Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/305 E. 2023/350 K. 31.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/305
KARAR NO : 2023/350
KARAR TARİHİ : 31.01.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleşen davada davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 31.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı-birleşen dosyada davacı vekili Avukat … geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşma başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

1.Asıl Dava

Davacı taşeron vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında DSİ’nin 14. Bölge Müdürlüğü 141. Şube Müdürlüğünün idari binaların mekanik tesisatı imalatının davacı müvekkili tarafından yapılması konusunda 08.04.2014 tarihli malzeme ve işçilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkilinin edimlerini ifa ederek işin davalıya teslim edildiğini, ancak sözleşme ile kararlaştırılan ödemelerin davalı tarafça zamanında ve eksiksiz olarak yapılmadığını, ayrıca sözleşmede kararlaştırılmayan bir takım bedellerin de müvekkilinin hakedişlerinden haksız olarak kesildiğini, bu nedenle müvekkilinin ödenmeyen alacaklarının tahsili için davalı hakkında İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün 2015/9294 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibinin durdurulduğunu, tarafların ticari defterleri incelendiğinde durumun ortaya çıkacağını ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen Dava

Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 08.04.2014 tarihli sözleşmede işin süresinin 180 gün olarak belirlendiğini, davalının söz konusu işi sözleşmede belirlenen süreden 78 gün sonra tamamladığını, davalının 1, 2 ve 3 no.lu hakedişlerdeki işlerin bedelinin tamamını müvekkilinden tahsil ettiğini, söz konusu işin geçici kabulünün 22.12.2014 tarihinde yapıldığını, davalı yanca yapılan işin eksik ve ayıplı teslim edildiğini, davalı tarafın tüm ihtarnamelere rağmen müspet bir dönüş sağlanmaması üzerine davalının yokluğunda müvekkilince 5 numaralı hakkediş raporunun düzenlendiğini, işin geç teslim edildiğini ve bu nedenle 78 günlük cezai şart bedelinin 94.318,38 TL olduğunu, davalının üstlendiği işler ile ilgili olarak eksikliklerinden kaynaklı olarak cari hesabından 14.07.2014 ve 31.12.2014 tarihleri arasında müvekkili tarafından toplam 5.370,00 TL kesinti yapıldığını, bu kesinti bedelinin ve içeriğinin bulunduğu tutanağın davalı tarafından imzalanarak kabul edildiğini, bunun dışında taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 8. maddesi uyarınca, davalının taahhütnamesini sunduğu teknik personel bulundurma edimini yerine getirmediğini, bu edimin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, dava dışı …’nun müvekkili şirket tarafından sigortalı gösterildiğini, davalı yanca …’na ödenmesi gereken işçi bedellerinin davalı tarafça ödenmediğini, müvekkili şirketin dava dışı …’na İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesinin 2015/539 Esas sayılı dosyasından hükmedilen ücret alacakları ve ferileri için toplam 27.400,00 TL ödemek zorunda kaldığını, tüm bu bedellerin davalıdan tahsilinin gerektiğini ileri sürerek 127.088,38 TL alacağın, 08.05.2015 ihtarname tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl Davada Cevap

Davalı yüklenici vekili beyan dilekçesinde özetle; davacı tarafın alacaklı olmadığını, aksine müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, davacı yanın müvekkiline sözleşmeden kaynaklanan cezai şart, kesinti ve ihtar giderleri ile teknik personel bulundurması gerekirken bulundurmaması nedenleriyle işçi alacağı olarak toplam 127.088,38 TL borcunun bulunduğunu, davacı yanın dayandığı fatura ve içerikleri ile cari hesap ilişkisini kabul etmediklerini, faturaların tamamının müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, davacı tarafın sözleşme ile yüklendiği edimlerini sözleşmede yazılı sürede bitiremediğini, üstelik işi sözleşmeye uygun olarak yapmadığını, davacının kullandığı teknik malzeme ve işçiliğin sözleşmeye aykırı olduğunu, kısmen de olsa yapılan işlerde eksiklikler, hatalar ve ayıplar bulunduğunu, davacının SGK ile diğer kamu kurumlarına olan borçlarını ödeyip mükellefiyetini kapatmadığını, bu ödemelerin davacı yerine müvekkili tarafından yapıldığını, bu nedenle müvekkilinin faturalardan veya başkaca bir nedenden dolayı davacıya borcunun bulunmadığını, davacı ile yapılan sözleşme hükümleri gereğince müvekkilinin davacıdan cezai şart, kesinti bedeli, ihtar giderleri ile sözleşmeden kaynaklı ve davacı tarafça ödenmesi gereken işçi alacaklarının bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Birleşen Davada Cevap

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işin geciktirilmesi ile ilgili iddiasını kabul etmediklerini, çünkü inşaat mahallinin müvekkiline zamanında ve çalışmaya uygun teslim edilmediğini, nitekim müvekkilinin Kadıköy Sosyal Güvenlik İlçe Müdürlüğüne taşeronluk başvuru kaydının 09/04/2014 tarihinde resmi olarak yapıldığını, ilk hakediş olan 1 numaralı hakediş tarihinin de 21/07/2014 olduğunu, ayrıca davacı tarafın iş mahallinin hazır olduğunu belgeleyen yer teslim tutanağının müvekkiline verilmediğini, sözleşme gereği müvekkilinin teknik personel bulundurma yükümlülüğünü yerine getirdiğini, teknik personel olarak şirket müdürü-makine mühendisi Galib Kasapoğlu’nun görevlendirildiğini, …’nun davacı şirketin elemanı olduğunu, davacı şirketin devlet ihaleleri akabinde imzalanan sözleşme gereğince şantiyede makine mühendisi – inşaat mühendisi – mimar ve elektrik mühendisi istihdam etmek mecburiyetinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Davacının defterinde kayıtlı ödemelerde, fatura alacağından mahsup edildiğinde kalan bakiyenin 35.110,66 TL olduğu, davalının kendi defterinde kayıtlı olup da davacının defterinde kayıtlı olmayan ödemelerini ispat edemediği, her ne kadar davalı taraf 02.05.2017 tarihli beyan dilekçesinde hatalı ve eksik işler bulunduğunu, SGK ve diğer kamu kurumlarına olan yükümlülüklerin yerine getirilmediğini beyan ederek takas mahsup def ‘inde bulunmuş ise de takas mahsup define konu edilen hususların birleşen mahkememizin 2017/445 Esas sayılı dosyasına konu edilmiş olması nedeni ile takas mahsup yoluyla sonuca gidilebilmesi için takas mahsuba konu alacağın başka bir davaya konu edilmemesi gerektiğinden, eldeki davada takas mahsuba konu edilen alacağın birleşen davanın konusunu oluşturması nedeniyle asıl davada takas mahsup itirazında değerlendirilemeyeceği, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK’nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği, davalının ticari defterinde kayıtlı faturalardan kaynaklı alacaklardan yine her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı ödemeler ile yalnızca davacının defterlerinde kayıtlı ödemeler mahsup edildikten sonra davacının 35.110,66 TL alacaklı olduğu, davacının tacir olması ve taraflar arasında ticari ilişki bulunması nedeniyle alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanması gerektiği, alacağın likit olması nedeni ile kabulle sonuçlanan kısım üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi şartlarının oluştuğu, birleşen dava yönünden ise, birleşen dava davacısı tarafından geç teslim iddiasına dayalı olarak cezai şart talep edilmiş ise de işin kabulü sırasında geç teslime ilişkin ihtirazi kayıt olmadığından cezai şart talebinin yerinde olmadığı, davacı tarafça ödendiği iddia edilen davalıdan talep edilen işçi alacağının davacının kendi istihdamındaki personel olması nedeniyle davacının bu talebinin yerinde olmadığı, davacının davalıdan tarafların imza ve kaşeleriyle onaylanmış 5.370,00 TL kesinti bedelini talep edebileceği bu yönden davanın kabulüne diğer talepler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davalıya ihtarnamenin 05.04.2017 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle 3 günlük ödeme süresinin dolmasından yani 08.04.2017 tarihinden itibaren temerrüdün oluştuğu ve bu tarihten itibaren tarafların tacir olması ve yapılan işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olması nedeniyle avans faizi işletilmesi gerektiği belirtilerek asıl dava yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davalının İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün 2015/9294 Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 35.110,66 TL yönünden iptaline, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, kabulüne karar verilen alacağın %20 ‘si oranında icra inkar tazminatının asıl dava davalısından alınarak asıl dava davacısına verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddine, 5.370,00 TL’nin 08.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte birleşen dava davalısından alınarak birleşen dava davacısına verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı İstinafı

Her iki dava yönünden yüklenicinin alacağı olmadığının her iki dosya bilirkişilerince de tespit edildiğini,
Bilirkişinin birleşen dava bakımından bir alacak tespit etmemesine rağmen mahkemece davalı-birleşen dosya davacısının alacaklı olarak değerlendirmesinin hatalı olduğunu,

Davalı-karşı davacının kusurudan kaynaklı olarak gecikme yaşandığını, basiretli tacir gibi davranmayan tacirin bu kusurunun davacıya yüklenmesinin mümkün olmadığını belirterek hakkaniyete uymayan kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı İstinafı

Sözleşmede yer alan maddenin çok net bir şekilde yazılmış olup şartsız ve koşulsuz cezai şartın talep edilebileceğinin hüküm altına alındığını,

Taraflar arasında imzalanan sözleşmesinin 8. maddesine göre, teknik personel bulundurma zorunluluğunun mevcut olduğunu, davalının bu edimini yerine getirmediğini, bu sebeple davalı-birleşen dosya davacısınca teknik personelin istihdam edildiğini, davalı-birleşen dosya davacısının istihdam ettiği personelin normal şartlarda davalının yapması gereken bir iş için istihdam edildiğini, birleşen dosya davalısının bu iş için yapılan 27.400,00 TL’lik işçilik alacağından sorumlu olduğunu,

Cari hesap mutabakatının olmaması nedeniyle de cari hesaba konu yapılan talepleri kabul etmediklerini,
Asıl dava davacısının alacağının varlığı tespit ediliyorken diğer bir dosyada birleşen dava dosyasının alacağının tespit edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

Birleşen dava dosyasında tek raporla ve eksik inceleme sonucunda karar verilmiş olduğunu, itirazlarının incelenmesi halinde ve yeni rapor aldırıldığında ve cezai şart ile davalının bulundurması gereken teknik personeli bulundurmaması nedeniyle müvekkil tarafından ödenmek zorunda kalan tazminatın davalıya rücu edilebileceğinin kabul edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılacağını, davalı-birleşen dosya davacısının alacaklı olduğunu belirterek kararın kaldırılması talep edilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Mahkemece birleşen davada, davalı taşeronun üstlendiği işler ile ilgili olarak yapılan işteki eksikliklerinden kaynaklı olarak davacı yüklenici yanca cari hesaptan 14.07.2014 ve 31.12.2014 tarihleri arasında kesilen toplam 5.370,00 TL’ lik kesinti bedelinin ve içeriğinin bulunduğu 31.12.2014 tarihli “DSİ Rasyonel Mekanik Kesintiler” başlıklı belgenin her iki tarafın kaşe ve imzası ile onaylandığı ve yazılan kesintilere ilişkin olarak taraflarca herhangi bir itirazı kayıt konulmadığı gerekçesiyle birleşen davada davacı yüklenici vekilinin bu miktarı talep etmekte haklı olduğu kabul edilerek 5.370,00 TL’lik bedel yönünden davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmuştur.

Mahkemece; her iki tarafın defterinde ortak kayıtta olan fatura bedelleri toplamının 172.128,71 TL, her iki tarafın defterinde ortak kaydında olan ödemeler toplamının 94.719,00 TL, alacak faturaları ve yapılan ödemeler nazara alındığında aradaki farkın 172.128,71 TL – 94.719,00 = 77.409,71 TL olduğu, davalının defterinde olmayıp, davacının defterinde kayıtlı olan ödeme toplamının 42.299,05 TL, davacının defterinde kayıtlı ödemelerin, fatura alacağından mahsup edilmesi halinde bakiyenin (172.128,71 TL – 94.719,00 – 42.299,05 TL) 35.110,66 TL olduğu, davalının kendi defterinde kayıtlı olup da davacının defterinde kayıtlı olmayan ödemelerini ispat edemediği gerekçesiyle davacı taşeronun davalıdan bakiye 35.110,66 TL iş bedeli alacağını talep edebileceğinin kabul edilmesi doğru olmuştur.

Mahkemece TBK’nın 179/2. maddesi gereğince davacı yanca işin teslimi sırasında cezai şart alacaklarını talep etme haklarının saklı tutulduğuna ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle bu talep yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur.

Yine mahkemece, her ne kadar sözleşmenin 8. maddesinde, birleşen davada davalı yüklenicinin iş mahallinde teknik personel bulundurma zorunluluğu olduğuna ilişkin düzenlemeye rağmen bu yükümlülüğün yerine getirilmediği ve bu nedenle davacı yüklenici yanca teknik personel olarak görevlendirilen ve sigortası yaptırılan …’nun davalı taşeron yanca …’na ödenmesi gereken işçi bedellerinin davalı tarafça ödenmemesi üzerine, …’na İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesinin 2015/539 Esas sayılı dosyasından hükmedilen ücret alacakları ve ferileri toplamı olan 27.400,00 TL’nin tahsili istenmiş ise de; davacı yüklenici tarafından mahalde işçi bulundurulması konusunda davalı taşerona herhangi bir ihtarat yapılmadığı belirlendiğinden, davacının bu bedeli talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle bu talebin de reddine karar verilmesi dosya kapsamı itibariyle isabetli bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK’nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen dosya davacısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Sözleşmede yer alan maddenin çok net bir şekilde yazıldığını, şartsız ve koşulsuz cezai şartın talep edilebileceğini,

Taraflar arasında imzalanan sözleşmesinin 8. maddesine göre, teknik personel bulundurma zorunluluğu mevcut olduğunu, ancak davalı tarafın bu edimini yerine getirmemiş olduğunu,
Bu edimin yerine getirilmemesi nedeni ile davalı-birleşen dosya davacısı tarafından teknik personelin istihdam edildiğini, mahkeme kararı ile de personele 27.400,00 TL’lik işçilik alacağı ödendiğini, bu bedelden davacı-birleşen dosya davalısının sorumlu olduğunu,

Cari hesap mutabakatının olmaması nedeniyle de cari hesaba konu yapılan talepleri kabul etmediklerini,
Bir dosyada asıl dava davacısının alacağının varlığı tespit ediliyorken diğer bir dosyada birleşen dava dosyasının alacağının tespit edilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

Birleşen dava dosyasında tek raporla ve eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, yeni rapor aldırıldığında ve cezai şart ile davalının bulundurması gereken teknik personeli bulundurmaması nedeniyle müvekkil tarafından ödenmek zorunda kalan tazminatın davalıya rücu edilebileceğinin kabul edilmesi halinde müvekkil şirketin alacaklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup taşeron tarafından açılan asıl dava bakiye iş bedelinin tahsili talebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, yüklenici tarafından açılan birleşen dava ise taşeron adına yapılan ödemelerin tahsili istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı TBK’nın 470 vd maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle taraf defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda davalı-birleşen dosya davacısının kendi defterinde kayıtlı olup da davacı-birleşen dosya davalısının defterinde kayıtlı olmayan ödemelerini ispat edemediği kabul edilerek asıl davada bakiye iş bedeli alacağının tespit edilmesinde ve TBK’nın 179/2. maddesi gereğince davalı-birleşen dosya davacısınca işin teslimi sırasında cezai şart alacaklarını talep etme haklarının saklı tutulduğuna ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle birleşen davada cezai şart alacağı talebinin reddedilmesinde bir hata bulunmamasına göre davalı-birleşen dosya davacısının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2.Davalı-birleşen dosya davacısı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosya kapsamında bulunan İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesinin 2015/539 Esas sayılı dosyasının incelendiğinde; teknik personel …’nun dava konusu işte makine mühendisi olarak 14.03.2014 ila 20.12.2014 tarihleri arasında çalıştığı kesinleşmiş olup ilgili mahkeme kararı ile de davalı-birleşen dosya davacısı tarafından işçilik ücreti ile ihbar tazminatının ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

Taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalı tarafından üstlenilen işte teknik personel olarak …’nun çalıştırıldığı sabittir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesi uyarınca davacı-birleşen dosya davalısının teknik personel bulundurması zorunluluğu vardır. Sözleşmenin bu maddesine göre bu elemanın ücretinin de davacı tarafından ödeneceği kabul edilmelidir. Teknik personelin sigorta bildiriminin davalı-birleşen dosya davacısı işyerinden yapılmasının sözleşmenin 8. maddesindeki davacı-birleşen dosya davalısı taşerona ait teknik personel ücretinin davacı tarafından ödenmesi gerektiği şeklinde yorumlanamaz. Bu nedenle davalı-birleşen dosya davacısı tarafından ödenen bedelden davacı-birleşen dosya davalısının sorumlu olacağı sonucuna varılarak birleşen dosyada 27.400,00 TL’nin kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2-İlk Derece Mahkemesi kararının 2. bentte belirtilen nedenlerle temyiz eden davalı-birleşen dosya davacısı yararına BOZULMASINA,

3-8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı-birleşen dosya davalısından alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davalı-birleşen dosya davacısına verilmesine,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.