YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2522
KARAR NO : 2023/1557
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/229 E., 2022/548 K.
…
Anonim Şirketi vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 08.01.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/16 E., 2021/146 K.
Taraflar arasındaki kayıt kabul davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; iflas masasına protokol gereği ödenmeyen anapara, 1.600,00 TL çek taahhüt bedeli ile iflas tarihinden önce ödenen 3. taksidin vade ve ödeme tarihindeki anapara tutarına 3. taksidin ödeme tarihinden iflas tarihi olan 24.10.2018 tarihine kadar 26 günlük kâr payı ve BSMV miktarı toplamı olan 5.727,257,01 TL’nin kaydını istediğini, ancak 639.195,26 TL’lik kısmın reddedildiğini ileri sürerek reddedilen bedelin kaydını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı iflas idaresi cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iflas tarihinden önce ödenen son taksidin vade tarihi ile ödeme tarihindeki anapara miktarı ve bu bedele iflas tarihine kadar ödeme planında belirlenen yıllık cari kâr oranı üzerinden faiz ve BSMV ile çek taahhüt bedeli toplamının 4.284,324,69 TL olduğu, iflas idaresinin bunun üzerinde bir miktar bakımından kabul kararı verdiği davacının bakiye alacağı kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; alacak miktarının yanlış hesaplandığını, toplam kâr payının anaparaya ilave edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususlara ek olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçeden yoksun olmasının adil yargılamaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kayıt ve kabul istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 235. maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacı bankanın asıl alacağı belirlenirken kredi projelerine ait geri ödeme planında yer alan kâr payının asıl alacağa eklenmediği ileri sürülmüş ise de, geri ödeme planında belirtilen tutarlar son taksit olan 3. taksidin ödeneceği tarihe kadar hesaplanan kar ve BSMV miktarlarının toplamı kadar olduğu, bu nedenle belirtilen anapara tutarına ödeme planında belirtilen yıllık cari kâr oranı üzerinden faiz ve BSMV tutarı hesaplandığı, davacının bilirkişi tarafından hesaplanan alacağının, iflas idaresi tarafından kabul edilen tutardan az olduğu, bakiye alacak bulunmadığı anlaşılmakla temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.