Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/2483 E. 2023/1060 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2483
KARAR NO : 2023/1060
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacılar murisi … ile davalı … arasında … 2. Noterliğinin 07/01/1998 tarih ve 558 yevmiye numaralı kat karşılığı satış vaadi sözleşmesi ile … … Mahallesi … mevkiinde kain 103 pafta, 197 ada, 62 parselde kayıtlı taşınmaz için satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşmeden sonra edimlerini yerine getirdiğini, inşaatın yapılarak Bosna Apartmanı olarak tamamlandığını, diğer hak sahiplerinin hakları olan dairelerin teslim edildiğini, fakat apartman altında bulunan dört dükkandan davacıya isabet eden iki dükkanın teslim edilmediğini ve davalı tarafından kiraya verildiğini, tapuda işlemin tamamlanmadığını, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, söz konusu 2 adet dükkanın davacı hissesine isabet ettiğinin tespitine; bu konuda tapu kaydına şerh konulmasına; geçmişe yönelik 5 yıl için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6.000,00-TL ecrimisil bedelinin her bir dönem için tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davalı ile davacının … 2. Noterliğinin 07/01/1998 tarih ve 558 yevmiye numaralı düzenleme yoluyla kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yaptıklarını, bu sözleşmeye göre müvekkili ile …’ın … Mah. … mevkiinde kain tapunun 103 pafta, 197 ada ve 62 parsel de kayıtlı bulunan 453 m² ibaret kargir ev ve arsadaki her ikisinin de 107/453’er hisselerinin tamamını bu hisselerin üzerinde bulunan ve diğer hissedarlar ile komşu parseller üzerine yapılacak olan inşaatın hisseleri nispetinde her ikisine de ayrı ayrı olmak üzere yapılacak olan inşaatın %25’ini vermek ve şartnamede yazılı şartlar doğrultusunda almayı kabul ve taahhüt eden davacıya satmayı vaat ettiklerini, davacının iddiasının aksine davacının inşaatı bırakıp ilgilenmemesi üzerine inşaatın yapımını müvekkilinin tamamladığını, müvekkilinin inşaatın tamamlanması için 51.000,00-TL, arsa sahiplerine 30.000,00-TL, KDV 10.000,00-TL ile belediye Eski vs. borçları için 3.000,00-TL’yi müvekkilinin ödediğini, bu masrafları 2000 ve devam eden senelerde yaptığını, davacının aslında aynı alanda 120 m2 arsasının bulunduğunu, 126 m² bir daireyi hak kazanmasına rağmen haksız ve hukuka aykırı olarak A blok 6 no.lu daire, A blok 16 no.lu daire, B blok 3 no.lu daireyi aldığını, üstelik davacı 2000 senesinden beri haksız olarak bu dairelerin kirasını da aldığını, anlatılan nedenlerle haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddi ile davacı söz konusu inşaatı kendi yaptığını iddia ve ispat edebiliyor ise müvekkil tarafından yapılan masrafların faiziyle taraflarına ödenmesini, aksi takdirde fazladan aldığı yerlerin iadesi ile 2000 yılından beri almış olduğu kira bedellerinin yine faiziyle birlikte taraflarına ödenmesini yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.12.2019 tarihli ve 2019/298 Esas, 2019/628 Karar sayılı kararıyla; inşaatın karine olarak yüklenici tarafından yapıldığının kabul edildiği, aksini ispat yükünün karşı tarafta olduğu, … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/313 Esas sayılı dosyası, yine … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/256 Esas sayılı dosyası, yine aynı mahkemenin 2000/480 Esas sayılı dosyası, dosya kapsamına alınan diğer dosyalar bir bütün olarak incelendiğinde, somut olayda davalı arsa sahiplerinden … Atilla tarafından inşaatın kendisince tamamlandığı bir kısım ödemelerin yapıldığı savunulmuş ise de buna ilişkin delil sunmadıkları, dosyalarda dava konusu arsa üzerindeki taşınmazın davalılardan farklı yükleniciler tarafından yapıldığı yönünde sözleşmeler sunulmuş ise de davacının dosya kapsamında tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediği davalılar tarafından ispat olunamadığı, davacının gerek dava tarihinde gerekse 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’ya göre tespit davası açmakta hukuki yararı olduğu, … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/313 Esas, 2017/38 Karar sayılı dosyasında uyuşmazlık konusunun feri müdahale ve kal davası olduğu, bedel davasına dönüştüğü diğer asliye hukuk dosyalarının 2005/313 ile birleştirildiği, esas ile birleşen dosyaların tetkikinde davalı arsa sahibi …’nın inşaatın kendisince tamamlandığı ve bir kısım ödemeleri yaptığına ilişkin delillerin dosya kapsamında bulunmadığı, davalının iddialarını ispat edemediği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek fen bilirkişisinin 10/02/2015 tarihli raporunda belirttiği ve davacının talep ettiği krokide 1 ve 10 no.lu gösterilen iki dükkanın davacıya ait olduğunun tespiti ile 6.000,00 TL ecrimisil taleplerinin kabulüne karar verilerek davanın kabulü ile … ili … ilçesi … mahallesi 5480 ada 5 parsel sayılı taşınmazın (imar uygulaması öncesi 197 ada 62 no.lu parsel) fen bilirkişisinin 10/02/2015 tarihli raporunda belirttiği raporuna ekli krokide 1 ve 10 no.lu olarak gösterilen iki adet dükkanın davacıya ait olduğunun tespitine, bu konuda tapu kaydına şerh düşürülmesine, davacının ecrimisil talebinin kabulü ile 6.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, fen bilirkişisinin 10/02/2015 tarihli raporunun gerekçeli kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 03.12.2019 tarihli ve 2019/298 Esas, 2019/628 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 30.06.2020 tarih ve 2020/1031 Esas, 2020/1975 Karar sayılı ilamında; yüklenicinin kendisine düşen bağımsız bölümlerin aidiyetinin tesbitini isteyebilmesi için öncelikle sözleşme kapsamında yapımını üstlendiği inşaatı imar mevzuatına uygun, iskânı alınabilecek şekilde bitirdiğini kanıtlaması zorunlu olduğunu, dosya kapsamında mahkemece bu yönde bir inceleme yapılmaksızın tespit kararı verildiği ayrıca davacıya ait olduğu tespit edilen bağımsız bölümlerin hüküm kısmında sadece bilirkişi raporuna ek kroki esas alınmak suretiyle tespit kararı verildiği bu haliyle de hükmün infaz kabiliyetinin bulunmadığı anlaşıldığı, öncelikle davaya konu inşaatın gerektiğinde belediyeden işlem dosyası getirilip konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturularak mahallinde keşif yapılmak suretiyle yapılan inşaatın imar mevzuatına uygun olup olmadığının saptanması, imara aykırı kaçak yapı niteliğinde ise tespit ve ecrimisil taleplerinin reddine karar verilmesi, yasal veya yasal hale getirilebilir nitelikte ise yükleniciye yasal hale getirilmesi için süre verilip bundan sonra binadaki tüm bağımsız bölümlerin kat irtifakına esas tapu paylaşımının bilirkişilere hesaplattırılarak ve ecrimisil taleplerinin buna göre değerlendirilerek tespitine karar verilen bağımsız bölümlerin ileride kat irtifakı kurulmasında esas alınacak arsa payları gösterilmek suretiyle tespit kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar:
İlk Derece Mahkemesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosya içerisinde bulunan ve sorumlu belediye tarafından verilen Yapı Kullanma İzin Belgesinde yapının tüm bölümlerinin incelendiğini, İmar Kanunu’na, Yapı Denetimi Hakkındaki Mevzuata, imar Planına, yönetmeliklerine, Ruhsat ve eklerine, bilimsel ve teknik kurallara, Türk Standartlarına, Yapı Ruhsatı duyuru hükümlerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen ve sağlık bakımından sakınca görülmediğinin tespit edildiği, ilgililerinde imzaları alınarak, 3194 Sayılı İmar Kanunu ve Yap Denetimi Hakkında Mevzuat uyarınca yapı kullanma izin belgesinin verildiği, yapı için hazırlanmış ve belediyece onaylanmış projede, bağımsız bölümlerin ileride kat irtifakı kurulmasında esas alınacak arsa payları net olarak belirtildiği, gerek keşif esnasında yapılan incelemelerde, gerekse belediyece verilen yapı kullanma izin belgesi iskân belgesi ile yapının tüm bölümleri ile kısmi kullanıma izin verilen bölümlerinin İmar Planına, İmar Kanununa uygun olduğunun tespit edildiği anlaşıldığı, fen bilirkişisinin 24/04/2021 ve 28/01/2022 tarihli raporlarında dava konusu 1 no.lu dükkanın kat irtifak projesinde B blok zemin kat 1 no.lu bağımsız bölüm ve arsa payının 55/5237 olduğu, 10 no.lu dükkanın A blok zemin kat 6 no.lu bağımsız bölüm ve arsa payının 70/5237 olduğu tespit edildiği, dosyada alınan bilirkişi raporlarıyla dosya kapsamındaki eksikliklerin giderildiği, yapının İmar Kanununa uygun olduğu, tespiti istenen taşınmazların kat irtifakı projesinde hangi bağımsız bölüme karşılık geldiklerinin ve arsa paylarının tespit edildiği, ayrıca davacı tarafın kendisine verilmesi gerekip verilmeyen dükkanları kullanamaması nedeniyle ecrimisile hak kazandığı anlaşılmakla davanın kabulü ile … ili, … ilçesi, … Mahallesi, 5480 ada 5 parsel sayılı taşınmazın(imar uygulaması öncesi 197 ada 62 no.lu parsel) fen bilirkişisinin 24/04/2021 ve 28/01/2022 tarihli raporları ile bilirkişi kurulunun 06/12/2021 havale tarihli raporlarında belirtildiği üzere 1 nolu dükkanın (kat irtifak projesinde B blok zemin kat 1 no.lu bağımsız bölüm ve 55/5237 arsa payı ile) ve 10 no.lu dükkanın ( A blok zemin kat 6 no.lu bağımsız bölüm ve 70/5237 arsa payı ile) davacıya ait olduğunun tespitine, bu hususun tapuya şerh düşülmesine, davacının ecrimisil talebinin KABULÜ ile 6.000,00-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde;
1.Davacı tarafından inşaatın imar mevzuatına uygun iskanı alınabilecek şekilde tamamlandığı kanıtlanamamasına rağmen mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, yapı kullanma izin belgelerinin hiçbirinin davacı tarafından alınmadığını, davacının inşaatı yarım bıraktığını eksikliklerin müvekkili tarafından giderilerek imar mevzuatına uygun hale getirildiğini, dosyada mevcut iskan belgelerinin davalı müvekkili tarafından alındığını, evraklardan görüleceği üzere inşaatın yapı kullanma izin belgelerinin alınması ve diğer süreçlerin hiçbirinde davacının bir dahili ve katkısı bulunmadığını, iskan ruhsatında yap müteahhidi kısmının boş olduğunu, davacının adının yer almadığını, dava tarihinin 2006 yılı, yapı kullanma izin belgesi tarihlerinin 05.09.2019 olduğunu, dava tarihi itibariyle davacının edimini ifa etmediğini görüleceğini,

2. Mahkemece inşaatın imar planına uygun hale kim tarafından getirildiğinin önemli olmadığı ifade edilmiş ise de bozma ilamında açıkça inşaatın davacı tarafından imara uygun şekilde bitirildiğinin ispat edilmesi gerektiği belirtildiğini, davanın açıldığı 2006 yılında inşaatın kaba inşaatı dahi tamamlanmamış vaziyette olup, 2019 yılında sonradan inşaatın müvekkilleri tarafından imara uygun olarak tamamlanmış olmasının yüklenicinin kendisine düşen bölümlerin tespitini istemesine imkan vermeyeceğini, davanın açıldığı tarih itibariyle değerlendirme yapılması gerektiğini, davacı …’ın dosyada yer alan veraset ilamından da görüleceği üzere 02.01.2017 tarihinde öldüğünü, inşaatı davalıların tamamladığı, davacının inşaatı imar mevzuatına uygun bir şekilde tamamlamamış olduğu açık olduğundan bağımsız bölümlerin kendi adına tespiti talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın davacıdan farklı yükleniciler tarafından yapıldığı yönünde sözleşmeler bulunduğu, alınan bilirkişi raporlarında davacının sözleşmedeki edimini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğinin tespit edilemediği, inşaat ruhsatını kendileri aldığını, kadastro çalışmalarına ilişkin yapılan sözleşmelerin tarafının kendileri olduğunu, daireleri hak sahiplerine bizzat kendisinin teslim ettiğini, tüm vergi borçlarının, belediye borçlarının kendileri tarafından ödendiğini, açılan davalarla kendilerinin muhatap olduğunu, inşaatın bitirilmesi için farklı yüklenicilerle kendisinin sözleşme yaptığını, inşaatın kendilerince tamamlandığına ilişkin sayısız tanık ifadesi olduğunu,

3.Davacı …’ın 02.01.2017 tarihinde öldüğünü huzurdaki davanın ölü kişi adına 4 yıldan fazla bir süre devam ettirildikten sonra mirasçılarının vekaletnamesi 16.02.2021 tarihinde dosyaya sunulduğunu, usulen hatalı olan bu hususun ayrıca bozmayı gerektirdiğini,

2.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde;
1.Kendisinin taşınmazı noterde davacıya devrettiğini, taşınmazla herhangi bir ilgisinin kalmadığını, bunu her iki tarafın da bildiğini, kararın bozulmasını, davanın tümden reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin diğer taraflar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca 2 adet dükkanın davacı hissesine isabet ettiğinin tespitine ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369, 370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470-486 maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Yargıtayın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli müktesep hak doğmuştur. Usuli kazanılmış hakkın istisnaları ise dosya kapsamında bulunmamaktadır.

3.Somut olayda; taraflar arasında 07.01.1998 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş, dosya kapsamında incelenen … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/313 Esas sayılı dosyasında 24.07.2000 tarihinde icra edilen keşifte bodrum dahil 8 katlı betonarme binanın yapılmış olduğu, bina içinde oturulduğu belirtilmiş, yine aynı dosya kapsamında incelenen … 3. Noterliği 08.07.2000 tarihli 12661 yevmiye no.lu kura çekilişi düzenleme tutanağı içeriğinde davalı … ve davacı … tarafından kendilerine müracaat edildiği, kendileri tarafından inşaa edilen ve kısmen bitirilen 30 daireli A ve B bloktan ibaret dairelerin çekilişinin yapılması istendiği görülmüş, davalı tarafça her ne kadar inşaatın yüklenici davacı tarafından bitirilmediği iddia edilmiş ise de bu hususun ispat edilemediği anlaşılmış, mahkemece bozmaya uyularak inşaatın imara uygunluğu araştırılmış, binanın yapı kullanma izin belgesi bulunduğu, dava konusu taşınmazların imar planına, imar kanununa uygun olduğu tespit edilmiştir. Bu halde mahkemece talep edilen 2 adet dükkanın davacıya ait olduğunun tespitine dair verilen hükümde isabetsizlik bulunmamıştır.

4.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Davalılar vekillerince yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harçlarının davalılar … ve …’a ayrı ayrı yükletilmesine,

Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,

15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.