Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/294 E. 2023/349 K. 31.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/294
KARAR NO : 2023/349
KARAR TARİHİ : 31.01.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından duruşmasız, davacı-karşı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,31.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı-karşı davalı vekili Avukat … ile davalı-karşı davacı vekili Avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 07.05.2011 tarihinde … …’de … regülatörü ve HES projesi birinci aşama inşaat işleri yapım işi kapsamındaki bir kısım genel inşaat işlerinin yapılması ve üstlenilmesi konusunda sözleşme imzalandığını, hava koşullarının beklenenden daha zorlu olmasından dolayı tarafların karşılıklı rızaları ile ana sözleşmenin 12. maddesinde öngörülen gecikme cezasının uygulanmayacağını düzenleyen ve iş bitim süresini 10.05.2012 tarihine uzatan ek sözleşme imzalandığını, davalının işin süresinde ve sözleşme hükümlerine uygun şekilde yapılmadığından bahisle sözleşmeye konu işi müvekkilinin izni onayı alınmaksızın sözleşme kapsamı dışına çıkartılarak müvekkili firma nam ve hesabına yürütülüp işin tamamlandığını, müvekkilinin nam ve hesabına yaptırılan kısmının bedelinin tespiti ile şimdilik 5.000,00 TL’nin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemesi Kanunu’nun 180. maddesi gereği davasını tamamen ıslah ederek sözleşmenin mücbir sebeplerinin sayılarak sınırlandığı 12. maddesinin ilgili kısmının geçersizliğinin tespitine, müvekkilinin sözleşmeyi ifa ettiğinin kabulü ile hukuki imkansızlık nedeni ile ifanın geciktiğinin ve müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığının tespitine, davalının sözleşmeye aykırılık nedeni ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşulu ile 1.000,00 TL davacı zararının tazminine, sözleşme feshedilmeyip ayakta olduğundan 47.700,00 TL malzeme bedelinin 1.000,00 TL’sinin 26.12.2013 tarihinden, 15.600,00 TL hak ediş alacağının 1.000,00 TL’sinin 01.08.2012 tarihinden ve 11.500,00 TL komisyon bedelinin 1.000,00 TL’sinin 01.08.2012 tarihinden itibaren en yüksek ticari faizleriyle birlikte şimdilik 4.000,00 TL’sinin davacıya iadesine ve müvekkili şirkete tanzim ettirilen banka çeklerinin davacıya teslimine karar verilmesini istemiştir.

3.Islah dilekçesinde davaya konusu yapılan çeklerle ilgili eksik harcın ikmali yönünde davacı vekiline Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi gereği süre verilmiş, davacı vekili harcı ikmal etmeyeceklerini, çeklerle ilgili taleplerini atiye bıraktığını 16.05.2017 tarihli celsede beyan etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bu davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında hukuki yarar olmadığını, davacının sözleşme ile üstlendiği edimleri yerine getirmekte temerrüde düşmesi üzerine taraflar arasında ana sözleşme revize edilerek ek sözleşme imzalandığını, davacının ek sözleşme ile belirlenen edimleri dahi yerine getirmekte temerrüde düştüğünü, davacının eksik ve ayıplı olarak yaptığı imalatların tespit edildiğini, ek sözleşme hükümlerinden de anlaşılacağı üzere tarafların hava koşulları ya da sair talepler yüzünden karşılıklı rızaları ile ek sözleşme yapmalarının söz konusu olmadığını, davacının edimlerini süresinde yerine getirmemesi nedeniyle ek sözleşme yapıldığını, ek sözleşmede belirtilen yükümlülükler davacı yüklenici tarafından süresinde yerine getirilmediğinden cezai şart hükümlerinin uygulandığını, davacı ek sözleşme ile asıl sözlemenin kapsamı dışında çıkartılan işlerin de kendi nam ve hesabına yapıldığını iddia edildiğini, oysa ek sözleşme hükmünün son derece açık olup ek sözleşmenin akdedilmesi ile ana sözleşmedeki … 2 regülatörü imalatı ve … 1 tünel içi su iletim kanalı imalatının yüklenici davacıdan geri alındığını, davacının sözleşmesi, sözleşme hükümleri gereği feshedildiğinden yüklenici davacının nam ve hesabına işlerin tamamlanmasının söz konusu olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. KARŞI DAVA

Davalı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 13.3 maddesinde cezai şartın düzenlendiğini, davacının asıl sözleşme ve ek sözleşme ile üstlendiği edimleri yerine getirmekte temerrüde düştüğünden şimdilik 20.000,00 TL gecikme cezasına ilişkin alacağın temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

IV. KARŞI DAVAYA CEVAP

Davacı vekili karşı davaya karşı sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; karşı davacının müvekkilinden talep edebileceği bir cezai şart alacağı olmadığını, ek sözleşmede açıkça cezai şart uygulanmayacağı hükmünden ve karşı davacının dilekçesinde cezai şart kesintisinin yapılarak mücbir nedenler olabilir gereği iade edilmesinden de görüleceği üzere karşı davacının gecikme nedeniyle cezai şart kesintisi yapma hakkından açıkça feragat ettiğini, TBK’nın 179/2 maddesi gereği alacaklının kendisi tarafından yapılması gerekli hazırlıkları yapmamasının yanında alacaklının ifa etmemeye neden olması veya ona razı olmasının cezai şartın düşmesini gerektirdiğini, işin gecikmesinin müvekkilinden değil hava koşullarından ve davalının gerekli imalat izinlerini zamanında almamasından kaynaklandığını, dosya kapsamında bulunan geçici kabul tutanağından işin cezai şarta ilişkin ihtirazi kayıt konulmadan kabul edildiğinin de açık olduğunu, bu bakımdan işin kabulünde cezai şart hakkını saklı tutmayan davalının cezai şart isteme hakkı da düşeceğinden karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

V. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin mücbir sepebe ilişkin hükümlerinin geçersizliğinin tespiti talep olunmuş ise de taraflar tacir olup TBK’nın yürürlük ve sözleşme tarihi gözetildiğinde bu istemin yerinde görülmediği, taraflar arasında akdedilen ek sözleşme gereği 07.05.2011 tarihli sözleşmeye konu işlerin davacının nam ve hesabına yaptırılmasından dolayı alacak talebinde bulunulmuş ise de ana sözleşmedeki … 2 regülatörü imalatı ve … 1 tünel içi su iletim kanalı imalatının ek sözleşme kapsamı dışında olduğunun açıkça ifade edildiği, ancak … 1 ile ilgili imalatların eksiksiz ve zamanında bitirildikten sonra işveren ve yüklenicinin karşılıklı anlaşmak kaydıyla … 2 regülatörü imalatının yapımına başlanacağı, eğer anlaşma olmaz ise 17.3 maddesi doğrultusunda işin sözleşme kapsamı dışına çıkarıldığının kararlaştırıldığı, davacının sözleşme ve ek sözleşmeden kaynaklı edimini süresinde ifa etmediği gibi taraflar arasında bu yönde varılmış bir mutabakatta bulunmadığından nama ifadan kaynaklı ve davalının sözleşmeye aykırı davranmasından kaynaklı alacak talebinin yerinde görülmediği, çeklerle ilgili harç ikmali gerçekleştirilmediğinden değerlendirme yapılmadığı, sözleşmenin 18. maddesinde kesin teminat mektubunun eksik ve kusurların giderilerek kesin kabul tutanağının onaylanmasından ve yüklenicinin bu işten dolayı işverene herhangi bir borcunun olmadığının tespitinden ve SSK’dan ilişiksizlik belgesi getirilmesinden sonra yükleniciye iade edileceğinin kararlaştırıldığı, dosyaya kazandırılan ilişiksizlik belgesinin dava tarihinden sonra alındığı anlaşıldığından asıl davanın reddine, 6 no.lu hakediş raporunda 300.000,00 TL gecikme cezası kesinti yapıldığı, yine aynı hakedişte yapılan gecikme cezası kesintisinin taraflar arasında düzenlenen tutanak gereği iade edildiği, 06.08.2012 tarihli tutanakta mücbir sebepler bulunabilir ihtimaline karşılık belki cezanın hepsinin uygulanamayabileceği, bundan dolayı cezai işlemlerin gecici kabul sonrası uygulanmak üzere ertelendiği şeklinde karar alınıp taraflarca imzalandığı, tutanağın tanziminden sonra taraflar arasında geçici kabul tutanağı düzenlendiği ve yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu ve geçici kabule engel olabilecek eksik kusur ve arızaların bulunmadığı ifade edilmek suretiyle işin itiraza ileri sürülmeksizin teslim alındığı anlaşıldığından karşı davanın reddine karar verilmiştir.

VI. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı Karşı Davalının İstinaf Sebepleri

Taraflar arasındaki sözleşme ve ek sözleşme hükümlerinden ayrılarak karar verildiği,
Ek sözleşme ile kararlaştırılan edimlerin olumsuz hava koşulları nedeniyle zamanında yerine getirilemediğini,
Davalının mücbir nedenin ortadan kalkmasıyla 11.05.2012 tarihi itibarıyle inşaat sahasına girerek sözleşmenin 7.3. maddesi uyarınca sözleşmeyi feshetmeden davacı adına imalat yaparak inşaatı bitirdiğini,
Sözleşmenin tasfiyesi amacıyla işbu davanın açıldığını, müvekkilinin bir kısım imalatları yaptığının 6 no.lu hakediş ile sabit olduğunu,
Kalan imalatın davalı tarafından yapıldığını da kabul ettiklerini, ancak davalının müvekkili nam ve hesabına yaptığı imalata ilişkin dosya içerisinde bir delil bulunmadığını,
Müvekkili ile davalı arasındaki sözleşmelerin feshine yönelik davalı yanca bir işlem yapılmadığını, mahkemece davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını,
İşin mücbir sebeplerle süresinde bitirilmediğini, davalının müvekkili yerine inşaata girerek bitirdiğinin kabulü ile davalının yaptığı imalat bedelinin müvekkilinin daha önceden yaptığı ve hakedişe bağlanan imalat bedelinin toplanarak tüm iş bedelinden mahsubu ile ortaya çıkacak meblağın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini,
Mücbir neden devreye girmezse müvekkilinin edimini yerine getirebileceğini, davalının müdahil olarak müvekkilinin hak kazanmasına engel olduğunu, ayrıca kâr kaybına da sebep olunduğunu belirterek asıl davanın reddine dair verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı Karşı Davacının İstinaf Sebepleri

Taraflar arasındaki sözleşmenin 12.3. maddesinde cezai şartın düzenlendiğini, buna göre davacı tarafın asıl sözleşme ve ek sözleşme ile üstlendiği edimleri yerine getirmeyerek temerrüde düştüğünü, bu nedenle aleyhine cezai şart hükmünün işletildiğini, 300.000,00 TL cezai şartın hakediş bedelinden nakit olarak kesildiğini, ancak uygulanmasının geçici kabul işlemleri sonrasına bırakıldığını, bu hususun tutanak altına alındığını, gecikme cezasının tutanak gereği iade açıklamasıyla iade edildiğini, işin geçici kabulünün 24.05.2013 tarihinde yapıldığını, cezai şartın davacı-karşı davalıdan tahsili aşamasına geçildiğini, müvekkilinin cezai şart talep etme hakkının düştüğünün belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarının müvekkilinin cezai şart talebinin haklı olduğuna ilişkin belirlemeler içerdiğini belirterek birleşen davanın reddine dair verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflarca düzenlenen 01.08.2012 tarihli 6 no’lu son hakedişte 300.000,00 TL gecikme cezası belirtilmiş olmakla 06.08.2012 tarihli taraflarca tutulan tutanakta gecikme cezasının uygulanıp uygulanmayacağının geçici kabulden sonra değerlendirileceğinin kararlaştırıldığı, 24.05.2013 tarihinde yapılan geçici kabul tutanağında gecikme cezası uygulanmasına ilişkin herhangi bir tespitin ve ihtirazı kaydın bulunmadığının anlaşılmasına, dava ve karşı dava tarihleri dikkate alındığında ifaya ekli nitelikteki cezai şartın reddine ilişkin mahkeme kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçeleri ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

VII. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacının Temyiz Sebepleri

Taraflar arasındaki sözleşme ve ek sözleşme hükümlerinden ayrılarak karar verildiği,
Ek sözleşme ile kararlaştırılan edimlerin olumsuz hava koşulları nedeniyle zamanında yerine getirilemediğini,
Davalının mücbir nedenin ortadan kalkmasıyla 11.05.2012 tarihi itibariyle inşaat sahasına girerek sözleşmenin 7.3. maddesi uyarınca sözleşmeyi feshetmeden davacı adına imalat yaparak inşaatı bitirdiğini,
Sözleşmenin tasfiyesi amacıyla işbu davanın açıldığını, müvekkilinin bir kısım imalatları yaptığının 6 no.lu hakediş ile sabit olduğunu,
Kalan imalatın davalı tarafından yapıldığını da kabul ettiklerini, ancak davalının müvekkili nam ve hesabına yaptığı imalata ilişkin dosya içerisinde bir delil bulunmadığını,
Mahkemece yapılması gereken işin, davacının 11.01.2012 tarihli ek sözleşme kapsamında vâdettiği edimini mücbir nedene dayalı olarak yerine getiremediği nazara alınmak suretiyle, … II’ye ilişkin kâr kaybının, taraflar arasındaki sözleşmelerin de feshedilmediğini nazara alarak alacağın tahsiline karar verilmesi olduğunu,
Müvekkili ile davalı arasındaki sözleşmelerin feshine yönelik olarak davalı yanca bir işlem yapılmadığını, mahkemece davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını,
İşin mücbir sebeplerle süresinde bitirilmediğini, davalının müvekkili yerine inşaata girerek bitirdiğinin kabulü ile davalının yaptığı imalat bedelinin müvekkilinin daha önceden yaptığı ve hakedişe bağlanan imalat bedelinin toplanarak tüm iş bedelinden mahsubu ile ortaya çıkacak meblağın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini,
Mücbir neden devreye girmezse davacının edimini yerine getirebileceğini, davalının müdahil olarak davalının hak kazanmasına engel olduğunu, ayrıca kâr kaybına da sebep olunduğunu,
Davalı yanın gecikme cezasına hak kazandığı yönündeki değerlendirmenin kabulü mümkün olmadığını,
Islah dilekçelerindeki taleplerin dikkate alınmadığını belirterek asıl davanın reddine dair verilen kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalının Temyiz Sebepleri

Talep edilen cezai şartın sözleşmenin 12. maddesine göre gecikme sebebiyle işletildiğini, bu hususun 06.08.2012 tarihli tutanakla karşı davalı tarafından da kabul edildiğini, tutanak göz ardı edilerek geçici kabul tutanağında hakların saklı tutulmaması sebebiyle müvekkilin cezai şart talep etme hakkının düştüğünün söylenmesinin hukuka aykırı olduğunu,
Davacı-karşı davalının sözleşme ile üstlendiği edimleri süresinde yerine getirmediği, sözleşme hükümleri gereği gecikme cezasının uygulanması gerektiği, dosyaya sunulunan kök ve ek bilirkişi raporlarında cezai şart talebinin haklı olduğunun mütalaa edildiğini belirterek karşı davanın reddine dair verilen kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl dava sözleşmenin mücbir sebep maddesinin geçersizliğinin tespiti, bakiye iş bedelinin tahsili, zararların tazmini, karşı dava ise gecikme cezasının tahsili istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı TBK’nın 470. vd maddeleri,

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup ana sözleşmedeki … 2 regülatörü imalatı ve … 1 tünel içi su iletim kanalı imalatının ek sözleşme kapsamı dışında olduğunun açıkça ifade edildiği, ancak … 1 ile ilgili imalatların eksiksiz ve zamanında bitirildikten sonra işveren ve yüklenicinin karşılıklı anlaşmak kaydıyla … 2 regülatörü imalatının yapımına başlanacağı, eğer anlaşma olmaz ise sözleşmenin 17.3 maddesi doğrultusunda işin sözleşme kapsamı dışına çıkarıldığının kararlaştırıldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının sözleşme ve ek sözleşmeden kaynaklı edimini süresinde ifa etmediği ve taraflar arasında bu yönde varılmış bir mutabakat da bulunmadığından davacının dava dilekçesinde bahsi geçen nama ifadan kaynaklı ve davalının sözleşmeye aykırı davranmasından kaynaklı alacak talebinin reddine karar verilmesi, davacının herhangi bir alacağının olduğunun tespit edilmemesi ve teminat mektubunun iadesi şartlarının dava tarihinden önce oluştuğunun ispatlanamaması, tarafların tacir olması nedeni ile mücbir sebebe yönelik tespit talebi de dahil asıl davadaki taleplerin reddine ve karşı davada talep edilen cezai şartın ifaya ekli talep olması, her ne kadar 6 no.lu hakedişte cezai şart kesilmiş olsa da sonraki tarihte düzenlenen tutanakta cezai şartın değerlendirileceğinin kararlaştırılması ve geçici kabulde davalı karşı davacının ihtirazi kayıt ileri sürmeden işi kabul etmiş olması nedeni ile karşı davadaki talebin reddine karar verilmesinde bir hata olmaması nedeni ile tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VIII. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan taraflara verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden taraflardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.