YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2387
KARAR NO : 2023/2439
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1861 E., 2021/1139 K.
DAVALILAR : Müteveffa … Mirasçıları 1- … 2- … 3- … 4- … 5- … 6- …
7- … 8- … 9- … 10- … 11- … 12- … Vekili Avukat … 13-… Vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 13.07.2018
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/467 E., 2019/398 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.06.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat … gelmiş tebligata rağmen başka gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı S.S. …Konut Yapı Kooperatifinin 15.05.1992 tarihinde kurulduğunu ve davalılardan …’ın yönetim kurulu başkanı olduğunu, 1993 yılında diğer davalıların murisi ile dava dışı kooperatif arasında 06.05.1993 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye aykırı olarak arsa maliklerine fazladan ödeme yapıldığını, müvekkilinin genel kurul toplantılarına çağrılmadığı halde sahte imzalarla katıldığının gösterildiğini ve denetim kurulu üyesi olarak sahte imzasının atıldığını, davalı …’ın arsa sahipleri ile irtibat kurarak kooperatif üyelerini mağdur ettiğini, davalılar tarafından muvazaalı işlemler yapıldığını ileri sürerek, müvekkilinin dava dışı kooperatife ödemiş olduğu 190.000,00 TL’nin ödeme tarihleri esas alınarak tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan … vekili cevap dilekçesinde; davacınn talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının ortağı bulunduğu kooperatifin 1993 yılında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, sözleşme uyarınca diğer davalı arsa sahibine ödeme yapıldığını, davacının kooperatife 11.12.1995 tarihinde üye olduğunu, sözleşmenin davacının ortaklığından önce düzenlendiğini, sözleşmenin yapıldığı sırada müvekkilinin kooperatifin yönetim kurulu üyesi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının alacağı müvekkillerinden isteme hakkının olmadığını, davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, davanın zaman aşımı nedeniyle reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sözleşmenin arsa sahibi … ile dava dışı kooperatif arasında düzenlendiği, davalılar ile davacı arasında akdi ilişkinin bulunmadığı, davacı vekilinin son celse beyanında açıkça müvekkilinin kooperatife ödediği aidatları geri istediğini beyan ettiği, bu davanın ancak dava dışı kooperatife karşı açılabilecek olduğu gerekçesiyle davanın davalılar açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; sözleşmenin arsa sahibi … ile dava dışı kooperatif arasında imzalandığını, sözleşmede kooperatif yetkililerinin …,… olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin ve kooperatif memurlarının kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumlu olduklarını, davalıların yasal düzenlemeler nedeniyle üyelere verdikleri zararlardan dolayı ceza-i ve hukuki sorumluluklarının bulunduğunu, yargılama devam ederken genel kurulun devredilemez yetkilerini kullanarak kooperatifin usulsüz olarak tasfiyesini ve oda kaydının terkinini yaptırarak, kooperatifi ortadan kaldırmaları nedeniyle hukuki ve ceza-i sorumluluklarının bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafından, dava dışı kooperatife ödenen aidatların günümüze uyarlanarak iadesi talep edilmiş olmakla, bu davanın ancak dava dışı kooperatife karşı yöneltilebileceği, davalıların aidat alacağı yönünden sorumluluklarının bulunmadığı, bu nedenle davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı kooperatifin başkanı ile muris ve yaşlılığından faydalanan davalı mirasçılar aralarında muvazaalı ilişkiler kurarak, üyelerden alınan aidatlarla kendilerine lüks villalar, lüks daireler, arabalar, arsalar alarak devasa mal varlığı edindiklerini, şu an kooperatifin kaydının bulunmadığını, muris ve mirasçılarının tapu kaydı üzerindeki sözleşme şerhini diğer davalı … ile birlikte aralarında muvazaalı olarak anlaşarak kaldırdıklarını, arsaları 3. şahıslara muvazaalı şekilde devrettiklerini, kendilerine haksız kazanç sağladıklarını, davalıların kötü niyetli hareket ettiklerini, verdikleri zararlardan sorumlu olmaları gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacı temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan davalılar yararına duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.