Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/2473 E. 2023/2575 K. 04.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2473
KARAR NO : 2023/2575
KARAR TARİHİ : 04.07.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/263 E., 2022/175 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacının cezai şart ve zarar tazmini yönünden reddine, tapu iptali ve tescil yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.07.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..

Belli edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı asil …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı yüklenici ile davalı arsa sahibi arasında 06.08.2015 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşme uyarınca üzerine düşen edimleri yerine getirmiş olmasına rağmen davalının bir kısım tapu devirlerini yapmaktan kaçınarak davacının zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ayrıca sözlşeme ile hüküm altına alınan cezai şart tutarının da davalıdan tahsili gerektiğini ileri sürerek, sözleşme ile yükleniciye verildiği halde tapu devri yapılmayan bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini, uğranılan menfi ve müspet zararların tazminini ve yine sözleşme ile belirlenmiş olan cezai şart tutarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, tapuların devredilmemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacı tarafça gösterilen alıcılara (sözleşmede kendilerine düşen yerler) istemde bulunulan yerlerin tapularının peyder pey devredildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının davacı yükleniciye devri kararlaştırılan bağımsız bölümlerin devrini davacının talebi üzerine, kendisine değil direk taşınmazı satmak istediği kişilere yaptığı, bu nedenle zarar ziyan talebinin TMK m.2 çerçevesinde yerinde olmadığı, dava konusu bağımsız bölümlerin devrine ilişkin davadan sonra vekalet verilmiş olması nedeniyle bu talebin konusuz kaldığı gerekçesiyle, tapu iptali ve tescil talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, cezai şart ve tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; davalının talebe konu bağımsız bölümlerin devrinden eksik işleri bahane ederek kaçındığını, bilirkişi raporundaki kanaatlerin hukuka aykırı ve hatalı olduğunu, dava sonrasında dahi devrin makul sürede yapılmadığını, cezai şartın kararlaştırıldığı hallerde zarar şartının dahi aranmadığını, davacının tapuları alamaması nedeniyle üçüncü kişilerle yaptığı satış sözleşmeleri bakımından zarara uğradığını, kimi satış bedellerini iade ettiğini, cezai şart ve tazminat ödemek zorunda kaldığını, bu zararların kaynağının davalı kusuru olduğunu, binayı finansal açıdan zora düşerek tamamlayabildiklerini, tedarik ve hammadde fiyatlarındaki artış nedeniyle zarara uğradıklarını, davanın açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti tayini gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sözleşme uyarınca davacı yükleniciye verilmesi kararlaştırılan ve dava konusu edilmeyen bağımsız bölümlerin, davalı tarafından satış işlemiyle üçüncü kişilere devrinin yapıldığı, davacının bu satışlara yönelik herhangi bir itirazının bulunmadığı, davalının kat irtifakından 30 günlük süre içerisinde yükleniciye tapu devirlerini yapması gerekirken dava konusu taşınmazların devrini yapmadığı sabit olmakla birlikte, dava konusu edilmeyen diğer bağımsız bölümlerin devirlerini davacının bildirdiği üçüncü kişilere satış suretiyle yapmakla, bağımsız bölümlerin devrini yapmaya razı olduğu yönünde iradesini ortaya koyduğu ve birkısım taşınmazların devrini gerçekleştirdiği, davacının tapu masraflarından kaçınmak amacıyla taşınmazların devrini almadığı, üçüncü kişilere sattığı taşınmazların devrini ise davalı üzerinden gerçekleştirdiği, bu haliyle davacının cezai şart ve tazminat talebinin TMK’nın 2. maddesi kapsamında yerinde olmadığı belirtilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile cezai şartın tahsili ve tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.