin her türlü muvazaadan ari olarak devri ve devreden davacı hissedar tarafından Rize ili, Kaptanpaşa ilçesi, Çataldere Deresi üzerinde kurulu ve işletilmekte olan Uzundere I-II ve II Hidro Elektrik santrallerinin Lisans ve İşletme haklarının tamamının en fazla altı ay içinde anılan HES'in de devreye alınarak ilgili kurum ve kuruluşlara geçici kabulleri yaptırılmak koşulu ile çalışır ve sağlam bir biçimde teslimi de dahil olmak üzere müvekkili davalıya devrinin taahhüt edildiği, 10.03.2015 tarihinde imzalanan ikinci bir ön protokol ile ise dava dışı ... Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından tamamlanamayan Uzundere 3 HES projesi maliyetlerinin alıcı müvekkili davalı tarafından karşılanmak üzere ve tahmini 5.500.000,00 USD bedel karşılığında davacıya yaptırılmasının kararlaştırıldığı, 10.03.2015 tarihinde imzalanan ikinci bir ön protokol ile ise dava dışı ... Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından tamamlanamayan Uzundere 3 HES projesi maliyetlerinin alıcı müvekkili davalıtarafından karşılanmak üzere ve tahmini 5.500.000,00 USD bedel karşılığında davacıya yaptırılmasının kararlaştırıldığını, davacının iflas erteleme talebi ile açmış olduğu davanın yargılamasının devam ettiği, 10.03.2015 tarihli ön protokolde prensip şartlarının kayyum heyetinin onayı sonrası yürürlük kazanacağının belirtildiğini, Ankara 11. Asiye Ticaret Mahkemesinin 2014/1010 Esas sayılı dosyası ile iflasın ertelenmesi talebinde bulunan davacı firma tarafından şirket hisselerinin satışını teminen tedbir kararının kaldırılmasının talep edildiğini, mahkemece kayyum heyetinin onayı ve belirleyeceği şartlar çerçevesinde satışa izin verildiğini,13.04.2015 tarihinde tanzim ve imza edilen Hisse Devir Sözleşmesi ile davacının, dava dışı gerçek kişi hissedarlar ile müvekkili arasında devir bedeli ve koşulları, ödeme şekli vs. hususlarında mutabık kalındığını, sözleşmenin eki olarak aynı tarihte Hisse Devir Sözleşmesi Ek Protokol, Borç-Alacak Devir ve Mahsuplaşma Sözleşmesi, Teknik İşler Yapım Sözleşmesi, Teknik İşler Ek Yapım Sözleşmesini imzalandığını, faturanın da bu kapsamda verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların ticari kayıtları, taraf yetkililerinin e-mail yazışmaları, taraflar arasında akdedilen borç-alacak devir ve mahsuplaşma sözleşmesi, TEDAŞ'ın cevabi yazıları, bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin dava dışı ... A.Ş.'den Karadeniz Elektrik A.Ş.'nin hisselerini satın aldığı, davacı ile davalı arasında yapılan borç-alacak devir ve mahsuplaşma sözleşmesinin 4. maddesi uyarınca Karadeniz Elekrtrik A.Ş. hesabına kayıtlı 3.939.299,05 TL tutarındaki mali tabloda bulunan alacağın kapatılması için davacı tarafından dava konusu faturanın tanzim edilerek davalıya gönderildiği ve davalı tarafından ticari defterine kaydedilerek akabinde "... tarafından ...hesabından düşülmek üzere yapılan ödeme" kaydı belirtilerek mahsup işleminin yapıldığı, bu durumda her ne kadar davacı tarafından gönderilen fatura davalı tarafından 8 gün içerisinde itiraz edilmeyerek ticari defterlerine kaydedilmiş ise de bu hususunun tek başına davacının alacağının varlığı için yeterli olmadığı, zira taraflar arasında mevcut bir sözleşme ve ticari ilişkinin bulunmadığı gibi davacının dava konusu fatura muhteviyatındaki işi yaptığını kanıtlaması gerektiği, davacının bu hususu ispatlayamadığından subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözlü anlaşma gereğince, elektrik nakil hatlarında tadilat revizyon işinin yapıldığını, fatura içeriğinin piyasa rayiçlerine uygun olduğunun bilirkişi raporunda belirtildiğini, dava açıldıktan ve deliller toplandıktan sonra, davalı tarafın iade faturası düzenlediğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, alacağa kaydedilen bir faturanın tekrar borca ...hesabından düşülmek üzere ödeme açıklaması ile kaydedilebilmesi için banka havalesinin olması gerektiğini, davalının ödeme yapmadan ödeme yapılmıştır açıklaması ile faturayı kapattığını, davalının ödeme dekontu ya da makbuz ibraz edemediğini, davalı defterlerindeki kaydın hileli ve hatalı olduğunu, revizyon, tadilat ve bakım işin tam ve kusursuz olarak yapılarak davalıya teslim edildiğini, davalının yapılan işi ve fatura içeriğini kabul ettiğini, faturaya itiraz etmediğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf defterlerinde faturanın kayıtlı olduğu ve fatura münderecatına dayalı işlem bakımından herhangi bir ihtilafın bulunmadığı, fatura münderecatına ilişkin imalatın piyasa rayiçlerine uygun olduğu, davalının savunmasında bulunmayan nedenden davanın reddine karar verildiği, başka bir şirketin hisse devrine ilişkin bir mahsuplaşma işlemi ise işlemin fatura devir işlemi yapılan şirketten kesilmesi gerektiği, başka bir şirketin faturasına başka bir işlem esasında düzenlenerek kabulünün mali açıdan mümkün olmadığı, davalı şirketin kabul ettiği fatura münderecatını yıllar sonra dava aşamasında iade faturası ile kapatma gayretinin olduğu, bu noktada davalının faturayı inkar ettiği, dolayısı ile davalının bu halde fatura bedelinin bir başka işlem olduğu takdim edilen hisse devir işleminden kaynaklı borcunu kapatmak sureti ile yaptığı işlemi de inkar ettiğini, mahkemece TEDAŞ'dan gelen yazının hatalı yorumlandığı, özel santraller arasındaki bir iş ve işlem için TEDAŞ'tan izin almaya gerek bulunmadığı, mahkemece hem denetime elverişli olmayan hem de maddi vakaya uymayan raporun hükme esas alındığı, davalının faturayı alacaklarına yazdığı ve fakat hiçbir banka dekont hareketi olmaksızın aynı tutarı ödendi ibaresi ile kapattığı, davalı şirketin usule aykırı yaptığı işleme itibar edildiği, bilirkişi raporunda, hakediş raporunda yer alan maliyet kalemlerinin teknik değerlendirmeye tabi tutularak, hat uzunlukları ile uyumlu olmadığı belirtildiği, fakat bu imalatların kesinlikle yapılmadığı sonucu çıkarılamayacağı, özellikle bu boyutlu işlerde yerinde keşfen inceleme olmaksızın matematiksel hesaplamaların ile bir imalatın örtüşüp örtüşmediği ya da yeterli olup olmadığını net ifade etmenin de imkansız olduğu, davalının dosyaya sonra sunduğu delillerin değerlendirilmesinin hatalı olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup iş bedelinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370. maddeleri,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 vd. maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle; faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimsenin bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılacağı ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerektiği, dosya kapsamında bulunan ön protokol, hisse devri sözleşmesi, elektronik posta yazışmaları ve son alınan bilirkişi raporu uyarınca yapılan teknik incelemeler kapsamında fatura içeriğinin farklı iş ve şantiyelere ilişkin maliyet kalemleri ile ilgili olduğu ve bu durumda faturadan dolayı borçlu olunmadığının ispatlandığı anlaşılmakla, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.