Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/2482 E. 2023/3182 K. 09.10.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 07:50
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2482
KARAR NO : 2023/3182
KARAR TARİHİ : 09.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2049 E., 2022/348 K.
DAVA TARİHİ : 30.12.2014
HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/25 E., 2021/222 K.
Taraflar arasında tapu iptali ve tescil olmadığı taktirde tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatif üyesi olan müvekkiline tahsis edilen dairenin müvekkiline verilmeyip başkasına satıldığını, müvekkilinin kooperatife toplam 24.492,00 TL aidat ödemesi yaptığını, ihraç edildiğine veya borçlu olduğuna dair bir evrak da sunulmadığını ileri sürerek tahsis edilen bağımsız bölümün müvekkili adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın rayiç değerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ödemelerini yapmadığını ve konut değeri kadar tazminatı hak etmediğini, kooperatifte davacıya teslim edilecek bir taşınmaz olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar murisinin mali yükümlülüklerini yerine getirmediği, 11.01.2016 tarihinde üyelikten çıkartıldığı, aynı tarihli ihtarname ile murise bildirildiği, yargılama sırasında murisin ortaklık sıfatının sona erdiği, ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılan davada davacının hukuki yararının kalmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının cevap dilekçesinde kooperatifin davacıya teslim edebileceği taşınmazı olmadığı şeklindeki beyanının davalının haksız olarak çok önceden müvekkili üyelikten ihraç ettiğini gösterdiğini, aidatların ödenmesi ile ilgili davalı kooperatif tarafından gönderilen ihtarların müvekkiline tebliğ edildiğini, bu ihtarnamelerde davalı müvekkilin kooperatif üyesi olduğunun tartışmasız olarak kabul edildiğini, dava ekonomisi yok sayılarak müvekkillerin ödedikleri parayı alamadıklarını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ihraca ilişkin 11.01.2016 tarihli yönetim kurulu kararı Beyoğlu l. Noterliğinin 11.01.2016 tarih ve 398 yevmiye nolu ihtarnamesiyle murisin bizzat kendisine 12.01.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacı muris Safiye İlknur'un 13.04.2019 tarihinde vefat ettiği, davacı vekilinin mirasçılara ilişkin vekaletnameyi ibraz ettiği, ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak dava açan kişinin şayet yargılama sırasında bu sıfatı sona erecek olursa artık davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki yararı kalmadığı, zira bu husus dava koşulu olup davacının bu sıfatının yargılama sonuna ve hükmün kesinleşmesine kadar devam etmesi zorunlu olduğu ve bu yönün mahkemece re'sen gözönünde bulundurulması gerektiği, davacının üyelik sıfatının devamına bağlı olan davasında hukuki yararı kalmadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı kooperatif ortağı olan davacılar murisinin ortaklık senedi ile kendisine tahsis edilmiş olan bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile adına tescili, olmadığı taktirde daire bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 ncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 115 nci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.