Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/2443 E. 2023/3470 K. 25.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2443
KARAR NO : 2023/3470
KARAR TARİHİ : 25.10.2023

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1525 E., 2022/339 K.
İHBAR OLUNAN : Türkiye İş Bankası A.Ş.
DAVA TARİHİ : 25.03.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red-Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/254 E., 2021/479 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ile davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurunun reddine, davalı … vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı arsa sahibi vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı arsa sahibi ile davalılardan Bilal Candan Yapı Mühendislik Ltd. Şti arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye göre dava konusu parselde inşa edilecek dairelerden 1 adet 2+1 dairenin iskan ruhsatının alınarak tapusu ile birlikte davacıya devredileceğini, noterde çekilen kurada davacıya verilecek dairenin B Blok 10 numaralı bağımsız bölüm olduğunun belirlendiğini ancak davalı yüklenicinin bu daireyi diğer davalı …’e devrettiğini, hem arsanın arsa sahiplerine ait olduğunu hem de kura çekimini bilen davalı …’in tapuyu iyi niyetle aldığını iddia etmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek; B2 Blok 5. Kat 10 numaralı bağımsız bölümde kayıtlı dairenin tapu kaydının iptal edilerek davacı adına tescilini, ayrıca taahhütlerini yerine getirmeyen davalıdan kira bedeli olmak üzere tüm zararlarının tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile diğer davalı Bilal Candan Yapı Mühendislik Ltd. Şti arasında 22.09.2017 tarihinde daire satış sözleşmesi yapıldığını ve sözleşmeye göre 10 numaralı bağımsız bölümün kendisine satıldığını fakat dairenin tesliminde gecikildiği için ayrıca kalan eksik ve ayıplı işlerin bedelinin tahsili için yükleniciye Konya 1. Tüketici Mahkemesi 2019/214 Esas sayılı dosyasında açtıkları davanın derdest olduğunu, tapu kaydında şerh bulunmadığından kayda güvenerek tapuyu devir aldığını, iyi niyetli olduğunu, davacının 2012 yılında çekilen kuradan itibaren hiçbir girişimde bulunmadığını, dava açmasının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı Bilal Candan Yapı Mühendislik Ltd. Şirketi davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre davacı kura ile kendisine teslimi gereken dava konusu 10 numaralı bağımsız bölümün 1/2 hissesinin maliki olup, bu hisse dava tarihinde davacıya devir edilmemiş, davalı …’e devir edilmiş ise de sözleşme ve kura tutanağı kayıtlarına göre davacıya tescili gerektiğinden, 1/2 hisse bakımından davanın kabulüne, kalan hisse bakımından davanın reddine, gecikme tazminatı talebi bakımından dava konusu bağımsız bölümün yüklenici tarafından 22.01.2014 tarihinde teslimi gerekirken dava tarihine kadar teslim edilmeyen dairenin 1/2 hissesi bakımından taleple bağlı kalarak 10.000,00 TL gecikme tazminatının kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin devrettiği arsa payının 70.40 metre olmayıp celp olunan tapu kayıtlarına göre 5845 metrekarelik arsanın 44/2400 ‘ü yani 107.15 metrekare olduğunu, bu nedenle davalı adına kayıtlı B2 blok 10 numaralı bağımsız bölümün yalnızca 1/2’sinin iptal edilerek müvekkil adına tascili, kalan 1/2 hissenin davalı adına bırakılmasının oranlama açısından hukuka aykırı olduğunu, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Davalı … vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; satın alırken almış olduğu taşınmazın davacı arsa sahibine verilmesi gereken daire olduğuna ilişkin tapuda herhangi bir kayıt bulunmadığını, iyiniyetli olduğunu, teslim süresi belli olduğundan ve davacının taleplerini 5 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde talep etmesi gerektiğinden davanın zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı … tarafından, uyuşmazlık konusu edilen taşınmazla alakalı 15/07/2012 tarihinde noterde çekilen kur’a tutanağına ilişkin hukuk mahkemelerinde dava açıldığı ve söz konusu dosyanın derdest olduğunu, dayanak kura çekiminin de usulsüz olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; gecikme tazminatı alacağı yönünden hem davacının hem de davalı şirketin istinaf başvurusu bulunmadığından tapu iptal tescil istemi yönünden yapılan incelemede, davacının iskan ruhsatının sözleşmede belirtilen süre içinde 16.12.2016 tarihinde aldığı ve 15.02.2017 tarihinde de taşınmazı kat mülkiyetini çevirdiği, diğer davalı …’in ise taşınmazı kat mülkiyetine geçildikten sonra 29.07.2017 tarihinde satın aldığı, yani davalı … aldığında taşınmazın tamamlanıp bitmiş olduğu, kat mülkiyetine geçen bir binadan daire satın alan davalı …’in iyiniyeti korunarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı … vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davacının tapu iptal tescil talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı arsa sahibi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil ile gecikme tazminatı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11. maddesinde; arsa maliklerinin tamamıyla anlaşma ve tapu devri yapıldıktan sonra yüklenicinin 3 ay içinde inşaat ruhsatını alacağı ve bu süreden itibaren 3 yıl içinde inşaatı yapacağı, iskan alım süresinin de binanın yapımından itibaren bir yıl olduğu kararlaştırılmıştır. Davalı yüklenicinin tüm tapuları alarak tapuyu birleştirdikten sonra bir ay içinde yapı ruhsatını 31.05.2014 tarihinde aldığı, 3 yıllık inşaat yapım süresinin sonu 31.05.2017 tarihi olup, bu tarihten itibaren iskan ruhsatının 31.05.2018 tarihine kadar alınması gerekmektedir. Dava konusu taşımazın tapu kaydının incelenmesinde, taşınmaza 16.12.2016 tarihinde iskan ruhsatı alarak, 15.02.2017 tarihinde kat mülkiyetine çevrildiği görülmüştür. Diğer davalı …’in ise, taşınmazı kat mülkiyetine geçildikten sonra 29.07.2017 tarihinde satın aldığı anlaşılmıştır.

3.Davalı … tapu kütüğündeki kayda iyi niyetle dayanarak dava konusu dairenin mülkiyetini kazandığını savunmuştur. Hukukumuzda, kişilerin satın aldığı şeylerin ileride kendilerinden alınabileceği endişesi taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, satın alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Üçüncü kişinin yolsuz kayda dayanarak ayni hak kazanımının korunabilmesi için tescilin yolsuzluğunu bilmemesi veya bilebilecek durumda olmaması gerekir. Bu bağlamda, üçüncü kişilerin Medeni Kanun’un 3. maddesi çerçevesinde iyiniyetli olması esastır. Üçüncü kişinin iyi niyetli olmadığını ispat etme yükü, iddia eden tarafa aittir.

4.Somut olayda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi tapuya şerh edilmemiştir. Davalı …’in dava konusu daireyi, davacıya ait olduğunu bilerek, davacının zararına hareket ederek ve muvazaalı şekilde satın aldığı iddia ve ispat olunamamıştır. Bu durumda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.